
Kurye Hakları Derneği Yönetim Başkanı Mesut Çeki ile yaptığımız röportajda, Merve Yılmazeli için yapılan eylemden ve kurye haklarından bahsettik.
Merve Yılmazelli arkadaşımızın E-5’te katledilmesi, platform şirketlerinin hız baskısı ile trans kadınların kurumsal istihdamdan dışlanarak en tehlikeli iş kollarında çalışmak zorunda bırakılmasının kesiştiği çok net bir iş cinayetiydi.
ÜniKuir: Bize kendinizden söz eder misiniz? Neler yapıyorsunuz ve çalışmalarınızı nerelerden takip edebiliriz?
Mesut Çeki: Ben Mesut Çeki. Yıllardır iki teker üzerinde, İstanbul sokaklarında moto kuryelik yapıyorum. Aynı zamanda 2021 yılından bu yana, kurye emeğinin sesini doğrudan sahadan duyuran Kurye Haber platformunun kurucu editörüyüm.
Kurye Haber, bizim için sadece bir haber sayfası değil; kuryelerin kendi hak mücadelesinin öznesi haline geldiği yatay bir saha örgütlenmesidir. Bugün Instagram, X (Twitter), Facebook, TikTok, YouTube ve web sitemiz dahil olmak üzere tüm dijital platformları aktif olarak kullanıyor, toplamda 100 bini aşkın takipçimizle kuryelerin sesini kitleselleştiriyoruz.
Özellikle YouTube kanalımızı emek haberciliği doğrultusunda düzenli bir yayın alanı olarak değerlendiriyoruz; kuryelerle ve alan uzmanlarıyla sorun tespiti yapan, çözüm önerilerini haklar ekseninde masaya yatıran düzenli programlar üretiyoruz.
Türkiye'nin 81 ilinden 2000'i aşkın gönüllü kurye muhabirimizle sahadan anlık içerik üretiyoruz. Bu ağ, arka planda yüzlerce WhatsApp grubuyla doğrudan ve dolaylı olarak sürekli etkileşim halinde. Sayfalarımızda açtığımız tartışma postları ve forumlar sayesinde kuryeler kendi sorunlarını tartışıyor, hızlıca dayanışma ağları kuruyor ve bu tartışmalardan hareketle bizzat sokakta eylemler örgütlüyor.
Bu taban hareketine paralel olarak yürüttüğümüz diğer çalışma ise Kurye Hakları Derneği. Dernek çatısı altında, akademisyen gönüllülerimizle birlikte sahadaki sömürüyü veriye dökerek saha tabanlı raporlamalar yapıyor ve platform işçiliğine dair akademik çalışmalara zemin sunuyoruz. Ayrıca 2,5 yıldır Bianet’te kuryeliğe ve platform kapitalizminin dayattığı esnek sömürüye dair düzenli yazılar kaleme alıyorum.
Mücadelemizi yerelle sınırlı tutmuyoruz; ürettiğimiz tüm hak raporlarını İngilizceye çevirerek uluslararası kurumlarla paylaşıyoruz. Başta Uluslararası Taşımacılık Federasyonu (ITF) olmak üzere, dünya genelindeki pek çok uluslararası kurye örgütlenmesiyle çalışma ve mail gruplarında aktif iletişim halindeyiz, ulusötesi bir emek dayanışması örüyoruz.
Çalışmalarımızı sosyal medyada @kuryehaber ve @kuryehaklaridernegi hesaplarından takip edebilirsiniz.
ÜniKuir: “Kaza değil iş cinayeti” söylemi bilhassa İstanbul gibi metropollerde çalışan motor kuryeler için ne anlama geliyor paylaşabilir misiniz?
Mesut Çeki: Bizim için bu yollarda yaşananlar sıradan birer "trafik kazası" ya da "maganda dehşeti" değil; doğrudan yapısal bir sömürünün sonucu olan iş cinayetleridir. Moto kuryelerin iş yeri trafiktir ve trafik, dünyanın en tehlikeli, en korumasız çalışma alanlarından biridir. Moto kuryelik çok tehlikeli bir iş olmasına rağmen, uzun yıllardır yürüttüğümüz mücadele sonucunda ancak geçtiğimiz yıl "az tehlikeli" sınıfından "tehlikeli" işler sınıfına alınmasını sağlayabildik. Ama bu asla yeterli değildir. Kuryeliğin derhal "çok tehlikeli" meslekler sınıfına alınması, gerekli İSG önlemlerinin eksiksiz uygulanması ve platform şirketlerinin bu süreçteki yükümlülüklerinin sıkı sıkıya denetlenmesi şarttır.
