
Kahkahalarımız, gülmeyi reddettiğimiz anlar, sevgimiz, nefretimiz, anlayışımız, öfkemiz, sessizliğimiz; hepsi onlarca farklı şekilde dışarı sızabilir
Son zamanlarda, kendimi sürekli olarak iki farklı duygulanımsal ve politik pozisyon arasında salınırken buluyorum: bir yanda killjoy’luk (oyunbozanlık), yani normatif mutluluk rejimlerini bozan, sorgulayan, rahatsız eden ve ayrıcalıklı olanların konforunu sarsan bir konum (Ahmed, 2023, 2024); diğer yanda ise queer joy (kuir neşe), yani kuir varoluşun kendisinden doğan bir neşe, “imparatorluk ve sömürgeci güçleri” sekteye uğratan bedensel ve duygusal bir çoğalma hâli (Wright and Burkholder, 2025). Bu iki pozisyon arasında ritmik bir geçiş hali içerisindeyim ve merak ediyorum: Acaba bu salınım, switch olmanın daha geniş bir tezahürü müdür? Yani sadece cinsellik ya da haz odaklı rollerde değil, aynı zamanda duygulanımsal, etik ve politik konumlanışlarda da bir geçiş yetisi olarak switch olabilir miyim?
Oyunbozanlık ile kuir neşe arasında gidip gelmek, bir tür kuir sezgi geliştirmek gibi. Aynı anda hem rahatsız eden hem de şefkat gösteren, hem içeriden konuşan hem de dışardan bozan bir sezgi. Hem neşeyi hem de yıkımı, hem hazzı hem de rahatsızlığı barındıran bir duygu aralığında yön bulmak; bu yön bulma hâlini de politik bir güç olarak yeniden düşünmek mümkün.
Dengede hissetmekte zorlandığım bir anda, bu gezinme hali üzerine düşünmeye başladım. Bir yandan, yollarımın kesiştiği bazı cis-het’ler tarafından yıkıcı imgelerle tasvir ediliyor diğer yandan kuirlerle iyileştirici anlar paylaşıyor; kuirlere teslim olduğum kadar diğerlerine itaati reddediyorum. Bazen her ikisi de aynı zamana sığıyor. Duygularda ortaklaşmayla sınır koyma, neşeyle yıkım, kutlamayla reddediş arasında bedensel ve zihinsel bir hareketlilik içerisinde hissediyorum. Bu, zaman zaman neşeyi savunmak, onu inşa etmek ve paylaşmak anlamına gelirken; zaman zaman da neşeyi sorgulamak, kesintiye uğratmak ya da dışına düşmek anlamına geliyor. Bu geçişlilik hali bir çelişki mi yoksa kuir bir çeviklik mi?
Switch teriminin alışkın olduğumuz kinky bağlamı, cinsellik anında dominant/itaatkâr ikiliğini dönüştüren ve bu roller arasında gidip gelen bir kişiyi tarif ediyor (Martinez, 2018). Bu terimi, Butler’ın performatiflik kuramından (Butler, 2008; 2009) ve Lorde’un araştırdığı erotik olanaklardan (Lorde, 1978) hareketle istikrarlı öznelik konumlarına direnen ilişkisel ve politik bir duyarlılık biçimi olarak tekrar düşünüyorum. Bu anlamda switch olmak, yalnızca mahrem alanla sınırlı kalmayan, daha geniş bir duyarlılık rejimini hatta epistemolojik bir pozisyon alışı tarif ediyor. Zaten sadece mahremiyetle kısıtlı bir kuir varoluş daha en baştan oksimoron tınılar taşıyor. Çünkü kuir hazlar “performatiflik, bedensel bilgi ve epistemik adalet aracılığıyla kurulan bilgi üretiminin iç içe geçmiş biçimleri” hakkında bir şeyler söylüyor (Wright and Falek, 2024, s. 6).
Aile Yılı Türkiyesi ve düz dünya bize parçalanmış bir yaşam alanı sunuyor. Erotik bir pozisyon olarak switch, bir cinsiyetsizlik hali olarak non-binary’lik, ilişki hiyerarşilerinin dışarısında bir ihtimal olarak ilişki anarşisi (Gómez, 2019), bugüne sıkışmayı reddeden bir seyir ütopyasının zamansallığı (Muñoz, 2019) ve onlarca başka kuir ihtimal; sürekli olarak bozuma uğratılan gerçekliği yönetmeme yardımcı oluyor. Varlığım nefretle gölgelendiğinde bile ılımlılık, doğrusal duygulanım ve normatif tutarlılık beklentileriyle karşılaşıyorum ve bu beklentileri aştığımda kendi gerçekliğimi duyabiliyorum.
Hem kırılgan hem keskin, hem çekilen hem de itilen, hem arzu edilen hem de iğrenilen bir varoluş; duygusal ve politik olarak esnek bir kareografiye vücut veriyor. Bazen, ikiliklerle çalışan zihinler için bir baş ağrısına dönüşmeyi sevdiğim kadar kendimden nefret ediyorum. Bazense cis-het neşeleri öldürüyor ve varlığımın her yönüyle barışıyorum.
Varlığımız ve ilişkilerimiz kadar duygularımız da bir dolaba kapatılmaya çalışıldığında, dolaptan çıkmak bir oyunbozanlık pratiği olarak madilikle mümkün olabilir. Kendi sınırlarımızı belirleyebilecek kadar güvende hissetmediğimiz anlarda gullümümüz (kuir neşemiz) özsavunmamız olabilir. Kahkahalarımız, gülmeyi reddettiğimiz anlar, sevgimiz, nefretimiz, anlayışımız, öfkemiz ve sessizliğimiz; hepsi onlarca farklı şekilde dışarı sızabilir ve her sızıntı birbirimize varmanın bir yolu olabilir.
KAYNAKÇA
Ahmed, S. (2023). The feminist killjoy handbook: The radical potential of getting in the way. Hachette UK.
Ahmed, S. (2024). Oyunbozan Feministin El Kitabı: Hayatta Kalmak ve Dünyayı Dönüştürmek İçin (B. S. Aydaş, Çev.). Minotor Kitap.
Butler, J. (2008). Cinsiyet Belası: Feminizm ve Kimliğin Altüst Edilmesi (B. Ertür, Çev.). Metis Yayınları.
Butler, J. (2009). Performativity, precarity and sexual politics. AIBR. Revista de Antropología Iberoamericana, 4(3).
De las Heras Gómez, R. (2019). Thinking relationship anarchy from a queer feminist approach. Sociological Research Online, 24(4), 644-660.
Lorde, A. (1978). The uses of the erotic. Sexualities and Communication in Everyday Life: A Reader, 53-59 (Türkçe çeviri için: https://www.5harfliler.com/erotigin-olanaklari/)
Martinez, K. (2018). BDSM role fluidity: A mixed-methods approach to investigating switches within dominant/submissive binaries. Journal of Homosexuality, 65(10), 1299-1324.
Muñoz, J. E. (2019). Cruising utopia: The then and there of queer futurity. In Cruising Utopia, 10th Anniversary Edition. New York University Press.
Wright, J. J., & Burkholder, C. (2025). Introduction to the special issue “Mobilising queer joy: Establishing queer joy studies”. Sexualities, 28(3), 757-766.
Wright, J. J., & Falek, J. (2024). “The loving queer gaze”: The epistemological significance of queer joy. Sociology Compass, 18(7), e13255
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.