
Şubat’ta Meclis’te LGBTİ+’lar hem nefret söylemiyle hedef alındı hem de hak temelli önergelerle gündeme taşındı.
Gönüllülerimizle birlikte yürüttüğümüz meclis izleme çalışması kapsamında Şubat ayında TBMM’de LGBTİ+ haklarını içeren yasama ve denetim faaliyetlerini sizler için derledik.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde Şubat ayında;
Genel Kurul 11 kez toplandı, bu toplantılardan LGBTİ+’lardan 3 kez hak temelli,4 kez ayrımcı biçimde söz edildi.
İzleme kapsamında olan meclis komisyonları toplamda 19 kez toplandı. LGBTİ+’lar 2 kez nefret söylemiyle hedef alındı.
Milletvekilleri tarafından 98 basın toplantısı yapıldı. Bunların 5’inde nefret söylemi üretilirken 2’sinde hak temelli söylem yer aldı.
Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin düzenlediği 20 grup toplantısının 1’inde hak temelli söylem benimsenirken 2’sinde LGBTİ+’lara karşı ayrımcı söylem üretilmiştir.
61 kanun teklifi verildi. 1’inde LGBTİ+ hakları yer aldı.
182 meclis araştırma önergesinin 1’inde LGBTİ+ hakları yer aldı.
1.779 yazılı soru önergesi sunuldu. Bunların 6’sı LGBTİ+’lar haklarına ilişkindi.
Genel Kurul
Şubat ayındaki Genel Kurul görüşmelerinde LGBTİ+’ları hedef alan ayrımcı ve damgalayıcı söylemler ile buna karşı hak temelli itirazlar yan yana öne çıktı. HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, İstanbul Sözleşmesi, cinsiyet eşitliği ve laiklik tartışmalarını İslam karşıtlığıyla ilişkilendiren bir konuşma yaparak toplumsal cinsiyet eşitliği savunusunu hedef aldı. Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, popüler kültür ürünleri ve dijital içerikler üzerinden gençlerin “millî ve manevi değerlerden uzaklaştırıldığını” savunarak kültürel alanda ahlakçı bir çerçeve kurdu. AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, çocukların “LGBT lobilerine bırakıldığı” iddiasını dile getirerek LGBTİ+’ları tehdit unsuru olarak gösteren bir söylem benimsedi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, İstanbul’daki barınma krizinin özellikle göçmenleri, kadınları ve LGBTİ+’ları daha ağır etkilediğini vurgulayarak ekonomik krizin eşitsiz sonuçlarına dikkat çekti. Aynı oturumda AKP Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, LGBTİ+’ları “özendirme” ve “sapkın ideolojiler” söylemiyle hedef alırken, aile ve dini değerler ekseninde dışlayıcı bir dil kullandı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, kadınlara yönelik suçlarda cezasızlık politikalarının LGBTİ+’ların kriminalize edilmesi ve nefret söyleminin yaygınlaşmasıyla birlikte işlediğini, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından koruma mekanizmalarını zayıflattığını ifade etti. DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise kadınları ve LGBTİ+’ları selamlayarak 8 Mart için çağrı yaptı.
Komisyon Toplantıları
Şubat ayındaki komisyon toplantılarında çocukların korunması ve dijital güvenlik başlıkları altında LGBTİ+’ları doğrudan hedef alan söylemler öne çıktı. 3 Şubat’ta İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda AKP Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, kamuoyunda “Epstein belgeleri” olarak anılan tartışmalara atıfla çocukların dijital ve küresel ağlar üzerinden çeşitli risklerle karşı karşıya kaldığını savundu; bu çerçevede LGBTİ+ örgütlerini ve “LGBTİ+ propagandaları”nı çocuk güvenliği açısından tehdit olarak tanımladı. Katırcıoğlu ayrıca yaş doğrulama, ebeveyn izni, filtreleme sistemleri, ekran süresi kısıtlamaları ve çocuklara yönelik LGBTİ+ içeriklerinin engellenmesi gibi önerileri alt komisyon raporunun temel başlıkları arasında sıraladı. 4 Şubat’ta ise Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenlerin Araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nda AKP İstanbul Milletvekili Ümmügülşen Öztürk, komisyonda sunum yapan bir vakfın çalışma yöntemini eleştirirken LGBTİ+ dernekleriyle iş birliğini olumsuz bir unsur olarak gösterdi ve LGBTİ+ karşıtlığını açıkça ifade eden bir tutum sergiledi.
