
11. Yargı Paketi taslağında LGBTİ+ varoluşu 'hayasızlık' sayılırken “cinsiyet değişikliği” yasaklanıyor. Taslağın komisyona sunulması bekleniyor.
T24 gazetecisi Ceren Bayar'ın duyurduğu ve ardından KaosGL.org'dan Oğulcan Özgenç'in özel haberinde 11. Yargı Paketi taslağı, LGBTİ+'ları doğrudan hedef alıyor. Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı ve 23 Ocak'ta Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'ne dayanan taslak, "Aile Yılı" ilan edilen 2025'te meclise sunulmaya hazırlanıyor.
Taslakta üç ana değişiklik ve çokça muğlaklık var:
Türk Ceza Kanunu'nun 225. maddesine "biyolojik cinsiyete aykırı davranış" suç olarak ekleniyor ve LGBTİ+ varoluşu "hayasızlık" kapsamına alınıyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesiyle cinsiyet değişikliği yaşı 18'den 25'e çıkarılıyor ve süreç neredeyse imkansız hale getiriliyor.
TCK'ya yeni eklenen 93/A maddesiyle "kanuna aykırı cinsiyet değişikliği" suç sayılıyor ve hem doktorlara hem trans+’lara hapis cezası getiriliyor.
T24 muhabiri Ceren Bayar’a konuşan muhalefet partisi temsilcileri, AKP'nin sözlü bilgilendirmelerinde LGBTİ+'lara dair düzenlemelerden bahsetmediğini, teklif metninin tamamının da paylaşılmadığını söyledi.
TCK Madde 225: LGBTİ+ varoluşu "hayasızlık" sayılıyor
Taslağın en kritik maddesi Türk Ceza Kanunu'nun 225. maddesindeki değişiklik. Mevcut "Hayasızca Hareketler" başlıklı maddenin cezası 6 ay - 1 yıldan 1 - 3 yıla çıkarılıyor. LGBTİ+’ları ve hak savunucularını kriminalize eden iki yeni fıkra şu şekilde
İlk eklenen fıkra şöyle: "Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Kaos GL Derneği İnsan Hakları Programı Koordinatörü Avukat Kerem Dikmen bu maddenin ne anlama geldiğini kaosgl.org’a açıkladı:
"Cinsiyeti henüz hukuken tanınmamış translar, karşıt giysiciler, toplumsal cinsiyet rollerine göre atanmış cinsiyetinden başka bir cinsiyetle özdeşleştirilen davranışlar, ifade biçimleri, kıyafet tercihleri, hitap biçimleri cezalandırılıyor."
Dikmen ayrıca şunu da ekliyor: "Cinsiyet ifadesi üzerine çalışan, bunun ifade özgürlüğü ile ilişkisi üzerine çalışan, savunuculuğunu yapan derneklerin yönetici ve çalışanları; örneğin cinsiyet kimliği yasal olarak henüz tanınmamış bir özne, aktivist veya sanatçı ile röportaj yapan ve görünür olmasını sağlayan gazetecilerin cezalandırılmasına kapı aralanmaktadır."
İkinci eklenen fıkra ise şöyle: "Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmaları halinde bu kişilere, bir yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası verilir."
Sembolik nişan ve düğün törenleri suç sayılıyor. Her iki taraf da ayrı ayrı cezalandırılacak. Dikmen, yurt dışında o ülke hukukuna uygun yapılan nişan/evlilik törenlerinin bile cezalandırılabileceğini belirtiyor.
Taslağın gerekçesinde kullanılan dil açık: "Tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele," "fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi," "aile kurumunun ve toplum yapısının korunması.”
Cinsiyet uyum süreci neredeyse imkansız hale getiriliyor
Taslak, transların cinsiyet uyum sürecini neredeyse imkansız hale getiriyor. Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesinde yapılan değişiklikle cinsiyet uyum sürecine başlama yaşı 18'den 25'e çıkarılıyor. Yani 18 yaşını geçmiş ve yasalar çerçevesinde çocuk olarak tanımlanmayan trans gençler yıllarca bekleyecek.
"Üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunma" şartı getiriliyor. Bu, transların bedenlerine doğrudan müdahale anlamına geliyor.
Dört aşamalı zorunlu değerlendirme süreci geliyor. En az üçer ay arayla dört kez değerlendirme yapılacak. Sadece Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği tam teşekküllü hastaneler rapor verebilecek. Süreç minimum 9 ay - 1 yıl sürecek.
En kritik kısım: Mahkeme izni olmadan hiçbir tıbbi müdahale yapılamayacak. Hormon alımı dahi yasak. Taslakta açıkça: "İzin alınmadan cinsiyet değişikliğine yönelik hiçbir tıbbi müdahale yapılamaz." Türk Ceza Kanunu'na eklenen 93/A maddesiyle "kanuna aykırı cinsiyet değişikliği" yeni bir suç olarak icat ediliyor.
Tıbbi müdahale yapan doktor veya sağlık çalışanına 3-7 yıl hapis ve 1.000-10.000 gün adli para cezası veriliyor. Çocuğa yapılırsa veya yetkisiz kişi tarafından yapılırsa ceza bir kat artıyor: 6-14 yıl hapis. Uyum süreci dahilinde müdahale yaptıran kişi de suçlu sayılıyor: 1-3 yıl hapis öngörülüyor.
Taslağın gerekçesinde açıkça belirtiliyor: "İzin alınmadan yapılan cinsiyet değiştirmeye yönelik tüm cerrahi müdahaleler ile cerrahi boyutta olmasa dahi hormon veya ilaç verilmesi gibi tıbbi müdahaleler de bu suçu oluşturacaktır."
Ne demek bunlar?
Bu taslak, LGBTİ+’ların yaşam hakkını, sağlık hakkını, ifade özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü ve insan onurunu doğrudan hedef alıyor. Transların cinsiyet uyum süreci imkansız hale getiriliyor. LGBTİ+ varoluşu "hayasızlık" olarak tanımlanıyor. LGBTİ+ aktivizmi, savunuculuğu suç kapsamına giriyor. LGBTİ+ dernekleri yasal takibe uğrayabilecek. LGBTİ+ bireylerin kamusal alanda görünür olması suç sayılıyor.
Yasanın muğlak ifadeler ile yazılmasından ötürü nüfus kaydına dayandırılarak kişilerin cinsiyet ifadesini gösterebilecek davranışları, trans+’ların kendilerini ifade edebilecekleri birçok varoluş biçimi ve LGBTİ+’ların insan haklarının desteklenmesi, aktivizminin yapılması dahi yasadışı olarak tanımlanabilir.Taslak henüz taslak aşamasında ve komisyona sunulmaya hazırlanıyor.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.