
Gönüllülerimizle birlikte yürüttüğümüz meclis izleme çalışması kapsamında Haziran ayında TBMM’de LGBTİ+ haklarını içeren faaliyetleri derledik.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde Haziran ayında;
Genel Kurul 11 kez toplandı, bu toplantılarda LGBTİ+’lardan 2 kez hak temelli biçimde, 1 kez nefret söylemiyle söz edildi.
İzleme kapsamında olan meclis komisyonları toplamda 15 kez toplandı. LGBTİ+’lar 3 kez nefret söylemiyle hedef alınırken 1 kez hak ihlalleri gündeme getirildi.
Milletvekilleri tarafından 110 basın toplantısı yapıldı. Bunların 3’ünde LGBTİ+ hakları desteklenirken 5’inde nefret söylemi üretildi.
Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin düzenlediği 22 grup toplantısının 2’sinde hak temelli söylem benimsenmiştir.
48 kanun teklifinin hiçbirinde LGBTİ+ hakları tartışılmadı.
124 meclis araştırma önergesinin hiçbiri LGBTİ+ haklarına ilişkin değildi.
1.106 yazılı soru önergesi sunuldu. Bunların 4’ünde LGBTİ+’lar hakları yer aldı.
Genel Kurul
3 Haziran’da DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, iklim krizinin kadınlar, LGBTİ+’lar ve gençler üzerindeki etkilerinin ve beden politikaları ile ekolojik yıkım arasındaki ilişkinin tartışılması gerektiğini ifade etti. 18 Haziran’da yine Özgül Saki, Haziran ayının LGBTİ+ Onur Ayı olduğunu hatırlatarak Türkiye’de Onur etkinliklerinin yasak, nefret söylemi, polis şiddeti ve gözaltılarla karşılandığını; LGBTİ+’ların eşit, özgür ve onurlu yaşam talebinin suç olmadığını vurguladı.
24 Haziran’da AKP Grup Başkanvekili Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu ise aile kurumunun “küresel sapmalar” ve “sapkın zihniyetli” çevreler tarafından hedef alındığını ileri sürerek LGBTİ+’ları dolaylı biçimde aile ve toplum açısından tehdit olarak kodlayan bir söylem kullandı.
Grup Toplantıları
Haziran ayındaki grup toplantılarında DEM Parti LGBTİ+ haklarını savunan görüşlerini sıklıkla ifade etti.
2 Haziran’da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partinin farklı kimlikleri, inançları ve toplumsal kesimleri kapsayan “üçüncü yol” siyasetini anlatırken bütün kimlik ve cinslerin ortak zemini olduklarını ifade etti.
9 Haziran’da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 12. Yargı Paketi’nde LGBTİ+’ların varlığını ve haklarını hedef alan düzenlemelerin yeniden gündeme getirildiğini, bunun toplumsal cinsiyet eşitsizliğini büyüttüğünü ve temel insan haklarına aykırı olduğunu belirterek kazanılmış hakların pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.
23 Haziran’da Hatimoğulları, Onur Haftası etkinliklerini duyuran ve LGBTİ+ hakları konusunda paylaşım yapan sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerini ve Onur Haftası’ndaki polis şiddetini eleştirerek, yasak, sansür ve nefret politikalarına karşı ifade, örgütlenme ve demokratik hakların savunulmaya devam edileceğini söyledi.
Basın Toplantıları
Onur ayında basın toplantılarında hak temelli konuşmalar yer alsa da LGBTİ+ karşıtı siyasetin taraftarı olan vekillerin ayrımcı açıklamaları da yoğunlaştı.
4 Haziran’da DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 12. Yargı Paketi kapsamında cinsiyet uyum süreçlerinin zorlaştırılması, yaş sınırlarının yükseltilmesi ve yeni bürokratik engeller getirilmesi yönündeki girişimleri eleştirdi. Daha önceki yargı paketlerinde de benzer düzenlemelerin hak örgütlerinin itirazları sonucunda geri çekildiğini hatırlatan Ayan, kimlik hakkının ve kişinin kendi bedeni üzerinde söz ve karar hakkının temel haklar olduğunu vurguladı.
10 Haziran’da DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş da 12. Yargı Paketi tartışmalarına değinerek LGBTİ+’ların sürekli hedef gösterildiğini ve ayrımcılıkla mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekirken hak ve özgürlükleri daraltan bir siyasi iklim yaratıldığını belirtti. Beştaş, LGBTİ+’lara ilişkin düzenlemelerin eşitlik, insan onuru ve temel hakları esas alması gerektiğini ifade etti.
11 Haziran’da DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 12. Yargı Paketi taslağını kadınların ve LGBTİ+’ların haklarına müdahale eden ve hak ve özgürlükleri daraltan bir düzenleme olarak değerlendirdi. Koçyiğit, taslağın demokratik yasa yapımından uzak olduğunu ve cezalandırma merkezli bir hukuk rejiminin inşasına hizmet ettiğini söyledi.
