
Kampüsten Uzakta #4 - Ecem T. anlatıyor
“Yüz yüze eğitim, öğrencilerin mevcut sosyal destek mekanizmalarını etkin bir şekilde kullanabilmelerinin tek yolu”
Ecem T., Akdeniz Üniversitesi’nde Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet programında yüksek lisans yapıyor. Ders dönemi biten ve tez hazırlığında olan Ecem, uzaktan eğitim uygulamasına geçilmesinin kendisi için beklenmedik olduğunu ve hayal kırıklığı kadar öfkeyi de beraberinde getiren bir karar olduğunu söylüyor:
“Zaten ara tatil nedeniyle aile evindeydim ve kararın açıklandığı ilk günden beri benim için belirsizlik sürüyor. Orada partnerimle beraber yaşadığım bir evim var. Bu evin kirası Temmuz ayına kadar ödenmişti ve şu anda eğitimin uzaktan olacağı Nisan ayında kesinleştirilirse ailem onlara destek olmam adına kardeşimin yanında ikamet etmemi, evi kapatmamızı, ödediğimiz bedeli geri almamızı talep edecektir. Bu mantıksal açıdan baktığımda yanlış gözükmese de duygusal olarak beni gerçekten zorluyor.
27 yaşına gelmiş kendi hayatının kararlarını alamayan, aynı şehirde bir üniversitede olmadığı sürece partneriyle beraber yaşayamayan biri gibi hissettiriyor.”
Türkiye’de bir krizle karşı karşıya kalındığında eğitimden feragat edilmesinin öğrencilerin üniversite ile kurduğu bağları zayıflattığını ifade eden Ecem aynı zamanda bizi, karara toplumsal cinsiyet perspektifinden bakmaya davet ediyor:
“Uzaktan eğitim benim üniversite yılımın da son döneminde deneyimlediğim ve gerçekten yıkıcı etkilerini hissettiğim bir süreçti. Sınavlar, dersler asla yüz yüze gerçekleştirdiklerimiz gibi olmadı. Kampüsten uzakta kendimi ben olarak ifade ettiğim alanlar azalmıştı. Ancak bunun bir mecburiyet olduğu ve sağlık için yapılması gerektiği düşüncesi bu dönemde benim için koruyucu olmuştu.
Şimdi her zorluğa düşüldüğünde öğrencileri hiç düşünmeden aldıkları bu karar beni yalnızca öfkelendiriyor. Öğrencilerin yurtlarına, evlerine ödedikleri rakamları imzaladıkları sözleşmeler, kendilerini belki de özgürce ifade edebildikleri, kendileri oldukları bir alan olması da bir yana; uzaktan öğretim öğrencilerin birbirleriyle ve akademisyenlerle kurdukları bağı zedeleyen, eğitim kalitesinin maalesef ki daha düşük olduğu bir eğitim yöntemi.
Kişilerin eğitime erişim imkanlarının olmamasının yanı sıra toplumsal cinsiyet rollerinin de çok etkili olduğu bir süreç. Ailesi tarafından kadın atanan kaç arkadaşımız evdeki sorumlulukların çoğunu üstlenmek zorunda bırakılmayacak ki? Maalesef ki bu toplumumuzun bir gerçeği. Bu koşullar altında kimsenin öncelik olarak eğitimi tutabileceği ve bu eğitimden fayda görebileceğini maalesef düşünmüyorum. Yüksek lisans öğrencileri olarak ise bizde dinamikler biraz daha değişiyor. Verilerin toplanması zorlaşıyor bazen yüz yüze bile iletişim kurmakta zorlandığımız danışmanlarımıza erişimimiz kısıtlanıyor. Ben lubunyalar ile nitel görüşmeler gerçekleştiriyorum. Aile evimde online bir şekilde bu görüşmeleri ne kadar sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilirim ki? Eminim bunu yaşayan birçok öğrenci de vardır. “
Ecem son olarak, uzaktan eğitimin bir LGBTİ+ olarak hayatından çaldıklarını sıralıyor:
“Uzaktan eğitim benim açımdan en temel zorluğunu çalışma konumu tam olarak belki asla açıklayamayacağım ailemin yanında gerçekleştirmem gereken online görüşmeler, sözleşmesi bulunan, Nisan ayında belki hibrit olursa diye kapatamadığım bir ev ve ailemin partnerim olduğunu bilmediği/muhtemelen uzun bir süre bilemeyeceği “ev arkadaşımla” bir buçuk sene sonra ayrı yaşamaya başlamak olarak açıklayabilirim. Ancak çoğu lubunya için çok daha fazlasını ifade ediyor.”
“Kampüsten Uzakta” lubunyalar ne yaşıyor?
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.