
18 Haziran Translarla Eşitlik Günü’nde okunan açıklamada 12. yargı paketi, çıplak arama ve ayrımcılık protesto edildi.
İHD Ankara Şubesi LGBTİ+ Komisyonu’nun 13. Onur Nöbeti metni, 18 Haziran Translarla Eşitlik Günü’nde okundu. Çeşitli kurumlardan temsilcilerin katıldığı basın açıklamasında, LGBTİ+’ların ve farklı toplumsal kesimlerin maruz bırakıldığı ayrımcılık, şiddet ve hak ihlallerine karşı dayanışma çağrısı yapıldı.
Açıklamada, 12. yargı paketinde yer alacağı söylenen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelerin özellikle transların uyum süreçlerini hedef aldığı vurgulandı. Transların yaşam, barınma, sağlık ve çalışma hakkına erişiminin sistematik biçimde engellendiği belirtilirken, eşit yurttaşlık talebinin bir ayrıcalık değil, evrensel bir hak olduğu ifade edildi.
Basın açıklamasında ayrıca Kürt kadınlarına yönelik cinsiyetçi ve ırkçı söylemler ile çıplak arama dayatması da gündem edildi. “Transfobi, homofobi, cinsiyetçilik ve ırkçılık aynı sistemin farklı yüzleridir” denilen açıklamada, Kürt kadınlarının, transların, LGBTİ+’ların ve tüm ezilenlerin mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.
Açıklamanın ardından söz alan Atilla Dirim ise hak mücadelesinin yalnızca insanlarla sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirterek, tüm bu toplumsal kesimlerin yanında hayvanların yaşam hakkının da unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Basın açıklaması, “İnsan Haklarıyla İnsandır! LGBTİ Hakları İnsan Haklarıdır! Translarla eşit oluncaya kadar, hiç kimse eşit değildir!” sözleriyle sona erdi.
Basın Açıklamasının Tamamı Bugün, 18 Haziran Translarla Eşitlik Günü’nde; onur ayının direniş ve dayanışma ruhuyla bir aradayız. Eşitlik, özgürlük ve insan onuru için tuttuğumuz bu nöbette, hem LGBTİ+’ların hem de tüm toplumsal kesimlerin maruz bırakıldığı ayrımcılığa, şiddete ve hak ihlallerine karşı sözümüzü yükseltiyoruz. Transların yaşam hakkı, barınma hakkı, sağlık hakkı ve çalışma hakkı başta olmak üzere en temel insan haklarına erişimi hâlâ sistematik biçimde engellenmektedir. Nefret söylemi ve cezasızlık politikaları, transların hayatlarını doğrudan tehdit etmektedir. Eşit yurttaşlık talebi bir “ayrıcalık” değil, evrensel bir haktır. 10. ve 11. yargı paketlerinden sonra, bu defa da 12. yargı paketinde yer alacağı söylenen LGBTİ+ karşıtı yasa taslağı, özellikle transların uyum sürecine girme yaşını 18'den 25'e çıkartarak, mevcut bürokratik engelleri daha da ağırlaştırarak neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Bunun gerekçesi olarak kişinin 18 yaşında bedeni üzerinde böyle bir tasarrufta bulunacak kadar olgunlaşmamış olduğu ifade edilmektedir. Aynı yaştaki gençlerin seçecek ve seçilecek, evlenecek, şirket kurarak belki de binlerce kişiyi çalıştıracak olgunluğa eriştiği kabul edilirken, transların buna henüz erişememiş olduğunun iddia edilmesi, elbette açık bir ayrımcılık ve insan hakkı ihlalidir. Bir tek insan hakkı ihlalinin dahi diğer hak ihlallerinin kapısını açtığı gerçeğini biliyoruz. Coğrafyamızda da bu bağlamda farklı toplumsal kesimler hak ihlallerine maruz kalmaktadır. Bu bağlamda, geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna yansıyan ve Rahmi Koç tarafından Kürt kadınlarına yönelik dile getirilen cinsiyetçi ve aşağılayıcı ifadeleri açıkça kınıyoruz. Kadınlara, hele ki etnik kimlikleri üzerinden hedef alınan Kürt kadınlarına yönelik bu tür söylemler; hem cinsiyetçiliği hem de ırkçılığı yeniden üretmekte, toplumsal barışı zedelemektedir. Kadınların onuru, kimliği ve varoluşu hiçbir şekilde mizah malzemesi yapılamaz.
Kürt halkının ve Kürt kadınlarının maruz bırakıldığı bu tür aşağılayıcı yaklaşımlar karşısında dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.
JİN JİYAN AZADİ! Öte yandan, kolluk kuvvetlerinin uyguladığı çıplak arama dayatması; insan onuruna açık bir saldırıdır. Çıplak arama, işkence ve kötü muamele yasağının ihlalidir ve hiçbir koşulda meşrulaştırılamaz. Bu uygulamalar, yalnızca bireylerin değil, tüm toplumun hak ve özgürlüklerine yönelik ağır bir tehdittir. Çıplak arama işkencesine maruz bırakılan kadınlarla dayanışma içinde olduğumuzu, bu insanlık dışı uygulamaların derhal son bulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bizler biliyoruz ki; transfobi, homofobi, cinsiyetçilik ve ırkçılık aynı sistemin farklı yüzleridir. Bu nedenle mücadelemiz de ortaktır. Kürt kadınlarının, transların, LGBTİ+’ların ve tüm ezilenlerin mücadelesi birbirinden ayrı düşünülemez. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: İnsan haklarına saygı gösterin. Ayrımcılığa son verin. Nefret söylemini değil, eşitliği büyütün. Onur nöbetimizde, hayatlarımızı ve haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.
Trans varoluşunun ikinci sınıf insan olarak görülmesine, kriminalize edilmesine, toplum düşmanı ilan edilmesine, haklarının her gün ihlal edilmesine izin vermeyeceğiz. İnsan Haklarıyla İnsandır! LGBTI Hakları İnsan Haklarıdır! Translarla eşit oluncaya kadar, hiç kimse eşit değildir!
İHD Ankara Şubesi LGBTİ+ Komisyonu |
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.