
"Fakülte önüne çekilen akordiyon barikatlarını yıktık. Yıkılan barikatlar üzerine de gökkuşağı bayrağı diktik."
17 Ekim günü 11. Yargı Paketi hakkında olmak üzere, Hacettepe Üniversitesi Beytepe kampüsünde bir basın açıklaması okundu. Bu sırada yemekhane eylemleri devam ediyordu. Kitle yemekhaneye, sonra rektörlük binasına yürüdü. Kalabalığın bir kısmı orada ablukaya alındı ve şiddet gördü. Öğrencileri “hala slogan atıyorsun” diyerek gözaltına aldılar. Fenalaşan bir kişiyi de o bahaneyle gözaltına aldılar. LGBTİ+ bayrakları ile yapılan Onur Ayı ve diğer basın açıklamaları sonrası şiddet ve gözaltı daha çok oldu.
X ve Güneş: Queer Deer 2 Temmuz 2025 günü ikinci kez kapatıldı. Uzaklaştırma aldığımız disiplin soruşturmaları da bu yıl, yani 2025’in Nisan ayında oldu. Kayyım rektörlük, 28 Nisan’da Beytepe kampüsünde yer alan Hukuk Fakültesi’nde Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu’nu düzenledi ve bu sempozyum için tüm üniversite bileşenlerinin Hacettepe uzantılı mailine davet geldi. Hatta, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bu sempozyuma katıldı. Kayyım Rektör Cahit Güran’ın da sempozyuma katılımı bekleniyordu ama gelmedi.
Sempozyum öncesi kampüse afişlemeler yapıldı. Sempozyumun olduğu gün sempozyuma dinleyici olarak katılmak istediğimizi belirtince Özel Güvenlik Birimi (ÖGB) buna izin vermedi. ÖGB, sempozyuma katılmak için hukuk öğrencisi olmanın gerekli olduğunu söyledi. Oysaki, sempozyum için davetiye tüm üniversite bileşenlerinin Hacettepe uzantılı mailine atılmıştı, sadece hukuk fakültesi öğrencilerine değil. Bunun üzerine sempozyumun olduğu hukuk fakültesi dışında öğrenciler olarak eyleme başladık. Fakülte önüne çekilen akordiyon barikatlarını yıktık. Yıkılan barikatlar üzerine de gökkuşağı bayrağı diktik. Eylemin başlaması üzerine kampüse çevik kuvvet geldi ve bakanı dışarı çıkardı. Fakülte önünde eylem öğrenciler olarak düzenlediğimiz forum ile devam etti.
Güneş: 28 Nisan’dan birkaç hafta sonra, Beytepe kampüsünde 3-4 gün süren Onur Ayı etkinliklerine başladık. Etkinliklerin olacağı hafta boyunca gerek sağ-muhafazakâr gruplardan gerek ÖGB veya polis tarafından bir müdahale bekledik, ama son güne kadar bir sorun yaşamadan etkinliklerimizi yaptık. Sadece son gün planlanan Hacettepe Onur Yürüyüşü’ne çevik kuvvet müdahale ederek yürümemize engel oldu. Ancak devasa bayrağımızla basın açıklamamızı okuduk. Bence aile yılında bunu yapabilmek bir başarıydı, nitekim Hacettepe’de düzenli bir Onur Ayı kutlaması daha önce yoktu.
Barkın: 28 Nisan’daki Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu’na girmeye çalışınca ÖGB, sempozyumun sadece aile ve tüketici bilimlerine özel olduğu iddia etti. Bu sene ise (2026) aile yılı için bir şey yapılamadı, çünkü 2025 yılında olanlar ve devam eden disiplin soruşturmaları kampüsteki eylemliliği çokça kırdı. Çevik kuvvetin Beytepe Kampüsü’ne girdiği ilk eylem, bu sempozyum için gösterilen direniş oldu. Sonrasında ise çevik kuvvet Beytepe Kampüsü’nden hiç ayrılmadı. Hatta Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu’na karşı gerçekleştirilen eylemde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş arka kapıdan çıkarılmak zorunda kalmıştı.
