
Pembe Hayat, davanın dördüncü duruşmasından önce kamuoyunu davayı takibe ve desteğe çağırdı.
Fotoğraf: Canay Özden, Haziran 2006, saldırılara yönelik Ankara’daki protesto eyleminden.
2006 yılında Eryaman’da başlayan ve devamında Esat’a sıçrayan trans seks işçilerine yönelik saldırıların ve yerinden etmelerin faillerine yönelik cezanın bozulmasıyla Esat-Eryaman davası 2021 yılında yeniden görülmeye başlamıştı. Uzun yıllardan beri süren trans seks işçilerinin adalet arayışı Eryaman-Esat davasının dördüncü duruşması yarın (14 Aralık) Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 15:15’de görülecek.
Pembe Hayat, zaman aşımı tehlikesi ile karşı karşıya olan davanın yarınki dördüncü duruşmasından önce kamuoyunu davayı takibe ve desteğe çağırdı:
Nefret suçlarına karşı önemli bir duruş ve hak arayışı olan bu davadan çıkacak hakkaniyetli bir karar LGBTİ+ hareketi ve trans mücadelesi tarihi açısından önemli bir kazanım olacaktır. Çetelere ve erkek egemen düzenin öldüren normlarına karşı verilen bu mücadelede, kamuoyunu ve LGBTİ+ aktivistlerini, davanın takipçisi olmaya davet ediyor, halihazırda bizimle olan dostlarımıza mücadeleyi hatırlatıyor ve herkesi duruşmayı gözlemlemeye davet ediyoruz.
24 Eylül’de görülen üçüncü duruşmadan erteleme kararı çıkması tepkiyle karşılanmış, avukat Senem Doğanoğlu “Bu celse bir tanığın dinlenmesi gerekiyordu ancak o tanık da dinlenmedi. Gasp edilen telefonlardan birinin IMEİ numarası bir sıfır eksik yazılmıştı. Biz telefon faturasını sunmuştuk. Dosya içinde olan bir faturaydı, ancak Yargıtay bir transın fatura sunmasına itibar edilmemesi kanaatinde olduğu için, IMEİ numarasıyla teyit edilmesini istedi” ifadeleriyle gecikmenin anlamsızlığını ortaya koymuştu.
Nisan 2006’da bir çetenin Eryaman’da yaşayan 30 travesti ve trans seks işçisine yönelik ilk saldırıları başladı. Saldırıların ardından Eryaman’da ikamet edenlerin bir kısmı Esat’a (Ankara), bir kısmı Mersin olmak üzere farklı bölgelere taşınmak zorunda kaldı. Saldırganlar arasında bilinenlerin isimleri ve plakaları şikayet edildi. Ancak sonuç alınamadı.
Ocak 2007’de saldırılar Esat’a sıçradı. Saldırıların kesilmesi için trans kadınlardan haraç talep edildi. Verilmemesi halinde ölümle tehdit edildiler.
Pembe Hayat Derneği ve eylemciler tarafından Ankara’da her perşembe mumlu oturma eylemleri yapıldı. Bir ay sonra, suç duyurularının ilk kez ciddiye alınmasıyla saldırganlardan 3 kişi tutuklandı. Pembe Hayat’ın davaya müdahil olması engellendi. Saldırganlar, mala zarar vermek suçundan beraat alırken yaralama suçlarından 2 ile 6 ay arasında değişen cezalar aldı. İlk kez saldırganların bir çete olduğu olduğu vurgulandı.
Dava sürecinde tanıklık eden, saldırganların teşhisinde ve eylemlerde de yer alan Dilek İnce Etlik’te arabasının içinde silahla başından vuruldu. Katili hala bulun(a)madı.
2008’de mahkeme, örgüt kurma suçundan dolayı saldırganlara 2’şer yıl ceza verdi. Mevcut ceza kanununda nefret suçu tanımı geçmediğinden tam olarak adı konmamış olsa da “toplumsal önyargıların tetiklediği düşüncelerle bir araya gelen çete” tanımı yapılmıştı. Saldırganların yağma suçundan da ceza almaları için karar temyiz edildi ve dosya Yargıtay’a gitti.
2011’de haraç ve yağma suçunun da olduğu vurgusuyla Yargıtay verilen cezayı yetersiz buldu. Devam eden davalarda davacıların belge eksikliğinin giderilmesi istendi ve davacılar gerekli işlemleri tamamladı. Ancak dosyanın Ankara’ya gelmesi çok uzun sürdü.
2020’de Yargıtay kararı geldi ve delillerin, bağlantıların, banka hesap kayıt bilgilerinin eksikliği gibi sebeplerle aslında bu grubun çete olmayabileceğini öne sürdü.
17 Şubat 2021’de ise yargılama yeniden başladı.
Kaynak: Pembe Hayat, Evrensel
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.