Grup Toplantıları
Şubat ayındaki grup toplantılarında hem LGBTİ+’ları hedef alan ayrımcı söylemler hem de gençlerin hak ve özgürlüklerine ilişkin kapsayıcı bir yaklaşım öne çıktı. 3 Şubat’ta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ahlaki çöküş, toplumsal değerlerin aşınması ve “kirli ilişkiler” üzerinden kurduğu konuşmasında, açıkça isim vermese de LGBTİ+’ları da hedef alan dışlayıcı ve damgalayıcı bir çerçeve kullandı. 24 Şubat’ta DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise özellikle LGBTİ+ gençlerin kampüslerde hedef gösterildiğini, kulüplerinin kapatıldığını, etkinliklerinin yasaklandığını ve dijital alanın “güvenli internet” söylemiyle daraltıldığını belirterek; gençlerin kimlikleri ve cinsel yönelimleriyle eşit yurttaş olarak yaşayabildiği bir ülke çağrısı yaptı. 25 Şubat’ta AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da çocukların ve gençlerin korunması söylemi içinde “sapkınlık” ifadesini kullanarak milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaştırıcı bir dil benimsedi.
Basın Toplantıları
Şubat ayındaki basın toplantılarında LGBTİ+’ları hedef alan ayrımcı söylemler ile buna karşı hak temelli eleştiriler birlikte öne çıktı. 10 Şubat’ta HÜDAPAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, aile temalı kamu projelerinde yer alan kişilerin “ahlaki” duruşunun önemine vurgu yaparak LGBTİ+’ları “gayr-ı ahlaki yaşam biçimleri” üzerinden hedef alan bir değerlendirmede bulundu. 11 Şubat’ta HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, İstanbul Sözleşmesi ve cinsiyet eşitliği savunusunu “İslam karşıtlığı” ile ilişkilendiren ve bu aktörlerin “karantinaya alınması” gerektiğini ima eden bir söylem kullandı.
18 Şubat’ta DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, LGBTİ+’lara yönelik yeni yargı düzenlemeleriyle hak ihlallerinin derinleştiğini, cinsiyet uyum sürecine erişimin zorlaştırıldığını ve insanların kimlikleri nedeniyle baskı altına alındığını belirterek eşit yurttaşlık vurgusu yaptı. Aynı gün MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, dijital platformlardaki içerikleri hedef alarak LGBTİ+’ları aşağılayıcı ifadelerle anarken; EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, LGBTİ+’lara yönelik gözaltı, tutuklama ve yargı süreçlerini “cadı avı” ve sistematik baskı olarak nitelendirdi.
24 Şubat’ta HÜDAPAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, kültür-sanat alanında devlet desteklerinin “ahlaki ölçütlere” göre belirlenmesi gerektiğini savunarak LGBTİ+’ları dolaylı biçimde hedef alan bir çerçeve kurdu. 25 Şubat’ta ise HÜDAPAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, gençliğin dijital içerikler ve popüler yayınlar aracılığıyla “ahlaki tehditler” altında olduğunu ileri sürerek, bu içeriklere karşı daha sıkı denetim ve kontrol mekanizmaları çağrısında bulundu ve toplumsal değerler ekseninde sınırlayıcı bir yaklaşımı savundu.
Kanun Teklifleri
3 Şubat’ta DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Türk Ceza Kanunu’nda nefret saiki kavramının açık biçimde tanımlanmasını ve nefret saikiyle işlenen suçların daha etkili biçimde düzenlenmesini amaçlayan bir kanun teklifi sundu. Teklifte cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği açıkça korunan kategoriler arasında sayılarak LGBTİ+’lara yönelik nefret suçlarının görünür kılınması ve ceza hukuku bakımından tanınması hedeflendi.
Meclis Araştırma Önergeleri
24 Şubat’ta DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç, kadına yönelik şiddetin ve kadın ölümlerinin nedenlerinin araştırılması ile alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla sunduğu meclis araştırma önergesinde, şiddet mağduru transların maruz kaldığı ve görünmezleştirilen risklere de dikkat çekti.
