
Ankara Üniversitesi DTCF’de 6 Mart’ta düzenlenen 8 Mart eyleminde, kadınlar ve lubunyalar 8 Mart buluşmalarına çağrı yaptı.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF), 8 Mart kapsamında bugün saat 13.00’te Orta Bahçe’de bir eylem gerçekleştirildi. Eylemin çağrısı DTCF Kadın ve LGBTİ+ tarafından yapıldı.
Basın açıklamasında, 8 Mart’ın tarihsel anlamına işaret edilerek kadınların ve lubunyaların yıllardır emek sömürüsüne, erkek şiddetine ve patriyarkal düzene karşı sürdürdüğü mücadele vurgulandı. Açıklamada ayrıca savaş politikaları, kadın cinayetleri, cezasızlık, “Aile Yılı” söylemi, yargı paketleriyle kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarına yönelik müdahaleler ile kampüslerde öğrencilere dönük baskılar öne çıkarıldı.
Metinde, kampüslerde kadınların ve lubunyaların taciz, tehdit ve engellemelerle karşı karşıya bırakıldığı; LGBTİ+ bayrağına ve öğrenci üretimlerine dönük saldırıların arttığı belirtildi. Translara yönelik nefret politikaları ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri de açıklamada yer verilen başlıklar arasında oldu.
Basın açıklamasında, kadınlar ve lubunyaların yaşamlarına, bedenlerine ve haklarına yönelik saldırılar karşısında dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı. Basın açıklamasının sonunda, 8 Mart kapsamında Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla saat 15.00’te Yüksel Caddesi’nde yapılacak eylemin çağrısı yaygınlaştırıldı. Ayrıca Feminist Gece Yürüyüşü için saat 19.30’da yine Yüksel Caddesi’nde buluşma çağrısı yapıldı.
Basın Açıklamasının Tamamı:
Tüm kadın ve lubunya sıra arkadaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz!
8 Mart, 40.000 dokuma işçisi kadının "eşit işe eşit ücret" talebiyle başladığı grev esnasında çıkan yangında polisin fabrika kapılarını kitlemesiyle 129 kadın işçinin katledilmesinin sonucunda kadınların sokaklara taştığı ve isyanı yükselttiği tarihin adıdır.
On yıllardır kadınlar ve lubunyalar, artan emek sömürüsüne, erkek şiddetine, patriyarkal sömürüye karşı varoluşları için alanları doldurmuş ve kadınlara ve lubunyalara biçilen çürümüş düzene karşı durma iradesini ortaya koymuştur.
Bugün yine şiddet sarmalının içerisinde bedenlerimiz ve yaşamlarımız baskı altına alınmaya çalışılıyor. Emperyalistlerin ve bölge gerici güçlerinin coğrafyamızda güttüğü savaş politikaları karşısında kadınlar ve lubunyalar inkarla ve katliamla karşı karşıya kalırken canı pahasına ön saflarda mücadele ediyor.
Kadın kazanımlarına yönelik saldırılar, IŞİD artığı HTŞ çetelerinin kadınlara yönelik işkence ve şiddet görüntülerinin medyada dolaşıma sokulması, İsrail siyonizminin İran'da kız ilkokulunu vurması ve erkek-devletin failleri cezasızlıkla ödüllendirerek kadın katliamlarının önünü açması kadın düşmanı aklın ortaya koyduğu en somut örneklerdir.
Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye'de 300'den fazla kadın cinayeti işlenmişken erkek-devletin cezasızlık ve kadın bedeni üzerindeki tahakküm politikaları sonucunda kadın ve lubunya katliamları artmış, Şubat ayı içerisinde 26 kadın katledilmiştir. Sadece 24 saat içerisinde 6 kadının katledilmesi, katledilen kadınların faillerinin ise haklarında uzaklaştırma kararı olmaları veya boşanma aşamasında olmaları somut bir tabloyu ortaya sermektedir. 2025'te ilan edilen "Aile Yılından" 11. Yargı Paketi'ne, faşist devlet kendi tüm propaganda araçları ve politikasıyla bedenlerimizi ve yaşamlarımızı açık bir şekilde hedef haline almıştır. Kadınları eve hapsederek "kutsal aile" yapısını bozmayacak, erkek-devletin ihtiyaçlarına göre şekillenecek bir kalıba sığdırmaya çalışırken diğer yandan lubunyaların varoluşunu inkar ederek yargı paketleriyle hormon ihtiyaçlarına, doğrudan yaşam haklarına saldırmıştır. Kampüslerimizde sivil faşist çetelerin erkek egemen düzenden aldığı cesaretle kadın ve lubunyaları taciz ve tehdit etmesi; ÖGB'nin pankartlarımıza, LGBTİ+ bayrağına saldırarak öğrencilere işkence uygulaması yine bizlerin karşısına çıkan örneklerdendir. Aynı zamanda kurumsallaşmış bir kadın düşmanı akılla hareket ederek 6284'ü uygulamayan, failleri ve çeteleri koruyan tüm bu politikalar somut tabloyu açıklar niteliktedir. Nitekim yargı paketiyle gündeme gelen infaz düzenlemeleriyle cezaevinden tahliye edilen bir fail, tahliyesinden kısa süre sonra Rojda Yakışıklı'yı katletmiştir. Daha dün İstanbul'da kızını okuldan almaya giden Semiha Deniz'in boşanma aşamasındaki eşi tarafından katledilmesi aynı kadın düşmanı aklın ürünüdür.
Lubunyalara yönelik nefret politikaları da çok daha görünür hale geliyor. Trans tutsaklar tecrite maruz bırakılıyor, patriyarkal düzenin sistematik bir şekilde cezaevindeki şiddetiyle mücadele ediyor. Trans erkek tutsak Poyraz'ın ölümü münferit bir ölüm değil ayrımcılığın, şiddetin ve sağlık hakkı ihlallerinin bir sonucudur. Transların yaşamları; sokakta, evde ve oldukları her yerde tehdit altındadır. Uyum süreçleri ve bedenleri üzerinde söz sahibi olduğunu düşünen erkek egemen düzene karşı mücadeleyi örmekten geri durmayan lubunyalar erkek-devletin korkulu rüyası olmaktadır.
Failleri cesaretlendiren ve kadın cinayetlerinin üstünü örtmeye çalışan çürümüş düzene karşı varoluşumuz, kimliğimiz ve emeğimiz için alanları nasıl doldurduysak aynı isyanla evden, fabrikadan, sokaktan ve kampüslerden gırtlağımıza çöken erkek egemen düzeni başlarına yıkacağız. Biliyoruz ki savaş politikalarıyla, kadın düşmanı politikalarla yaşamlarımızı kuşatan düzene karşı örgütlediğimiz öfkemiz bizim güvencemiz. Kadınların ve lubunyaların birleşmesinden, ortak düşmanlarına ses çıkarmasından korkan erkek egemen düzen bugün alanları dolduran ve kendisine itaat etmeyen sıra arkadaşlarımızı işkenceyle gözaltına alıyor, tutukluyor. Mücadelemizi bastırmaya çalışan bu saldırıların bizleri yıldıramayacağını tekrardan söylüyoruz. Yaşamlarımızdan, haklarımızdan ve meşru mücadelemizden vazgeçmeyen kadınlar ve lubunyalar olarak dayanışmayı büyütüyoruz!
Tekrardan tüm kadın ve lubunya sıra arkadaşlarımızı isyanımızı 8 Mart'ta sokaklara yaymaya, mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz! 8 Mart'ta Ankara Kadın Platformu çağrısıyla 15.00'da Yüksel Caddesi'nde ve Feminist Gece Yürüyüşü için saat 19.30'da yine Yüksel Caddesi'nde buluşuyoruz.
Yaşasın 8 Mart, yaşasın mücadelemiz!
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.