17 Haziran’da HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, gençlik, kültür ve sanat politikalarını “ahlaki aşınma” çerçevesinde ele aldı. Yaz dizileri, konserler ve sanatçıların yaşam tarzları üzerinden aileyi zayıflattığını ve bireysel haz odaklı yaşam biçimlerini teşvik ettiğini düşündüğü içerikleri eleştiren Demir; kültür ve sanat politikalarının “nesillerin korunması”, aileyi güçlendirme ve manevi değerler temelinde yeniden şekillendirilmesini istedi.
18 Haziran’da HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, gençlerin manevi ve ahlaki gelişimini önceleyen sivil toplum kuruluşlarına kamu desteğinin artırılmasını savundu. Ramanlı, “ifsad şebekeleri” olarak tanımladığı yapılara karşı manevi değerleri koruyan ve yeniden inşa eden sivil toplum kuruluşlarının Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
23 Haziran’da HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, BM Kadın’ın Ankara’da ülke ofisi kurulmasına ilişkin düzenlemeyi hedef aldı. Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını “cinsiyetsizleştirme” ve “biyolojik cinsiyeti inkâr” olarak nitelendiren Demir, BM Kadın’ın Türkiye’deki etki alanının genişlemesine karşı çıktı ve düzenlemeyi İstanbul Sözleşmesi ile CEDAW çerçevesinin devamı olarak değerlendirdi.
25 Haziran’da Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 12. Yargı Paketi’nden daha önce gündeme gelen cinsiyet uyum süreçlerine ilişkin düzenlemelerin çıkarılmasını eleştirdi. Erbakan, cinsiyet uyum sürecine ilişkin yaş sınırının 18’den 25’e yükseltilmesi ve bu süreçlerdeki tıbbi müdahalelerin devlet tarafından karşılanmasının sınırlandırılması yönündeki düzenlemelerin pakette yer almamasını eksiklik olarak değerlendirdi.
30 Haziran’da HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir de 12. Yargı Paketi’nin son halini eleştirerek cinsiyet uyum süreçlerini daha sıkı şartlara bağlayacak düzenlemelerin pakete alınmamasını bir eksiklik olarak değerlendirdi. Demir, bu süreçleri “cinsiyet iptali” olarak nitelendirerek aile yapısı ve çocukların korunması çerçevesinde sınırlandırılması gerektiğini savundu.
Komisyon Toplantıları
Haziran ayındaki komisyon toplantılarında LGBTİ+’lar; dijital içeriklerin denetlenmesi ve çocukların korunmasına ilişkin tartışmalarda hedef gösterilirken, ceza infaz kurumlarındaki LGBTİ+ mahpusların maruz bırakıldığı işkence ve ayrımcılık iddiaları da İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun gündemine taşındı.
Okullarda Meydana Gelen Olaylar ile Çocukların Dijital Ortamlarda Karşılaştıkları Riskler Hakkında Meclis Araştırma Komisyonunda sunum yapan Kastamonu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, dijital oyunlarda cinsellik ve “LGBT propagandası” olarak nitelendirdiği içeriklerin çocuklara ulaşabildiğini ileri sürdü.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Netflix ve Telegram gibi platformlardan hareketle gençlerin belirli düşünce ve kimliklere yönlendirilebileceğini ileri sürdü. Ayrıca okulda şiddet olaylarıyla ilişkilendirdiği iki çocuğun ortak özellikleri arasında “cinsiyetsiz” olmayı da sayarak LGBTİ+ olmayı suçla ilişkilendirdi. AKP İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü, ise çocukların dijital ortamda şiddet ve nihilizmin yanı sıra “cinsiyetsizleştirme” ve “LGBT lobilerini destekleyen” içeriklerin bulunduğunu ileri sürdü.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, Eskişehir H Tipi Hapishanesinde tutulan LGBTİ+ mahpuslardan kendisine ulaşan mektupları gündeme getirerek ağır işkence, darp, sağlık hizmetine erişimin engellenmesi, tehdit, intihara sürükleme ve cinsel şiddet tehdidi iddialarını ayrıntılı biçimde aktardı. LGBTİ+ mahpusların tutulduğu koğuşlarda intihar ve intihar girişimlerine ilişkin istatistiklerin Meclisle paylaşılmasını isteyen Karaca, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun LGBTİ+ mahpusların bulunduğu bütün hapishanelerde inceleme yapmasını ve özellikle Eskişehir H Tipi ile Sincan Kadın Kapalı Hapishanesini yeniden ziyaret etmesini talep etti. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz ise işkence ve kötü muamele iddialarının değerlendirileceğini, gerekli adli ve idari incelemelerin yapılacağını ve LGBTİ+ mahpuslara ilişkin intihar verilerinin ayrıca incelenebileceğini ifade etti.
Yazılı Soru Önergeleri
Haziran ayındaki yazılı soru önergeleri, cezaevlerinde LGBTİ+ mahpuslara yönelik hak ihlalleri ile NATO Zirvesi öncesindeki operasyonlar ve gözaltılar etrafında yoğunlaştı.
12 Haziran’da EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Eskişehir Hapishanesi’nde LGBTİ+ mahpuslara yönelik darp, işkence, nefret söylemi, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve intihara sürükleme iddialarını Adalet Bakanlığı’nın gündemine taşıdı.