X: 11 Haziran’da bölümüme mektup geldi. Mektupta savunmaya çağırılıyordum. 28 Nisan’da Beytepe Kampüsü’nde sempozyumu protesto etmek için Hukuk Fakültesi önüne izinsiz çağrı yaptığıma dair bir suçlama gördüm. Gelen kâğıtta güvenlik ile öğrenciler arası arbede çıktığı yazmış. Fiziki arbedeye, bariyerin kırılmasına ve bir güvenliğin kaburgasının kırılmasına sebep olduğum gerekçeleri ile savunmaya çağırıldım. 23 Haziran’da savunmaya gittim. Savunmamda izinsiz eylem diye bir şey olmadığına; öğrenciler olarak barışçıl protesto hakkımızı kullandığımıza ve ÖGB’nin barışçıl olmadığına değindim. Bana sözlü soru sorulmadı, sadece yazılı savunma yaptım. En son, yaklaşık bir ay öncesinde eski bir soruşturmamdan yanıt geldi. Yanıtta, kamu malına zarar vermek ve güvenliğin görevini “cebir ve şiddetle” engellemekten uzaklaştırmam istendi. Buna da bir savunma yazdım. İkinci savunmam sonrasında soruşturmanın çıktısını ve kanıtların bir kopyasını istedim. Kayyım rektörlük sadece yazılı soruşturmanın raporunu verdi. Bu raporda kamera kayıtlarında kimlerin görüntülendiği ve ÖGB beyanları gibi veriler yer alıyordu. Yine yakın zamanda, birkaç hafta önce, iki suçlamadan daha uzaklaştırma kararı geldi.
Güneş: Bana Ekim 2025’te bir tebligat geldi diye hatırlıyorum, hangi ay olduğundan emin değilim. Gelen soruşturma kağıdına baktığımda, çoğu öğrenciye aynı üst yazıyla suçlama yöneltildiğini gördüm. Kişiselleştirilmiş bir suçlama olmadığı gibi herhangi bir delil de sunulmadı tarafımıza. Savunma yazılı istendiği için bu çerçevede, X’in de anlattıklarının dahil olduğu bir savunmayı avukatımla beraber hazırlayarak götürdüm. Gittiğimde birkaç arkadaşıma daha aynı yazıyla soruşturmanın tebliğ edildiğini gördüm. Yazılı savunmamızı teslim etmemiz gereken hoca o gün yerinde olmadığı için, sekreterine savunmalarımızı teslim ettik. Hukuki açıdan burada da bir usulsüzlük var zaten. Mayıs 2026’da tekrar fakülteye bir zarf gelmesiyle hakkımda 1 dönem uzaklaştırma istendiğini öğrendim. Sonrasında tekrar bir savunma hazırlayarak bu sefer fakültemin öğrenci işlerine teslim ettim. Hakkımda daha önce herhangi bir uyarı veya kınama cezası olmadığı için uzaklaştırma cezası usulen istenemez. Bunu son savunmamda belirttim, ama henüz sonuçlanmadı.
Sadece benim dosyamda olan, tek cümle ile vurgulanmış bir yer var. O da yere siyah sprey boyayla yazılama yapmak, asfalta. Uzaklaştırma isteminde sadece bu suçlamayı ileri sürmüşlerdi kamu malına zarar olarak.
Soruşturmalara dair yazdığımız habere ulaşmak için tıklayınız.
Barkın: Benim suçlamama verdiğim itirazda da pişmanlık belirtisi olmadığı için kınamaya çevirmiyoruz tarzı bir ifade yer alıyordu. Ben sadece cebir ve şiddetten 2 yarıyıl uzaklaştırma aldım. En yakın zamanda da yemekhane protestolarına katıldığım için de bir uzaklaştırma geldi.
X: Herhangi bir hareketimiz bahane edilerek soruşturma açılıyor. Şu an 10-12 soruşturmam var. Cevaplanan soruşturmalar ile uzaklaştırma sürem 2 ay oldu. Disiplin suçu var göründüğü için de bu cezalar katlanıyor. Cezaların hepsi kampüs içindeki eylemliliklere yönelik. Öğrenci gruplarını güvenliğe karşı kışkırtmaktan aldığım uzaklaştırma cezalarım var.
