
Queer Deer "Aile Yılı" sempozyum protestosuna katılım, etkinliklerin "gey, lezbiyen cinsel yönelimlerini özendirme” iddialarıyla kapatıldı.
Hacettepe Üniversitesi, kapatılmasını mahkemenin hukuksuz bulduğu Kuir Araştırmaları Topluluğu'nu (Queer Deer) yeniden kapattı. Nisan ayında kampüste düzenlenen "Aile Yılı" sempozyumuna gösterilen protesto tepkilerinin ardından gelen bu karar, 2 Temmuz'da alınmış, topluluğa ve danışman hocaya ise 26 Temmuz gecesi bildirilmiş. Oryantasyon haftası için stant açan topluluk üyeleri, bugün (27 Temmuz) kampüste görevliler tarafından engellendi.
|
Protesto Tepkisi: "Gey-Lezbiyen Propagandası" Suçlaması
Queer Deer’in yeniden kapatılmasında, 28 Nisan 2025’te kampüste düzenlenen "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu"na gösterilen tepki belirleyici oldu. "Aile değil mücadele yılı" sloganıyla protesto yapan öğrenciler arasında Queer Deer üyelerinin bulunduğu iddiası, üniversite yönetiminin tepkisini çekti.
Kapatma kararında, topluluğun düzenlediği etkinlikler "gey, lezbiyen" yönelimleriniifadeleri "kamu kaynağıyla özendirme" olarak yorumlanarak suçlama unsuru yapıldı. Bu konuda toplanan dilekçenin Etkinlik Komisyonu'na sunulmasının ardından kapatma kararı alındığı belirtildi.
Yasalaşmadan Uygulama: "LGBTİ+ Karşıtı Yasa Taslağı"nın Pilotu Kampüsü
Queer Deer'ın kapatılması, sızan LGBTİ+ karşıtı yasa taslağının henüz TBMM'den geçmeden fiilen uygulanmaya başladığının göstergesi. "Gey, lezbiyen" kelimelerinin "kamu kaynağıyla özendirme" sayılması, taslakta yer alan "LGBTİ+ propagandası" yasağının kampüslerde denenmesi olarak yorumlanabilir.
HÜDAPAR'ın "LGBTİ+ alanında çalışma yapan yerlerin kapatılması" yönündeki söylemleri de bu bağlamda anlam kazanıyor. İktidar, yasayı çıkarmadan önce kampüsleri "test alanı" olarak kullanarak, toplumsal tepkiyi ölçmeye çalışıyor görünüyor.
"Hiçbir Topluluk İzin Almadan Sticker Dağıtamaz"
Bugün sabah saatlerinde kampüse gelen Queer Deer, doğal haklarına dayanarak diğer topluluklar gibi stantlarını kurdu. Stant kurduktan kısa bir süre sonra SKS görevlileri geldi ve stantı kapatmalarını söyledi. Topluluk üyeleri, resmi statülerinin olduğunu ve üniversite web sitesinde isimlerinin yer aldığını belirtse de görevliler, "Topluluğunuz kapatıldı, stant açamazsınız" dedi.
Stant kaldırıldıktan sonra görevliler, dağıtılan stickerlara da el koydu. "Bu stickerları napacaksınız, nerede dağıtacaksınız?" diye soran yetkili, kampüste izin almadan herhangi bir materyal dağıtılamayacağını bildirdi. Müzakerenin ardından stickerları geri alan öğrenciler "Tekrar dağıttığınızı görürsek tutanak tutarız" denilerek uyarıldı.
İktidar Söyleminden Kampüs Kararına: "Propaganda" Gerekçesi
Yeni kapatma gerekçeleri, iktidarın "LGBTİ+ propagandası" söyleminin kampüslerdeki karşılığı olarak okunabilir. 2023'te "yeterli etkinlik yapmama" bahane edilmişken, şimdi topluluk doğrudan kimlik temelli suçlamalarla karşı karşıya.
Kapatma kararında "toplumsal cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim" kavramlarının "şiddet uyandırıcı" olarak nitelendirilmesi, bu konuların kampüslerde konuşulmasının engellenmek istendiğini gösteriyor. Bu durum, mahkeme kararını tanımaktan çok, iktidar söylemini hayata geçirme önceliği taşıyor.
Üniversite yönetiminin, hukuk devleti ilkesini hiçe sayarak LGBTİ+ öğrencileri hedef alan bu tavrı, "Aile Yılı"nın kampüslerde nasıl uygulandığının somut örneği.
On Yıllık Direnişin Devamı
Topluluk, 10 yıllık tarihinde birçok kez yasaklar ve kapatma tehditleriyle karşılaştı. 2017'de Ankara Valiliği'nin hukuksuz LGBTİ+ etkinlik yasağı, OHAL dönemindeki baskılar ve 2023'teki ilk kapatma girişiminden sonra şimdi de mahkeme kararına rağmen yeniden hedef alınıyor.
