
Bilkent’te bölüm birincisi, mezuniyet sahnesinden kadınlar, LGBTİ+’lar, engelliler ve işçiler için söz aldı; kampüsteki hak ihlallerine hesap sordu.
Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölümü birincisi, mezuniyet konuşmasında kadınlar, LGBTİ+’lar, engelliler ve işçiler için söz aldı; akademide şiddeti ve kampüsteki hak ihlallerini sahneden gündeme taşıdı.
Bilkent Üniversitesi’nin 18-19 Haziran tarihlerinde düzenlenen 2026 mezuniyet törenlerinde, Arkeoloji Bölümü birincisinin konuşması salondan büyük destek aldı. Bölüm birincisi, mezuniyet konuşmasında akademide emek sömürüsü, psikolojik şiddet ve cinsel tacize dikkat çekti; kadınların, transların, eşcinsellerin, engellilerin ve işçilerin yaşam ve hak mücadelesini sahneye taşıdı.
Konuşmasına arkeoloji alanındaki eşitsizlikleri hatırlatarak başlayan öğrenci, her arkeoloğun kendileri kadar şanslı olmadığını söyledi. Dünya genelindeki arkeoloji öğrencilerinin önemli bir kısmının saha ve laboratuvar araştırmalarında emek sömürüsü, psikolojik şiddet ve cinsel tacizle karşılaştığını aktaran bölüm birincisi, bu deneyimlerin özellikle kadın, trans, eşcinsel ve engelli meslektaşlarını etkilediğini vurguladı.
“Her gün haberlerde okuduğumuz kadın cinayetleri, hormona erişimi kısıtlanıp intihara sürüklenen translar ve sermayenin merhametine kalan işçilerden de bildiğimiz gibi hayatta kalmaktan daha politik bir eylem yok” diyen öğrenci, konuşmasının en çok alkış alan bölümlerinden birinde “Ancak hayatta kalmakla yetinmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bölüm birincisi, kesişen mücadelelerin kampüslerde ve sokaklarda olduğu gibi akademide de sürdürüleceğini belirterek, mezun olduğu üniversitenin “özgür düşünce” ve “başarı” vurgusuna karşı da sorular yöneltti. Öğrenci, Bilkent yönetimine Kadın Çalışmaları Topluluğu’na eylem hakkını kullandığı için neden ceza verildiğini, Vegan Topluluğu’nun mücadelesinin neden baskılandığını ve güz döneminde stantlarının neden kapatıldığını sordu.
Konuşmada ayrıca, öğrencilerin güvenliğine ilişkin üniversite yönetiminin sorumluluğu da gündeme taşındı. Bölüm birincisi, konuşmasında “şiddet faili matematik profesörü” olarak söz ettiği bir akademisyenin hâlâ üniversite bünyesinde tutulmasını eleştirerek, öğrencilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının ardından bölüm birincisi, “Eğitim hakkı elinden alınan tüm kadınlar için buradayım” yazılı ve feminist sembol bulunan pankartı açtı. Pankartın açılması salonda büyük alkışlarla karşılandı. Öğrenci, pankartı indirdikten sonra konuşmasına devam etti.
Konuşmasının son bölümünde, bir önceki gün gerçekleşen mezuniyet töreninde bir kadın öğrencinin "Eğitim hakkı elinden alınan tüm kadınlar için buradayım” yazılı ve feminist sembol bulunan pankartı açmasına izin verilmediğini hatırlatan bölüm birincisi, bu müdahaleyi öğrencilerin sesinin ve feminist dayanışmanın sansürlenmesi olarak nitelendirdi. “Bilkent gibi bir okulda okurken bunu duymanın çok mümkün olmadığının farkındayım” diyen öğrenci, mezuniyet sahnesinden dayanışma mesajı verdi.
“Ne olursa olsun bizimle gurur duyuyorum” sözleriyle arkadaşlarını kutlayan bölüm birincisi, konuşmasını “Bugün aramızda olan arkadaşlarımı tebrik eder, hayallerini gençken gömmek zorunda olanlar için mücadeleyi borç bilirim” diyerek tamamladı.
Konuşmanın Tamamı “Ne yazık ki her arkeolog bizim kadar şanslı değil. Dünya genelindeki arkeoloji öğrencilerinin yüzde 82’si, saha ve laboratuvar araştırmalarında emek sömürüsü, psikolojik şiddet ve cinsel tacize uğradıklarını aktarıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi de bu yüzde 82’lik kesimin büyük bir kısmını kadın, trans, eşcinsel ve engelli meslektaşlarım oluşturuyor. Her gün haberlerde okuduğumuz kadın cinayetleri, hormona erişimi kısıtlanıp intihara sürüklenen translar ve sermayenin merhametine kalan işçilerden, kendimizden de bildiğimiz gibi hayatta kalmaktan daha politik bir eylem yok. Ancak hayatta kalmakla yetinmeyeceğiz. Kesişimsel mücadelemizi kampüslerde ve sokaklarda yaşattığımız gibi akademide de yaşatmaya devam edeceğiz. Bu nedenle özgür düşünce ve başarı endeksleriyle övünen bu kurumun mezunu olarak bazı soruları sormasaydım kendimi affedemezdim. Başarınızın temeli olan öğrencilerin özgür düşünce ortamını korumak isterken neden Kadın Çalışmaları Topluluğu’na eylem haklarını kullandığı için ceza verdiniz? Neden Vegan Topluluğu’nun mücadelesini baskılayarak güz döneminde stantlarını kapattınız? Neden öğrencilerin güvenliğini sağlamayı gözetmek yerine şiddet faili matematik profesörünü hâlâ bünyenizde tutmaya devam ediyorsunuz?” Öğrenci, konuşmasının bu bölümünün ardından “Eğitim hakkı elinden alınan tüm kadınlar için buradayım” yazılı pankartı açtı. Salondan yükselen alkışların ardından pankartı indirerek konuşmasına devam etti: “Ve belki de en basiti, neden dün sabah mezuniyet töreninde bir kadın arkadaşımızın bu bayrağı açmasına izin vermeyerek öğrencilerin sesini ve feminist dayanışmamızı sansürlediniz? Bilkent gibi bir okulda okurken bunu duymanın çok mümkün olmadığının farkındayım. Ama bilmenizi isterim ki ne olursa olsun bizimle gurur duyuyorum. Bugün aramızda olan arkadaşlarımı tebrik eder, hayallerini gençken gömmek zorunda olanlar için mücadeleyi borç bilirim. Teşekkürler.” |
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.