Yazılı Soru Önergeleri
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel hakkında interseks hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla dava açılmasını meclis gündemine taşıdı. Aynı gün Özgül Saki, LGBTİ+’lara yönelik ceza yargılamalarında ve cezaevlerinde ortaya çıkan ayrımcı muameleye ilişkin Adalet Bakanı’na ayrı bir yazılı soru önergesi sundu. 26 Şubat’ta yine Özgül Saki, e-reçete sisteminde hormon replasman terapisinde kullanılan ilaçların reçete edilememesini Sağlık Bakanı’na sorarak transların sağlık hizmetlerine erişiminde ortaya çıkan yeni engellere dikkat çekti. Aynı tarihte DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki İzmir Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan trans bir mahpusun maruz kaldığı hak ihlallerini gündeme ayrı ayrı taşıdılar. 27 Şubat’ta DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın da aynı cezaevindeki trans mahpusun yaşadığı ihlallere ilişkin ayrı bir yazılı soru önergesi vererek konunun takibini sürdürdü.
Şubat ayında LGBTİ+’ların gündeminde ayrıca; İstanbul Medeniyet Üniversitesinde düzenlenen LGBTİ+ karşıtı etkinliği protesto ettikleri için disiplin cezası verilen öğrenciler, Marmara Üniversitesinde düzenlenen LGBTİ+ karşıtı etkinlik, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 12. Yargı Paketi’nde LGBTİ+ karşıtı yasa maddelerinin yer alabileceğine ilişkin açıklaması, AKP’nin düzenlediği “İnsan Hakları ve Aile Zirvesi”, İzmir’de trans kadın Samira’nın keyfi biçimde gözaltına alınması vardı. Ancak bunlar meclis gündemine yansımadı.
Bu ay LGBTİ+ haklarını gündem eden milletvekilleri:
Meclis izleme çalışmasında görev alan gönüllülerimiz; Cem Aydın, Emirhan, Gökçe, Şansal Gümüşpala ve Şerife Atak
Görsel tasarım sürecinde görev alan gönüllümüz: Melis
Meclis Sözlüğü
Basın Toplantıları: Milletvekillerinin gerekli gördükleri konularda mecliste bu amaçla ayrılmış bir alanda görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilmesini sağlar.
Genel Kurul: TBMM'nin yasama ve denetim faaliyetlerine ilişkin her türlü işin görüşüldüğü ve karara bağlandığı en üst karar organıdır.
Grup Toplantıları: TBMM'de en az 20 milletvekili bulunan siyasi partiler, siyasi parti grubu kurabilmektedir. Bu gruplar genellikle haftada bir olmak üzere toplantılarda partilerinin politikalarını ve görüşlerini kamuoyuna aktarır.
Komisyonlar: Genel Kurul adına çalışmak üzere belli sayıda milletvekilinin katılımıyla oluşan, gündemdeki kanun tekliflerini genel kurul öncesinde görüşerek kabul eden, reddeden veya değiştiren ve karara bağladığı işlere ilişkin rapor hazırlayan kurullardır.
Kanun Teklifi: Bir ya da daha fazla milletvekilinin imzasıyla ve gerekçeli bir şekilde yeni bir kanun çıkarılması veya mevcut kanunun belli bir şekilde değiştirilmesi amacıyla hazırlanmaktadır.
Meclis araştırma önergeleri: En az bir milletvekili tarafından meclisin belirli bir konuda ayrıntılı bilgi edinmek ve raporlaştırmak üzere milletvekillerinin katılımıyla oluşturduğu özel bir komisyon oluşturması amacıyla verilir.
Yazılı soru önergeleri: Milletvekilleri tarafından yasama ve denetim faaliyeti içerisinde, Cumhurbaşkanı yardımcılarının ya da bakanların görev alanına giren konularda yanıtlaması için sunulan soruları içerir.
Genel görüşme önergeleri: Devleti ve toplumun genelini ilgilendiren konular üzerine mecliste milletvekillerinin katılımıyla genel görüşme açılması için verilir. Genel görüşme açılması siyasi parti grupları veya en az 20 milletvekili tarafından yazılı bir önergeyle istenebilir. Genel görüşmelerde herhangi bir oylama yapılmamakta ve karar alınmamaktadır.
Meclis soruşturma önergeleri: Meclisin salt çoğunluğunu sağlayacak sayıda milletvekili tarafından, görevde bulunan veya görevinden ayrılmış olan Cumhurbaşkanı yardımcılarının veya bakanların ya da parlamenter sisteminde görev yapmış olan başbakan veya bakanların görevleriyle ilgili işlerden dolayı cezai sorumluluklarını gerektiren fiillerin soruşturulması amacıyla verilir.
Daha fazla kavram için: https://www.tbmm.gov.tr/ParlamentoTerimleriSozluk
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.