
Ters kelepçe, işkence, 15 gözaltı: Polis şiddeti değişmedi ama ODTÜ’lü LGBTİ+’lar da direnişten vazgeçmedi.
ODTÜ’de Onur Yürüyüşlerine yönelik 2019’dan beri kayyum rektörün aracılığıyla devam eden polis şiddeti bu sene de değişmedi. Dün, ODTÜ bileşenlerine yolladığı e-posta ile yürüyüşe izin vermeyeceğini duyuran ve kampüsün her yerini sivil ve çevik kuvvet polisleriyle dolduran Verşan Kök’ün engellemesi, ODTÜ’lü LGBTİ+’ları durduramadı.
Nefret siyasetine ve polis şiddetine rağmen alanlarından vazgeçmeyen LGBTİ+’lar kampüse bayrak astı, basın açıklaması okudu ve 11. ODTÜ Onur Yürüyüşünü gerçekleştirdi.

Yürüyüş günü sabahından itibaren kayyum rektör Verşan Kök, üniversitenin kapılarını polislere açtı ve kampüsü gözaltı aracı ve polisle doldurdu. Yürüyüşün başlamasından çok önce A1 VE A4 kapılarında konuşlanan sivil ve çevik kuvvet polisleri, kampüsün içine de erkenden giriş yaptı.
Rektörlük binası ile yürüyüşün başlangıç noktası olan Fizik Çimlerinin arasındaki geçişler polis barikatlarıyla kapatıldı.

Fizik Çimleri önünde yapılması planlanan yürüyüşü engellemek için farklı noktalarda barikat kuran polisler, öğrencilerin ODTÜ Kütüphanede, Fizik Çimlerde ve Matematik Bölüm Binası önünde hareketsiz kalmasına sebep oldu ve öğrencilerin bir araya gelmesini engellendi.
Yürüyüşün başlangıç noktası Fizik Çimlerinin ablukaya almak için çimlerin dört tarafına yerleşen polisler, kütüphaneye sığınan öğrencilere de müdahale etti ve ilk gözaltılar başladı.

Darp edilen öğrenciler ters kelepçeyle gözaltına alındı, bir arada duran öğrenciler rektörlüğün hukuksuz yasak kararı gerekçe gösterilerek dağıtılmaya çalışıldı.
Polis saldırısına rağmen kampüsteki görünürlüklerinden vazgeçmeyen LGBTİ+’lar, yürümek için direndi ve basın açıklaması okudu. Ayrıca LGBTİ+’lar, Matematik Bölüm binasından trans bayrağı sallandırmayı başardı.
Türkçe ve Kürtçe sloganlarla mücadeleyi yaşatan ve Onur Ayını kutlayan LGBTİ+’lar, basın açıklamasında “Dün terk etmediğimiz alanlarımızdan bugün de vazgeçmiyoruz” diyerek fabrikaları, sokakları, kampüsleri terk etmeyeceğini bir kez daha duyurdu.

LGBTİ+ nefret siyasetinin sonucunda hayatını kaybeden öznelerin anıldığı basın açıklamasında, Meclise girmek için vadedilen nefret politikalarına, yoksulluğa, işsizliğe, depremdeki çok sayıda can kaybına neden olan sorumsuzluğa, mahpus transların yaşadığı hak ihlallerine ve direnen tüm hak savunucularının maruz kaldığı şiddete karşı çıkıldı.
Yürüyüşün sonlanmasının ardından alanı taksiyle terk etmek isteyen LGBTİ+’lardan bazılarını polis provoke etmeye başladı ve aniden öğrenciler gözaltı aracına götürdü.
Yürüyüşte alınan 6 öğrencinin yanı sıra 9 öğrenci daha, yürüyüş bitmesine rağmen yoğun polis şiddetiyle gözaltına alındı.
SPoD’un LGBTİ+ Hakları Sözleşmesini imzalayan 11 vekilden 6'sı, ayrıca Sevda Karaca da tepkisini sosyal medyadan dile getirdi. Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekilleri Kezban Konukçu ile Özgül Saki, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Mersin Milletvekili Perihan Koca ve EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen yürüyüşe yönelik engellemeye tepki gösterdi ve gözaltına alınan öğrencilerin yanında olduklarına dair destek paylaşımlarında bulundu.
Yürüyüşe katıldığı için gözaltına alınan 15 öğrenci, farklı hastanelerde sağlık muayenesini götürüldü. Geçen sene olduğu gibi, arkadaşlarının hangi hastanede sağlık kontrolüne tabi tutulacağını bilmeyen öğrenciler Öğrenciler, Ankara Gazi Mustafa Kemal Hastanesi önünde bir araya gelerek haber almayı beklediler.

Polis işkencesine maruz kalarak gözaltına alınan iki LGBTİ+ aktivistin ileri tetkiklerinin yapılması için şehir hastanesine sevkedilmesi gerekirken 2 saat boyunca bekletildiler. Uzun bekleyişin ardından sevk edilen öğrencileri, arkadaşları Gazi Mustafa Kemal Hastanesinden alkışlarla uğurladı.
Saat 03.00 itibarıyla ise 11. ODTÜ Onur Yürüyüşünde gözaltına alınan 15 öğrencinin tümü serbest kaldı.