Buradaki en büyük yapısal sorunlardan biri, şirketlerin kuryelerin sırtına yıktığı "esnaf kuryelik" modelidir. Sabit bir maaşı ve hiçbir iş güvencesi olmayan kurye, paket başı ücretlendirmeyle çalışmakta, yani ne kadar çok paket teslim ederse o kadar para kazanabilmektedir. Şirketlerin hız temelli reklamları ve algoritmik baskısı, hayatta kalmak için daha fazla paket atmak zorunda kalan kuryeyi kuralsızlığa itmektedir. Bu durum hem kuryenin kendi canını hem de trafikteki diğer tüm paydaşları tehlikeye atan ciddi bir sistem hatasıdır. Unutulmamalıdır ki, kuryelerin çalışma şartlarının güvenceli ve insani olması, aynı zamanda kent yaşamının ve sokakların da daha güvenli hale gelmesi demektir.
Her yıl açıkladığımız kurye ölümleri raporlarında rakamların önüne ısrarla "en az" ibaresini koyuyoruz. Çünkü bu veriler, resmi kurumların şeffafça paylaştığı rakamlar değil; bizim tamamen kendi imkanlarımızla, yerel basından ve sahadaki ağlarımızdan tespit edebildiğimiz ölümlerdir. Gerçek sayıların bunun çok daha üzerinde olduğunu biliyoruz. Türkiye'de ne toplam moto kurye sayısına ne de çalışırken hayatını kaybeden kuryelere dair hiçbir yetkili kurum resmi ve şeffaf bir veri paylaşmıyor. Bu kamusal denetimsizlik ve veri gizleme hali, kurye ölümlerinin sıradanlaşmasına hizmet eden çok ciddi bir sıkıntıdır. Kurye Hakları Derneği verilerine göre son 5 yılda en az 265, bu yılın ise henüz ilk 6 ayında en az 22 kurye arkadaşımızı çalışırken kaybettik. Bizler şirketlerin kar marjları için feda edilecek istatistikler değil, insanız, emekçiyiz.
ÜniKuir: Merve için İstanbul’da gerçekleştirdiğiniz eyleme nasıl karar verdiniz? Ne gibi tepkiler aldınız?
Mesut Çeki: Merve Yılmazelli arkadaşımızın E-5’te katledilmesi, platform şirketlerinin hız baskısı ile trans kadınların kurumsal istihdamdan dışlanarak en tehlikeli iş kollarında çalışmak zorunda bırakılmasının kesiştiği çok net bir iş cinayetiydi.
Kazanın hemen ertesi günü, yani 10 Temmuz’da Kurye Haber olarak olayı Instagram hesabımızdan duyurarak kamuoyunu ve kurye gruplarını harekete geçirdik. Merve’nin çalışma arkadaşları ailesine ulaşmak için seferber olduğunda acı bir gerçekle karşılaştık: Merve, trans kimliği nedeniyle uzun süredir biyolojik ailesiyle görüşmüyordu. 11 Temmuz’da durumun vahametini, yani ailesinin cenazeyi teslim almayacağı bilgisini ve yasal prosedürlerin yavaş ilerlemesi sebebiyle doğan "Kimsesizler Mezarlığı" riskini görerek İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne acil bir başvuru yaptık. Judith Butler'ın ifadesiyle karşımıza çıkan bu "yas hiyerarşisine" seyirci kalamazdık.
Kamuoyunda Merve'nin kimsesizler mezarlığına gitme riski çok ciddi bir kaygı oluşturmuştu. Biz hem Merve'ye karşı son görevimizi gerçekleştirmek hem de kamuoyuna Merve'nin ve hiçbir kuryenin yalnız olmadığını göstermek için bir anma sürüşü ve mezarlık anması organize etmeye karar verdik. 14 Temmuz'da Kurye Hakları Derneği, Motorlu Kurye İşçileri Derneği, KASK-DER ve Kask Meclisi olarak, "Merve'nin Arkadaşları" imzasıyla sosyal medya ve WhatsApp grupları üzerinden ortak bir çağrıda bulunduk.