Bu süreç, sadece bir öğrenci topluluğunun sorunu değil; üniversite özerkliğinin ve hukuk devletinin sorunu. İktidarın kampüslerdeki LGBTİ+ varlığını silme çabalarının son halkası olarak görülen bu karar, akademik özgürlük ve öğrenci haklarına yönelik sistematik saldırının bir parçası.
#KapatmaklaBitmeyiz sloganıyla mücadelesini sürdüren Queer Deer, mahkeme kararına rağmen engellenmeye çalışılsa da kampüsteki varlığını korumaya kararlı. Topluluğun basına ve kamuoyuna başlığıyla paylaştığı basın açıklamasının tamamı aşağıda:
Basın ve kamuoyuna, Bugün, 2 Temmuz 2025 tarihli Öğrenci Etkinlik Komisyonu kararı doğrultusunda, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Kuir Araştırmaları Topluluğu’nun oy çokluğu ile kapatıldığını, biz stant açma başvurumuzu yapıp kabul aldıktan hemen sonra STANDIMIZIN BAŞINA GELDİĞİMİZDE öğrendik. Normalde topluluk kapatılma kararları toplu bir biçimde Eylül ayında yapılırken sırf stant açacağımızı söylediğimiz için stanttan hemen önceki gün mesai saatleri dışında ıslak imza ile kapatılmamıza karar verilmiş. Biz bir topluluk olarak standımıza ulaştığımızda SKSDB tarafından yüz yüze kapatıldığımız haberi verildi. Yapılan müzakerelere rağmen stanttan uzaklaştırıldık ve dayanışma amaçlı diğer topluluk stantlarına bıraktığımız stickerlar, ÖGB tarafından apar topar toplanıldı. İktidarın hazırladığı yasa tasarısında ve HÜDA PAR’ın sunduğu tekliflerde yer alan “gey ve lezbiyenliğe özendirme” maddesinin, henüz yasalara girmemiş olmasına rağmen bu kapatma kararında fiilen uygulandığını görüyoruz. Tıpkı trans bireylerin hormona erişimine getirilen kısıtlamalarda olduğu gibi, yasal süreçler beklenmeden hak kısıtlamaları hayata geçiriliyor. Herhangi bir hukuki dayanağı olmayan bu kararda, yalnızca “milli ve dini değerlere aykırı olmakla” suçlanmamız, açıkça ideolojik ve ayrımcı bir tutumun göstergesidir. Bu gerekçeler, anayasal haklarımızı yok sayan, hukukun değil baskının uygulandığı bir sürecin parçasıdır. Hacettepe Üniversitesi'nde yıllardır faaliyet gösteren ve akademik üretimden dayanışma ilişkilerine, toplumsal cinsiyet eşitliği temelli etkinliklerden öğrenci haklarına kadar birçok alanda katkı sunan topluluğumuzun kapatılma gerekçeleri, ne üniversitenin anayasal yükümlülükleriyle ne de demokratik, özgür ve katılımcı bir üniversite idealine uygundur. Okulumuzda düzenlenen “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu” sırasında okulumuzdaki kadın düşmanlığına ve fobikliğe karşı tüm sıra arkadaşlarımızla bir araya gelmemiz toplumun sosyal uyumuna aykırı hareketler olarak nitelendirilmektedir. Henüz açılan soruşturmalardan bir sonuç gelmemişken yöneltilen suçlar bir soruşturma süreci yok sayılarak topluluğumuzun kapatılması yönündeki kararda etkili olmuştur. Komisyon karar tutanağında belirtilen gerekçeler; akademik özgürlük, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı gibi en temel anayasal haklarla çelişmektedir. Topluluğumuz, başta LGBTİ+ öğrenciler olmak üzere, dezavantajlı gruplara yönelik hak temelli çalışmalar yürütmekte, üniversitenin çoğulculuğuna katkı sağlamaktadır. Kararın alındığı toplantıya dair tutanakta yer alan bazı ifadeler, açıkça önyargılı ve ayrımcı bir perspektifle yazılmış olup; topluluğumuzun varoluşunu ve faaliyetlerini kriminalize etme niyetindedir. Bir öğrenci topluluğunun, yalnızca yürüttüğü çalışmalar veya savunduğu eşitlikçi değerler nedeniyle kapatılması, yalnızca Kuir Araştırmaları Topluluğu'na değil, tüm üniversite öğrencilerine yönelik bir sindirme girişimidir. Bugün Kuir Araştırmaları Topluluğu’na yapılan bu müdahale, üniversitelerdeki tüm özerk öğrenci oluşumlarını tehdit etmektedir. Hacettepe Üniversitesi yönetimini bu karardan bir an önce geri dönmeye çağırıyoruz. Ayrıca tüm öğrencileri, öğrenci topluluklarını, akademisyenleri ve kamuoyunu; bu açıkça ayrımcı ve baskıcı karara karşı dayanışmaya davet ediyoruz. KAPATMAKLA BİTMEYİZ HACETTEPE’DEN GİTMEYİZ! #KapatmaklaBitmeyiz #KapatmaklaBitmeyiz |
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.