
4. Eskişehir Onur Yürüyüşü’nün ardından Anadolu Üniversitesi, kampüs dışında gerçekleşen eylem için öğrenciliği mahkemeye sordu.
2024’teki 4. Eskişehir Onur Yürüyüşü polis müdahalesiyle engellendi; 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar hakkında açılan dava sürerken Anadolu Üniversitesi, kampüste dahi gerçekleşmeyen bir eylem nedeniyle öğrencilerin eğitim hayatına devam edip edemeyeceğini mahkemeye sordu.
ÜniKuir gönüllüsü Melis’in Anadolu Üniversitesi’nden Mati’yle yaptığı röportajda; gözaltı sürecinde yaşanan şiddet, kötü muamele ve tehditler, dava süreci ve üniversitenin öğrenciliği hedef alan tutumu konuşuldu.
Melis: 4. Eskişehir Onur Yürüyüşü’nde ne olmuştu? O gün yaşananları, gözaltı ve dava sürecini kısaca anlatır mısın?
Mati: 4. Eskişehir Onur Yürüyüşü, açık çağrılı ve konumu belli olan bir yürüyüştü. Ulus Anıtı’nda yapılacaktı. Valiliğin almış olduğu bir yasak kararı bulunmuyordu. Yani öyle gizlimiz saklımız yoktu.
Hafta hazırlıklarında ve hafta boyunca kolluğun takibinde olduğumuzun farkındaydık. Yürüyüş günü komitedeki arkadaşımla birlikte alana geçmek için yola çıktık. Henüz alana varmadan, alana yakın bir ara sokakta arkamızdan koşan kalabalık bir sivil polis grubu etrafımızı sararak GBT yaptı. Etrafımızdaki kalabalık insan grubundan neden yalnızca bize GBT yapıldığını sorduk. Cevabını aslında bildiğimiz bir soruydu; fakat kendilerinden cevap almak istedik.
O sırada gönüllü avukat arkadaşlarımız yanımıza gelerek duruma müdahale etti ve gözaltına alınmadan orada serbest bırakıldık. Avukatlarımızla birlikte alana geçtik. Yanlış hatırlamıyorsam biz alana geldiğimiz anda çevik kuvvet tarafından ablukaya alındık.
Birkaç slogan atıldıktan sonra polis, eylemin yasaklı bir alanda gerçekleştiğini; dağılmazsak gözaltına alınacağımızı söyledi. Bunun üzerine yasak kararını görmek istediğimizi ilettim. Valiliğin almış olduğu bir yasak kararı olmadığını kendilerine ısrarla söyledim.
Geçtiğimiz yıl dağılın anonsu sonrası süre istediğimizi, grubun dağılması için koridor açılmadığını ve şiddet kullanılarak gözaltına alındığımızı hatırlattık. Ablukaya alınan ve koridor açılmayan bir grubun nasıl dağılabilmesini beklersiniz?
Sonrası malum; en son kafamın yere vurulduğu anı hatırlıyorum. Sürüklenerek, dövülerek, kısacası işkenceyle gözaltı aracına bindirildik; hatta atıldık. Yaşananlar yerel ve ulusal basın tarafından video ve fotoğraflarla kayıt altına alındı. Ben dahil 10 kişi gözaltına alındık.
Gözaltı sırasında yaşanan şiddet araç içerisinde katlanarak devam etti. Hastaneye götürülene kadar fiziksel şiddete maruz bırakıldık. Su gibi temel ihtiyaçlarımızdan yoksun bırakıldık. Hastane kontrolü sırasında bedenimizdeki darp izleri görmezden gelindi ve kayıt altına alınmadı. Bir arkadaşımız hastane içerisindeki polis odasına alınarak ayrıca fiziksel şiddete maruz bırakıldı.
Kontrol sonrası emniyete (tanımlamanın kendisi bile ironi) vardığımızda, içeri alınırken emniyetin ortasında tecavüz ve ölüm tehdidi aldım. Tetikleyici olmaması adına ayrıntılandırmıyorum.
İfade sürecinden sonra 6 kişi serbest bırakılırken 4 arkadaşımız hakkında mevcutlu gözaltı kararı verildi. 3 arkadaşımız “görevi yaptırmamak için direnme” ve “görevli memura şiddet” iddialarıyla ertesi gün nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme önünde beklerken oturma şekli sebebiyle bir arkadaşımız adliye koridorunda şiddete uğradı. Aynı gün adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldılar.
Bir süre sonra savcının hapis istemiyle hazırladığı iddianame sonrası dava açıldı. Dava sürecinde avukatlarımızın beyanları ve savunmalarımız sık sık kesildi, müdahaleye uğradı. Duruşma salonuna silahlı polisler alındı; bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlar reddedildi; taleplerimizin tamamı anında reddedildi. Kısacası mahkeme heyetinin en başından vereceği hükmü biliyorduk.
Türkiye’de adalet sisteminin nereye geldiğini, savcının duruşma boyunca uyumasıyla görmüş olduk. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına izin verilmedi. Daha önce beraat ettiğimiz emsal kararlar yok sayıldı. Yargılanan LGBTİ+ hak savunucularının tamamı 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan önce hapis cezası aldı; bu cezalar daha sonra adli para cezasına çevrildi.