15 Temmuz günü Beylikdüzü'nde toplandık. Motosikletlerimizin üzerine "Kurye Merve İçin Adalet" ve "Merve Yılmazelli'yi Unutmayacağız" yazılı afişler asarak Beylikdüzü'nden Silivri'ye bir adalet sürüşü gerçekleştirdik. Merve’nin amcası 12 Temmuz’da cenazeyi teslim almıştı; arkadaşımızın ailesinin katılımıyla Silivri Çanta Yeni Mezarlığı’nda toprağa verilmesi bizi bir nebze de olsa rahatlatmıştı.
O gün Merve'nin mezarı başında gerçekleştirdiğimiz anmanın en çarpıcı ve sembolik tarafı, mezarın etrafına kasklarımızı dizerek oluşturduğumuz çember oldu. O kasklar; sahada karşı karşıya kaldığımız risklere, güvencesizliğe ve yalnızlaştırmaya karşı işçilerin birbirine duyduğu mesleki saygının ve “sınıfsal kader ortaklığı”nın bir ifadesiydi.
Mezar başında yaptığımız ortak açıklamada kurye hareketine ve kamuoyuna şu gerçekleri haykırdık: Merve, çevresinde çok sevilen bir emekçiydi. Cinsiyet kimliğinden ötürü hayatta belki bizden çok daha fazla mücadele etmek zorunda kaldı, maruz kaldığı tüm engellere rağmen pes etmedi. Kimseye boyun eğmedi; ekmeğini iki teker üzerinde kazandı. Ama bir trafik magandasının kuralsızlığı onu aramızdan kopardı.
Merve can verdiğinde cebinden sadece 215 lira çıktı. Gecenin bir yarısı, canı pahasına yollarda olan bir kuryenin cebinden çıkan o 215 lira, aslında kapitalizminin bizlerin hayatına biçtiği değerin, parlatılan "yüksek kazanç" mitlerinin arkasındaki o acı sömürünün çıplak özetidir.
Kamuoyuna ilan ettik: Merve bu yollarda kaybettiğimiz ne ilk ne de son arkadaşımız. Kurye Hakları Derneği verilerine göre son 5 yılda en az 265, bu yılın ilk 6 ayında en az 22 kurye çalışırken hayatını kaybetti. Bizler istatistik değiliz; insanız, emekçiyiz! Hukuki mücadelemiz için İHD'ye başvurarak adli süreci takip edeceğimizi, Merve'yi de davasını da yalnız bırakmayacağımızı belirttik. Nitekim yürüttüğümüz bu ısrarlı takibin ve sahadaki kurye arkadaşlarımızın kanıt niteliğindeki video teslimlerinin de etkisiyle, Merve’ye arkadan çarparak ölümüne sebep olan ve olay yerinden kaçan firari şoförün yakalanıp tutuklandığı bilgisini aldık. Bu tutuklama moto kurye hareketi için olumlu bir gelişmedir ancak mücadelemiz bitmedi. Failin hak ettiği en ağır cezayı alması ve adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi için davanın peşini bırakmayacağız. Merve kardeşimize mezarı başında söz verdik: Emeğin, mücadelen ve onurun bize emanettir; seni unutmayacağız, unutturmayacağız.
Tepkilere gelirsek; erkek egemen bir demografik yapıya sahip olan ve kendi içinde de çeşitli önyargıları barındıran kuryelik mesleğinde, bu vaka vesilesiyle ayrımcı yaklaşımların tamamen ortadan kalktığını söylemek elbette gerçekçi olmayacaktır. Ancak Merve’nin kaybı karşısında, özellikle onu yakından tanıyan iş arkadaşlarının sosyal medyadaki az sayıda dışlayıcı ve olumsuz yorumlara karşı gösterdiği sahiplenici tutum, tüm farklılık ve çeşitliliklerimize rağmen sınıf dayanışmasını ve ayrımcılığa karşı tepkiyi göstermesi açısından çok önemli bir örnek oluşturdu. Kuryelerin önemli bir kısmı bu dışlayıcı ifadelere karşı durarak Merve’nin her gün kendileriyle aynı koşullarda emek veren bir meslektaşları olduğunu vurguladı. Sektördeki yapısal önyargıların ve kültürel engellerin varlığına rağmen, yollardaki ortak riskler ve benzer çalışma şartları mesleki bir sahiplenmeyi beraberinde getirdi. Merve’nin cinsiyet kimliğinden ziyade, aynı koşullarda ter döken bir kurye olduğu gerçeği, kuryelerin bu üzücü olayda omuz omuza durmasını sağlayan temel zemin oldu.
