
“Küçük bir şehir olduğu için şehrin esnafı, müşteriye ihtiyaçtan ötürü öğrenciyi reddedemiyor.”
Üniversite tercih dönemi, bu yıl (2023) 27 Temmuz ve 8 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. ÜniKuir olarak, geçen seneden beri Lubunya Tercih Yapıyor (LTY) serisiyle bir yola çıktık ve üniversite tercihi yapacak LGBTİ+’lar için önemli olduğunu bildiğimiz bir soruyu yanıtlamaya çalışıyoruz: “Gideceğim üniversitedeki lubunyalar neler yaşıyor?”
Elbette bu seri, tek bir lubunyanın belirli bir dönem içindeki deneyimini kapsıyor. Üniversitenin farklı kampüslerinden, farklı bölümlerinden lubunyaların hatta aynı dersi alanlarının bile tecrübe ettiklerinin birbirinin aksi olabileceğini göz önünde bulunduruyoruz. Çünkü hepimizin deneyimi biricik.
Pek çok üniversitedeki LGBTİ+ özneden deneyim aktarımları aldığımız bu serinin, birkaç ay sonra kampüslere güneş gibi doğacak lubunyalara fikir vermesini umut ediyoruz. Lubunya Tercih Yapıyor (LTY) serisinde, kampüs güvenliğinden barınma sorunlarına, ders içeriklerinden burs imkanlarına, üniversite personelinin tutumlarından şehirdeki koli fırsatlarına kadar pek çok şeyden konuşuyoruz.
Lubunya Tercih Yapıyor dosyası ikinci yılında: Serinin altmış üçüncü konuğu Çankırı Karatekin Üniversitesinden Mayan!
LTY Serisi #62: İstanbul Medeniyet Üniversitesinden Léon anlatıyor
Resim Bölümü öğrencisi Mayan’ın, detaylı bir araştırma yapamadan yerleştiği üniversitenden şikayetçi olduğu pek çok taraf olsa da akademisyenlerin “beklediği kadar” fobik olmadığını ifade ediyor. Aynı şekilde, üniversitenin eğitim kalitesini ortalamanın üzerinde olan tanımlıyor.
Lubunya Tercih Yapıyor serisine konuşan pek çok öğrenci gibi Mayan da hem kadın hem LGBTİ+ düşmanı bir rektörlüğün üniversiteyi yönettiğini aktarıyor. Mayan, iddasınnı birkaç örnekle somutlaştırıyor: Kadın bedeni ve bir ağacı birleştiren bir eserin öğrencilerin sergisinden saatler kala kaldırtılması, pankartlarda mor rengin kaldırılması gibi. Üniversite yönetiminin otoriter politikasının, topluluklarının elini kolunu bağladığını ifade ediyor.
Söz Çankırı’da öğrenci olmaya gelince, öğrencilerin bu küçük şehir için reddedilemez bir gelir kaynağı olduğunu söyleyen Mayan, şehrin görece uygun fiyatlı ve fazlasıyla sessiz sakin olduğunu aktarıyor. Çankırı’nın avantajını ise Ankara’ya yakınlığı olarak yorumluyor.
Senin tercih döneminden başlayalım mı? Nasıl geçmişti?
Özel yaşantımda yaşadığım sorunlar sebebiyle ani gelişen bir tercih oldu benim için. Düşünerek ya da araştırma yaparak tercih etmedim.
Çankırı Karatekin Üniversitesine gelmeden ne umuyordun peki?
Çok büyük bir beklentim yoktu aslında, tahmin ediyordum. Gerek şehrin sosyopolitik yapısını gerekse üniversite yönetimini biliyordum o yüzden çok büyük bir beklenti içinde değildim; ama beklediğim kadar fobik hocalar yok diyebilirim.
Nasıl bir kampüs ortamı var sence?
Etkinlik, eğlence ve kampüs hayatı konusunda üniversitenin sana sunduğu imkanlar çok kısıtlı. Etkinlikler çok yavan ve basit, ben kendi arkadaşlarım ile olduğum ve onlarla eğlence yarattığım için üniversite sadece gidip geldiğim bir yer durumunda.
Aldığın eğitim hakkında neler söylersin?
Akademik kadrosu benim beklentim çok düşük olduğu için ilk tanıştığımda çok iyi demiştim. Çok aydın hocalar mevcut, oranlarsam neredeyse her bölümde 10 hoca varsa bunun yarı yarıya olanı aydın fikirli insanlar. Onlara ulaşmak kolay. Kendi fakültem için söylüyorum, samimi kişiler var.
Kütüphane konusunda her bölüme göre başlangıç için okunabilecek kitaplar mevcut, çalışma alanları güzel fakat arayıp bulamadığım kitap çok oldu, özellikle cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ konularında.
Erasmus programına gelince… Neredeyse sınavı geçen herkesin gidebildiği bir durum var; fakat üniversite tercihi yaptıktan sonra anlaşmalı üniversite kontenjanı kapatıp başvurulan bölümün olmadığına dair yanıt verebiliyor. Çoğu öğrenci de Romanya gibi ülkelere gidiyor, daha çok talep gören diğer Avrupa ülkelerine gidilememesinin sebebini çok iyi bilmiyorum.