2 Haziran Cumartesi: ODTÜ LGBTİQAA+ Dayanışması 11. Odtü Onur Yürüyüşünü “Başkaldırıyoruz!” temasıyla yapacağını duyurdu.
7 Haziran Çarşamba: Kimliği bilinmeyen kişiler yürüyüşü hedef göstererek ODTÜ kampüsünün çeşitli yerlerine LGBTİ+ karşıtı stickerlar yapıştırdı.
8 Haziran Perşembe: ODTÜ Kayyumluğu yürüyüşe bir gün kala bir e-posta ile yürüyüşe izin verilmeyeceğini ve “her türlü güvenlik önleminin alınacağını” duyurdu.
ODTÜ LGBTİQAA+ Dayanışması yasak kararının hukuksuz olduğunu ve kararı tanımadıklarını bildiren bir metin yayınladı.
Yürüyüş günü sabahında tüm öğrencilere, yürüyüş saatine denk gelecek okulda bir elektrik kesinti olacağını bildiren bir mail geldi.
Bazı hocalar final sınavlarını yürüyüşün akşamına erteleme kararı aldı.
“Biz lubunyalar bütün LGBTİ+fobik ve mülteci düşmanı baskı, şiddet ve nefret politikalarına karşı bugün burada 11. ODTÜ Onur Yürüyüşümüzü ısrarla gerçekleştirerek BAŞKALDIRIYORUZ! AKP-MHP iktidarının bu LGBTİ+fobik nefret politikalarının sonucu olarak Ecem Seçkin, Hande Kader, Eylül Cansın, Okyanus Efe Özyavuz, Didem Akay, Ahmet Yıldız, Zirve Soylu, Hande Buse Şeker, Esra Ateş, Berrak Yılmaz ve daha nice arkadaşımızı kaybettik. Bizler iktidarın bizleri yalnızlaştıran ve intihara sürükleyen nefret politikalarının desteklediği nefret suçlarıyla katlettiği arkadaşlarımızı, her yürüyüşümüzde olduğu gibi bu yürüyüşümüzde de hatırlamaya ve hatırlatmaya devam ediyoruz.
Kayyum rektör Verşan Kök dün sabah tüm ODTÜ’ye gönderdiği mail ile biz LGBTİ+’ları hedef göstermiş, bizleri saldırı ile tehdit etmiş, yürüyüşümüzü genel ahlaka ve genel sağlığa uygun olmamak gibi söylemlerle izinsiz gösteri ve yürüyüş hakkımız olmasına rağmen yasakladığını ilan etmiştir. Biz bu genel ahlakın kimlerin ahlakı olduğunu biliyoruz. Bu ahlak fobik, patriyarkal ve faşist sistemin sözde ahlakıdır. Biz bu söylemleri, hedef göstermeleri, saldırı tehditlerini kabul etmiyor, BAŞKALDIRIYORUZ ve 11. ODTÜ Onur Yürüyüşümüzü gerçekleştiriyoruz!
AKP’nin desteği ile meclise giren Yeniden Refah ve HÜDAPAR gibi faşist ve islamcı partilerin ahlakçı, kadın düşmanı ve LGBTİ+fobik politikalarla bizleri yok etmek, evlerimize kapatmak ve kriminalize etmek gibi amaçlarını kabul etmiyor sokakları, meydanları, kampüsleri terk etmiyor BAŞKALDIRIYORUZ!
AKP’nin derin bir yoksulluğa, işsizliğe mahkûm ettiği tüm translar ve lubunyalar olarak bizler fabrikalarda, atölyelerde, kampüslerde, okullarda, evlerde, sokaklarda ve yaşamın her alanında varlığımızı sürdürmekte al kanlarımızı içenlere inat direnmekte ve baş kaldırmakta ısrarcıyız.
İktidarın 6 Şubat depremindeki tedbirsizliği, ihmali ve devamında insanları ölüme ve sefalete terk etmesi bir insanlık suçu ve cinayettir. Bizler bu depremdeki ihmaller sonucu katledilen mücadele arkadaşımız Begüm’ün ve daha nicelerinin hesabını sormaya her gün olduğu gibi bugün de devam ediyoruz.
Bütün hak mücadeleleriyle dayanışma içinde faşist iktidarın tutsak ettiği bütün lubunya ve devrimci tutsakların özgürlüğü için mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz! Bizler cumartesi günleri Galatasaray Meydanı’nda kayıplarının kemiklerini arayanlarla birlikte de yürüdük, Galatasaray Meydanı gökkuşağının renklerine de boyadık. Dün terk etmediğimiz alanlarımızdan bugün de vazgeçmiyoruz. Cezaevlerinde sistematik fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kalan bütün transların ve lubunyaların da hakları için yürüyoruz.
Bizler biliyoruz ki haklarımızı birleşerek ve dayanışarak kazanacağız!
Her yürüyüşümüz onur yürüyüşüdür!
Kayyum Verşan ODTÜ’ye rektör olamaz!
Lubunyanın öfkesi faşizmi boğacak!"
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.