Süreç şu an istinaf aşamasında. Avukatlarımız karara itiraz etti. Bekleme sürecindeyiz.
Melis: Anadolu Üniversitesi’nin 4. Eskişehir Onur Yürüyüşü’ne ilgisi nasıl başladı? Üniversitenin mahkemeye gönderdiği yazıları ilk ne zaman öğrendiniz?
Mati: Yürüyüş ve etkinliklerin tamamı üniversite dışındaydı. Yani aslında üniversiteyle uzaktan yakından ilgisi yoktu.
İlk duruşma 18 Şubat 2025 olarak belirlenmişti. İlk duruşma gerçekleşmeden önce Anadolu Üniversitesi Hukuk Müşavirliği, öğrenciliğimizin devam edip etmeyeceğini sormak için mahkemeye yazı göndermişti.
Türkiye’de nefret siyasetinin örülmesiyle birlikte üniversite yönetimi de bu suça ortak olarak pastadan kendisine pay düşer mi umuduyla mahkemeye yazı gönderiyor.
Hiçbir yönetmeliğin, üniversitenin sınırları dışında gerçekleşen ve üniversiteyle alakası olmayan bir eylem nedeniyle öğrenciye ceza verme yetkisi bulunmuyor. Duruşmalar sürerken aynı yazı mahkemeye birden fazla kez gönderildi. Üniversitenin bu garip ısrarı bizim için tuhaf bir süreç açıkçası.
“Sanane bebişim” :)
Melis: 4. Eskişehir Onur Yürüyüşü Anadolu Üniversitesi kampüsünde düzenlenen bir yürüyüş değildi. Ancak üniversitelerin, öğrencilerin şehirlerde düzenlenen onur yürüyüşlerine katılımına ilgisi yeni de değil. Üniversitelerin onur yürüyüşleriyle ilişkisini nasıl değerlendirirsin?
Mati: Ülke siyaseti nereye giderse devlet kurumları da oraya evriliyor. Üniversitelerde bir dönem LGBTİ+ kulüpleri varlığını sürdürebiliyor ve etkinlikler yapabiliyorken bugün kapatmalar ve yasaklamalarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Yönetimler de onur yürüyüşlerine bu çerçevede bakıyor.
Melis: Dava henüz kesinleşmemişken öğrenciliğin sorgulanması sende ve arkadaşlarında nasıl bir etki yaratıyor?
Mati: Kesinleşsin ya da kesinleşmesin, hiç fark etmez: Kimse bir lubunyanın öğrenciliğini sorgulayamaz. :) Daha önce açılan hiçbir davada böyle bir yazı mahkemeye gönderilmedi. Yani aslında bir ilk. Bizim için “ne alakayla?” ile “mümkün” arasında bir his. Eğitim hakkımızı kimseye gasp ettirmeyiz. Mücadeleye devam edeceğiz.
Melis: Üniversitenin öğrenciler ve topluluklarla ilişkisini nasıl görüyorsun? Öğrenciler kampüste ve sınıfta kendilerine ne kadar alan bulabiliyor?
Mati: Birkaç yıl öncesine kadar güzel olanı söyleyebilirdim. Şu anda böyle bir durum söz konusu değil. Üniversite yönetimleri öğrenci kitlesinden çok kopuk. Öğrencilerin ihtiyaçlarını görmüyor, yoksulluğu görmezden geliyor. Öğrenci intiharlarının üzerini “münferit” diyerek kapatıyor.
Özerkliği kaybettiğiniz anda nitelikli eğitimi de kaybediyorsunuz. Bunu amfilerde, kampüslerde görüyoruz. LGBTİ+ ve kadın öğrenciler fobi ve mizojini ile bastırılmaya, susturulmaya çalışılıyor. Söz üretmelerine engel olunmaya çalışılsa da dayanışmayla bu durumu kırmaya çalışıyorlar.
Melis: Bilmeyenler için, Eskişehir’de aktif olan kuir topluluklar var mı? Varsa faaliyetlerine şehirde devam edebiliyorlar mı?
Mati: Eskişehir’de bilinen iki topluluk var: Anadolu LGBTİ ve Kuireski. İlgilenenler için faaliyetlerine devam ediyorlar.
Melis: Bu süreç kampüsteki LGBTİ+ öğrencileri nasıl etkiliyor? Aranızda bu süreci konuşuyor musunuz?
Mati: Doğal olarak olumsuz etkiliyor. Korkuyla yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. İnsanlar “ağzımı açarsam başıma bir şey gelir” korkusuyla yaşıyor.
En temel hakkını savunmaktan çekinir hale geldi. LGBTİ+’lar için durum çok daha zor. Bırakın onur yürüyüşünü, hafta etkinliklerine gelirken bile tereddüt ediyorlar; buna zorunda bırakılıyorlar.
Melis: Dayanışma çağrınız veya davaya ilişkin takip edilmesini istediğiniz bir sonraki adım var mı?
Mati: Dosya şu an istinaf aşamasında. Gelişmeleri sosyal medya hesabımızdan paylaşmaya devam edeceğiz. Sadece bizim için değil, tüm LGBTİ+ hak savunucularının davalarını özellikle takip etmek ve dayanışmak çok önemli.
Dayanışma yaşatır!
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.