Barkın: Destek görmüyoruz, görmeye dair de umudumuz yok. İlk soruşturmamda o zamanki bölüm başkanım beni aramış ve avukata ihtiyacım olup olmadığını sormuştu. Yurdum Kafe'nin erken kapanmasını protesto ederken Edebiyat Fakültesi kapısı önünde nöbet tutmak iyi bir direnişti. Buna rağmen ciddiye alınmıyor dayanışmamız. İnsanlar desteğe gelmiyor, soruşturmadan korkuyorlar.
Güneş: Benim henüz onaylanmış bir uzaklaştırma cezam olmadığı için kendi deneyimim çok kısıtlı, ama hocalarım beni gördükçe soruyorlar ne oldu ne bitti diye. Benim de soruşturma süreçlerimle ilgililer genel olarak. Ama bu benim fakültemle ilgili istisnai bir durum, onun da farkındayım.
X: Durumumuza ilgili hocalarımız var. Hatta soruşturma komisyonunda bir hocam vardı. Savunmamda yardımcı olan bir hocam da oldu. Yürütmeyi durdurma kalkmıştı, bu sebeple birkaç sınava giremedim ama yürütme sonradan tekrar çıktı. Hocalar dilekçe yazmada çok yardımcı oldu. Sınav tarihi belirlememde de yardımcı oldular. Dekan yardımcısından dikkatli ol lafını da duydum.
Barkın: 19 Mart sürecinde Queer Deer, kapatılması girişimleri sebebiyle çok destek gördü. Bu destek zamanla azaldı. Queer Deer’in kendini yalnızlaştırdığını da görüyorum. Queer Deer ile dayanışma artık iyi ilerlemiyor. Örneğin bir forum alacaktık, ancak Queer Deer pride forumunu aynı güne koydu.
Kariyer toplulukları gibi topluluklar zaten pek umursamıyor bunları. Ama topluluklar da genel olarak kampüs gündemini takip etmiyor. En çok sol örgütlerden destek geliyor.
Güneş: Burada şunu unutmamak lazım; geçen sene Onur Ayını örgütlemek için Hacettepe Kuir Dayanışma kuruldu ve onur ayı etkinlikleri çoğunlukla buradan örgütlendi. Bu sene yürüyüş planlanırken Queer Deer burayla bir iletişim kurmadığı gibi o iletişim ağı üzerinden onur etkinlikleri duyurulmadı bile. O noktada eylemlilik ve dayanışmanın kırıldığı yönünde umutsuzum ben de, Barkın’a katılıyorum.
Mesela, Arya hayatını kaybettiğinde bir basın açıklaması gerçekleştirecektik. Çağırıcı Queer Deer olmasına rağmen o gün oraya yalnızca Kuir Dayanışma vardı. Planlamada yine Queer Deer ile bir iletişim kurulamadığı için biz o gün o açıklamayı yapamadık, ertelemek zorunda kaldık. Aynı gün ütopya topluluğu standı da vardı ve orada 5-10 kişi kendimizi onların önüne atıp tehlikeye sokmaktan başka bir şey yapmamış olduk.
Güneş ve Barkın: Kadın dayanışması konusunda ise Hacettepe Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu’ndan (HÜKÇAT) destek alamıyoruz. HÜKÇAT’ın transfobik söylemleri var. Örneğin Eylül Cansın’ı mor duvara eklemek istediğimizde “gerçek kadın değil” beyanını işittik.
X: Kayyım rektörlüğün yürüttüğü soruşturmalarda amaç göz korkutma. Bu da başarılı oldu, en azından kendim için öyle düşünüyorum. Okul bitene kadar çok şeye katılmam kafasındayım. Soruşturmalar dayanışmayı çok kırdı.
Güneş: X’e katılıyorum, soruşturmalar dayanışmayı kırdı. Örgütlü insanları da örgütsüz insanları da çok kırdı. Geçen seneye kıyasla dayanışmada çok düşüş var; kampüsten çekilme var. Geçen sene yine de “aile yılı”na rağmen kampüste lubunya görünürlüğü kazandık bir şekilde.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.