
“-Ama biz susmayacağız, sokaklardan, meydanlardan, kampüslerden, sahillerden vazgeçmeyeceğiz.”
/Görsel Kaynak: Gündem Fethiye
Muğla’nın Fethiye ilçesi bu yıl Onur Ayı’nı tarihinde ilk kez düzenlenen etkinliklerle karşıladı. Muğla Pride’ın çağrısıyla bir araya gelen LGBTİ+’lar ve hak savunucuları, 13-16 Haziran 2025 tarihleri arasında dayanışma, görünürlük ve birlikte üretim için Fethiye’de buluştu. Etkinlikler film gösterimi, panel ve atölyelerle başladı; 16 Haziran’da yapılan tarihi bir basın açıklamasıyla sona erdi.
Etkinliklerin ilk ayağı 13 Haziran’da gerçekleşti. Katılımcılar, 1984 Britanya’sında madencilerle dayanışma gösteren bir grup LGBTİ+ aktivistin gerçek hikâyesini anlatan Pride (Onur) filmini birlikte izledi. Film sonrası yapılan sohbetlerde, direnişin ve dayanışmanın farklı yolları konuşuldu.
14 Haziran’da ise hem kalbe hem zihne dokunan bir program vardı. Gün, bir yandan yaratıcı bir kolaj atölyesiyle şekillenirken, diğer yandan çok önemli bir tartışmaya sahne oldu: “Aile Yılı” temasıyla düzenlenen panelde, “Başka bir aile mümkün mü?” sorusuna yanıtlar arandı.
Panelin kolaylaştırıcılığını Kaos GL’den Seçin Tuncel üstlenirken, konuşmacı olarak Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden (GALADER) Nedime Erdoğan deneyimlerini ve düşüncelerini paylaştı. Erdoğan’ın bir LGBTİ+ ebeveyni olarak aktardıkları, salonda duygusal ve ilham verici anlara vesile oldu.
“Biz de Ailelerimizin Çocuklarıyız”
Etkinlikler, 16 Haziran’da yapılan basın açıklamasıyla taçlandı. Fethiye’de ilk kez yapılan bu açıklamayı, Muğla Pride ile dayanışma göstermek için şehir dışından gelen Drag Queen Queenb okudu. Katılımcılar rengarenk kıyafetleri, dövizleri ve umut dolu sloganlarıyla Fethiye sokaklarında yerini aldı.
Basın açıklamasında, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi eleştirilerek, bu kararın LGBTİ+’ları dışlayan politikaların bir uzantısı olduğu belirtildi.
/Basın açıklamasının tamamı:
Sevgili dostlar, yol arkadaşlarımız, mücadele arkadaşlarımız. Bugün burada tüm baskılara, engellemelere ve tehditlere rağmen bir aradayız. Çünkü biz biliyoruz ki varoluşumuz suç değil, mücadelemiz meşrudur.
Bu yılda Muğla'da onur etkinliklerimizi gerçekleştirme kararlılığıyla buradayız. Çünkü biz buradayız, varız ve hiçbir yere gitmiyoruz. İktidarın yıllardır sürdürdüğü ayrımcı politikalar, nefret söylemleri ve hedef göstermeler LGBT+’ların en temel haklarından mahrum bırakıyor.
Barınma, eğitim, sağlık ve istihdam gibi yaşamsal haklarımıza erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Üstelik tüm bunlara karşı çıkan bizler baskıya, sindirmeye ve kriminalize edilmeye çalışıyoruz. Bu yılın aile yılı ilan edilmesi, iktidarın LGBT+’ları dışlayan politikalarının bir devamıdır.
Aileyi yalnızca heteroseksüel, çekirdek, model üzerinden tanımlayan bu anlayış bizleri yok sayıyor, yaşamlarımızı değersizleştiriyor. Oysa bizler de ailelerimizin çocuklarıyız, bizler de bu toplumun bir parçasıyız. Aile bizim dışımızda değil, içimizdedir.
Ve ne yazık ki bu nefret politikaları yalnızca söylem düzeyinde kalmıyor. Geçtiğimiz günlerde trans bir birey olan Kayra, yaşadığı baskılar ve dışlanmışlık nedeniyle hayatına son verdi. Kayra'nın ölümü bir intihar değil, bu sistemin ve bu nefretin sonucudur.
Kayra'nın adını anarken biz bir kez daha haykırıyoruz. Trans cinayetleri politiktir. Yeni yasa tasarları ile birlikte LGBT artıların görünürlüğünü kısıtlayan, dernek faaliyetlerini engelleyen ve hatta etkinliklerimizi yasaklamayı hedefleyen bir kuşatma yeriyle karşı karşıyayız.
Bu yasalarla bizi kamusal alandan tamamen silmeye çalışıyorlar. Ama biz susmayacağız, sokaklardan, meydanlardan, kampüslerden, sahillerden vazgeçmeyeceğiz. Toplumsal baskının giderek arttığı bu ortamda yaşamlarımızın siyasete malzeme edilmesine izin vermeyeceğiz.
Bizler varoluşumuzla, kimliğimizle, bedenimizle buradayız. Seçim dönemlerinde kullanılan nefret diliyle, sözde aileyi koruma adı altına yürütülen bu kampanyalara mücadelemizi susturamayacaksınız. Bizler Hande Kader'in, Ecem Seçkin'in, Hande Buse Şeker'in, Miran'ın, Kayra'nın sesiyiz.
Onları unutturmayacağız. Onların anısını yaşatmak için buradayız. Her yıl olduğu gibi bu yılda bir kez daha hatırlatıyoruz.
Bu mücadele yaşam hakkı mücadelesidir. Görünürlüğümüzü savunuyoruz. Aşkımızı, kimliğimizi, varoluşumuzu savunuyoruz.
Buradayız, her yerdeyiz ve hiçbir yere gitmiyoruz. Yaşasın Onur Haftamız, yaşasın LGBT artı direnişi. Okulda, evde, mecliste, eşcinseller her yerde.
Kabul et, yala etme, eşcinseller her yerde. Ay! Ay! Ay! Ay! Ay! Ay! Ay! Ay!
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.