Erasmus’a başvuru sürecinde aydınlatıcı bir toplantı yapılmıyor, başvurular yapılıp gideceği kesinleşen adaylara yoğunlukla bilgilendirme yapılıyor yani öncesinde herkes Erasmus programını kendi araştırıyor.
Barınma, burs ve şehirdeki iş imkanların nasıl değerlendirirsin?
Evde kalıyorum ama yurtta kalan kuir arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla çok kuir dostu ortam değil, özellikle devlet yurtları için.
Ben maddi konuda çok sıkıntı çekmedim; ama şehirde kişinin cinsel yönelimiyle ilgilenmeyen kafe tarzı mekanlar bulunuyor ve iş bulma konusunda ise biraz hızlı davranmak gerekiyor diye biliyorum.
Bir LGBTİ+ olarak kampüste, derste, yemekhanede, kantinde, tuvalette neler yaşadın, neler deneyimledin? Beklentin neydi ne buldun?
Çok bir beklenti içerisinde değildim ama görünür kuir arkadaşlarım mevcut bunu beklemiyordum mesela.
Bir lubunya olarak kampüste tüm gözler üzerinde oluyor, rahatsız edici fobik bakışlar görüyorum özellikle farklı fakülteden öğrencilerle rastlaşınca. Dedikodu yapılıyor, özellikle bir ilişkim olmadığını söylediğimde “Neden yok?” sorusu detaylı sorulara evriliyor.
Fobik öğrenciler mevcut bunu bakışlarından bile anlayabiliyorsunuz; ama ağır bir tepki ile karşılaşmıyorsunuz.
Senin deneyimlerin içinde kampüsün, okulun veya yaşadığın şehrin olumlu yönlerinin olduğu bir şeyler var mı?
Olumlu yönleri çok sınırlı diyebilirim. Küçük bir şehir olduğu için şehrin esnafı, müşteriye ihtiyaçtan ötürü öğrenciyi reddedemiyor. Kendi bölümüm açısından konuşacak olursam, önceliğin öğrencilerin cinsel yönelimleri değil eğitim almaları olduğunun farkında olan hocalarım mevcut.
LGBTİ+ hakları içeren bir etkinlik ya da dayanışma mevcut değil çünkü üniversite yönetimi kadın bedenini bir ağaçla birleştirip ortaya çıkan eseri sene sonu sergisinden zorla kaldırtacak kadar acımasız ve fobik.
Mevcut iktidarın politikaları neyse harfi harfine uyguluyorlar. Okulun psikoloğuyla terapi süreci geçirmiştim, bu süreçte dahi beni tedirgin eden anlar oldu.
Üniversitende LGBTİ+ öğrenci topluluğu yok demiştin değil mi?
Topluluk yok ama Kadın Hakları Topluluğu var. O topluluğa ise 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için yapılan pankart hazırlama etkinliğinde mor rengi kullanmanın radikal feminizmi simgelediği yönünde uyarıda bulundular ve mor rengi kullandırtmadılar.
Diğer öğrenci topluluklarını nasıl değerlendirirsin? Bu topluluklar lubunyalar için güvenli mi sence?
Çoğu çok yüzeysel kurulmuş topluluklar. Hiçbir topluluktan, topluluk tanıtım etkinlerinde güvenli bir alan yarattıklarına dair izlenim alamadım ve duymadım. Üniversite yönetimi bu konuda fazlasıyla otoriter.
Üniversiteden konuştuk, biraz da şehirden bahsedelim. Nasıl bir şehir sence Çankırı?
Fazlasıyla sessiz ve sakin bir şehir, eğlence imkanı yok denecek kadar az. Bu konuda tek artısı Ankara’ya 2 saat mesafede olması.
Ev konusunda ise denk geldiğim ev sahibi umursar bir tavırda değildi tutacak kişinin kimliğiyle ilgili. Şehrin genelinde para daha ön plana çıkıyor. Bir taşra şehri olduğu için her kesimi, her öğrenciyi bir noktada kabul etmek durumunda kalıyor. Bir ilişki yaşamak imkansıza yakın diyebilirim. Uygulamalardaki insanlar genellikle çok gizli tipler.
Bir lubunya olarak sana üniversite yaratma imkanı verilse, nasıl bir yer yapardın orayı?
Yönetimi baştan aşağıya değiştirir, lubunyaların örgütlenmesi konusunda destekleyici alanlar yaratırdım.
Çankırı Karatekin Üniversitesini tercih etmeyi düşünenlere söylemek istediğin bir şey var mı?
Sessiz, sakin ve uygun fiyatlı bir öğrencilik hayatı geçirmek istiyorsa, bunlara ek olarak ortalamanın bir tık üstünde eğitim almak istiyorsa tercih edebilir ama beklentiyi düşük tutmak önemli.
LTY 2022 yılı listesi için tıkla!
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.