22 Haziran’da DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, Sincan Kadın Hapishanesi’ndeki süregelen hak ihlallerini sorarken trans mahpus Poyraz’ın ölümünde sorumluluğu bulunan hapishane idaresi hakkında adli veya idari soruşturma açılıp açılmadığını gündeme getirdi.
25 Haziran’da DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, NATO Zirvesi öncesinde siyasetçi, sendikacı, gazeteci, akademisyen, avukat ve LGBTİ+ aktivistlerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişinin şafak baskınlarıyla gözaltına alınmasının hukuki dayanağını sordu. Aynı gün DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sincan Kadın Hapishanesi’ndeki hak ihlallerine ilişkin önergesinde LGBTİ+ mahpuslara yönelik ayrımcı ve hak ihlali yaratan uygulamalara da yer verdi.
30 Haziran’da ise İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez NATO Zirvesi öncesindeki operasyonlarda tutuklanan kişilere ilişkin üç ayrı yazılı soru önergesi verdi. Bu önergelerde her ne kadar açıkça LGBTİ+ kimliğine atıf yapmasa da gazeteci ve LGBTİ+ aktivisti Yıldız Tar’ın durumunu da gündeme taşıdı.
Haziran ayında LGBTİ+’ların gündeminde ayrıca;
üniversitelerde bazı onur ayı etkinliklerinin engellenmesi, fiziksel müdahaleye uğraması ve disiplin soruşturmaları;
trans kadın Deniz Soydam’ın yaşamına son vermesi;
LGBTİ+ örgütlerinin ve aktivistlerin sosyal medya hesapları ile tanışma uygulamalarına getirilen toplu erişim engelleri ve
Aydın ve İstanbul Valiliği tarafından LGBTİ+ temalı işletmelere yönelik ayrımcı uygulamaları vardı.
Ancak bunlar meclis gündemine yansımadı.
Bu ay LGBTİ+ haklarını gündem eden milletvekilleri:
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları (2 kez)
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit (2 kez)
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki (2 kez)
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca (2 kez)
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş (1 kez)
DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez (1 kez)
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek (1 kez)
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan (1 kez)
Meclis izleme çalışmasında görev alan gönüllülerimiz; Cem Aydın, Emirhan, Gökçe, Şansal Gümüşpala ve Şerife Atak'a teşekkür ederiz.
Meclis Sözlüğü
Basın Toplantıları: Milletvekillerinin gerekli gördükleri konularda mecliste bu amaçla ayrılmış bir alanda görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilmesini sağlar.
Genel Kurul: TBMM'nin yasama ve denetim faaliyetlerine ilişkin her türlü işin görüşüldüğü ve karara bağlandığı en üst karar organıdır.
Grup Toplantıları: TBMM'de en az 20 milletvekili bulunan siyasi partiler, siyasi parti grubu kurabilmektedir. Bu gruplar genellikle haftada bir olmak üzere toplantılarda partilerinin politikalarını ve görüşlerini kamuoyuna aktarır.
Komisyonlar: Genel Kurul adına çalışmak üzere belli sayıda milletvekilinin katılımıyla oluşan, gündemdeki kanun tekliflerini genel kurul öncesinde görüşerek kabul eden, reddeden veya değiştiren ve karara bağladığı işlere ilişkin rapor hazırlayan kurullardır.
Kanun Teklifi: Bir ya da daha fazla milletvekilinin imzasıyla ve gerekçeli bir şekilde yeni bir kanun çıkarılması veya mevcut kanunun belli bir şekilde değiştirilmesi amacıyla hazırlanmaktadır.
Meclis araştırma önergeleri: En az bir milletvekili tarafından meclisin belirli bir konuda ayrıntılı bilgi edinmek ve raporlaştırmak üzere milletvekillerinin katılımıyla oluşturduğu özel bir komisyon oluşturması amacıyla verilir.
Yazılı soru önergeleri: Milletvekilleri tarafından yasama ve denetim faaliyeti içerisinde, Cumhurbaşkanı yardımcılarının ya da bakanların görev alanına giren konularda yanıtlaması için sunulan soruları içerir.
Genel görüşme önergeleri: Devleti ve toplumun genelini ilgilendiren konular üzerine mecliste milletvekillerinin katılımıyla genel görüşme açılması için verilir. Genel görüşme açılması siyasi parti grupları veya en az 20 milletvekili tarafından yazılı bir önergeyle istenebilir. Genel görüşmelerde herhangi bir oylama yapılmamakta ve karar alınmamaktadır.
Meclis soruşturma önergeleri: Meclisin salt çoğunluğunu sağlayacak sayıda milletvekili tarafından, görevde bulunan veya görevinden ayrılmış olan Cumhurbaşkanı yardımcılarının veya bakanların ya da parlamenter sisteminde görev yapmış olan başbakan veya bakanların görevleriyle ilgili işlerden dolayı cezai sorumluluklarını gerektiren fiillerin soruşturulması amacıyla verilir.
Daha fazla kavram için: https://www.tbmm.gov.tr/ParlamentoTerimleriSozluk
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.