ÜniKuir: Kurye Hakları Derneği’nin kuruluşundan bugüne toplumsal cinsiyet politikasının nasıl belirlendiğini paylaşabilir misiniz? Kuryelerin işçi güvenliği ve sağlığı politikalarından ve bu politikaların trans ve LGBTİ+’ları kapsayıcılığından söz edebilir miyiz?
Mesut Çeki: Kurye Hakları Derneği olarak temel değerlerimizde çok net bir ilke koyduk: Irk, etnik köken, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği dahil olmak üzere her türlü ayrımcılığı ve şiddeti reddediyoruz.
Sektörün erkek egemen yapısı içinde kadın kuryelerin karşılaştığı ayrımcılığa karşı dayanışma ağları kurarken, trans ve LGBTİ+ kuryelerin de bu alandaki varlığından haberdarız. Dönem dönem sahada çalışan LGBTİ+ arkadaşlarımızla da temaslarımız oldu. Fakat açık kimlikli olarak faaliyetlerimizde yer alma talebiyle karşılaşmadık. Muhtemelen sektörün erkek egemen yapısından dolayı ayrımcılığa uğrama ve dışlanma kaygısı açık kimlikli hak mücadelesini zorlaştırmıştır.
Ancak Merve’nin sürecinden sonra, yine aynı bölgede çalışan bir trans kadın arkadaş çalışmalarımızdan haberdar olarak bizimle daha düzenli bir ilişki kurma isteğini ifade etti. Bu temasların önümüzdeki süreçte artabileceğini düşünüyoruz.
Merve’nin ölümünün kuryeler tarafından sahiplenilmesi ve bu süreçte bizim dernek ve platform olarak tereddüt göstermeksizin sergilediğimiz net tutumun, farklı cinsel kimliklerdeki ve yönelimlerdeki kurye arkadaşların da bize ulaşma kanallarını açacağını tahmin ediyoruz.
Bizim için İş Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) sadece kask, mont veya fiziki kazalardan korunma yöntemlerinden ibaret değildir. Sahada örülen sınıf dayanışması, işçilerin ruh sağlığı ve bütünlüğü bakımından da hayati bir önem taşımaktadır. Bir işçinin kimliği, yönelimi ya da göçmenliği nedeniyle sahada maruz kaldığı ayrımcılık, dışlanma, yalnızlaştırma ve nefret söylemi de doğrudan işçi sağlığını tehdit eden birer iş güvenliği sorunudur.
Kurye emeğini ve haklarını savunurken patronların göçmen kuryeleri daha güvencesiz çalıştırma pratiklerine karşı durduğumuz gibi, trans kuryelerin de bu güvencesiz düzende haysiyetli ve eşit çalışma hakkını savunuyoruz. Hak mücadelesi yollarda ter döken hiç kimseyi dışarıda bırakamaz. Motosikletlerimizi yalnız sürsek de asla yalnız yürümüyoruz.
ÜniKuir: Bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz. Bitirirken ÜniKuir takipçilerine söylemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Mesut Çeki: Öncelikle bize bu alanı açtığınız ve bu önemli soruları yönelttiğiniz için ÜniKuir ekibine ve takipçilerine çok teşekkür ederiz.
Toplumsal önyargılarla ve ayrımcı pratiklerle bizleri istihdamın dışına itmeye, en güvencesiz ve korumasız alanlara mahkum etmeye çalışan bu düzene karşı yollarda da sokaklarda da omuz omuza durmaya devam edeceğiz.
Sermayenin sömürüsüne, toplumsal hayatın ve piyasanın dayattığı her türden eşitsizliğe ve güvencesizliğe karşı yollarda da sokaklarda da gaz kesmeden mücadeleye devam! Hiçbir arkadaşımızı asla yalnız bırakmayacağız.
Linkler:
https://www.instagram.com/kurye_haber/
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.