Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kadın+ ve Kuir Dayanışması, onur ayını 16 Mayıs'ta düzenledikleri vegan onur pikniği ile selamladı.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kadın+ ve Kuir Dayanışması, nam-ı diğer HBVFLUİD ile vegan onur pikniği arkasındaki planlama sürecini ve pikniğin nasıl geçtiğini konuştuk.
Üniversite yönetimi veya muhafazakar/milliyetçi öğrenci grupları tarafından piknik planlama sürecinde herhangi bir dirençle karşılaştınız mı?
Herhangi bir engelleme veya dirençle karşılaşmadık. Olası hedef gösterilme risklerine, sabotaj girişimlerine ve baskılara karşı en büyük önceliğimiz, topluluk içinde tamamen güvenli bir alan yaratmaktı. Özellikle bulunduğumuz üniversite kampüsü sınırları içinde bu tür alanları korumak giderek zorlaştığı için, faaliyetlerimizi genellikle okul dışında, alternatif mekanlarda yürütmeyi tercih ediyoruz.
Pikniği organize ederken nelere dikkat ettiniz?
Organize ederken öncelikle katılan herkes için güvenli bir alan oluşturmayı önceliklendirdik. Yeni katılımcıları form üzerinden etkinliğe alarak güvenlik açısından nelerin bir tehdit oluşturup oluşturmayacağını analiz etmeye çalıştık. Sonrası ise kimin ne hazırlayabileceği, kimin ne getirebileceği gibi planlar ile geçti. Bu süreçte de sadece yürütücü ekip ile değil HBVFLUİD bünyesindeki herkesle konuşup planlamalar yaptık. Piknikte kullanacağımız çatal, tabak gibi eşyaların plastik yerine sürdürülebilir malzemelerden olmasına özen gösterdik.
Pikniğiniz nasıl geçti? Onur Ayı yaklaşırken bu etkinliği düzenlemenin topluluk üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Pikniğimiz son derece keyifli, huzurlu ve birleştirici geçti. Topluluğumuzun gelenekselleşen tanışma aktivitesini gerçekleştirdik, yeni bağlar kurduk ve paylaştığımız vegan lezzetlerle soframızı zenginleştirdik. Etkinlik boyunca hazırladığımız fanzin ve kitapçıkları dağıttık; birbirimize Hint kınasıyla dövme yaptık. Eskiz defterlerimize çizimler yapıp anı yazıları yazarak bu günü ölümsüzleştirdik. Bolca sohbet ettiğimiz, fotoğraflar çektiğimiz harika bir gün oldu.
Onur Ayı yaklaşırken, her türlü sömürüden uzak bir sofranın etrafında bir araya gelmek ve dayanışmayı büyütmek bizler için çok kıymetliydi. Neşemizi, renklerimizi ve varoluşumuzu özgürce ifade edebildiğimiz bu alan, Onur Ayı’nın hayatımızdaki derin anlamını ve önemini bizlere bir kez daha hatırlattı.
Bonus Soru: Gullümünüz bol oldu mu?
Valla ne diyebilirim ki, lubunyanın olduğu yerde gullümsüz zaman geçer mi hiç!