GSÜ Mezuniyet töreninde bölüm birincisi; gazeteciler, aktivistler, öğrenciler, kadınlar, kuirler ve kampüsteki hayvanlar için söz kurdu
Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde Fen Edebiyat Fakültesi bölüm birincisi; gazeteciler, aktivistler, öğrenciler, kadınlar, kuirler ve kampüsteki hayvanlar için söz kurdu.
Galatasaray Üniversitesi’nde 1 Temmuz 2026’da düzenlenen mezuniyet töreninde Fen Edebiyat Fakültesi bölüm birincisi, konuşmasına kendisini destekleyenlere teşekkür ederek başladı. Kısa konuşma yapmasının istendiğini belirten öğrenci, üniversite eğitiminin kendisine kattıklarından bahsederken sözünü kampüsün ve ülkenin politik gündemine getirdi.
Mezuniyet konuşmasında öğrenci direnişlerine, Türkiye’de derinleşen baskı ortamına ve farklı toplumsal kesimlerin maruz bırakıldığı hak ihlallerine değinen öğrenci; gazetecilerin, aktivistlerin, öğrencilerin, kadınların ve kuirlerin baskı, yaptırım ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakıldığını hatırlattı.
Öğrenci konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“...veya haklarında cezai yaptırımda bulunulan onlarca gazeteci, aktivist ve öğrenci; yalnızca bu düzende var olmak istedikleri için ötekileştirilen, dışlanan, sesleri çok yüksek çıktığı ve normlara aykırı oldukları gerekçesiyle susturulmak istenen kuir arkadaşlarım...
Hayatlarının güvencesizliği, ölümlerinin münferit olaylar olarak incelenmesiyle son bulan kadınlar...”
Konuşmasının devamında öğrenci, kampüsteki hayvanlara da ayrıca değindi. İclal Naz, Leyla ve nicesini “okulun asıl sahipleri” olarak anan öğrenci, kampüs kedilerinin Galatasaray Üniversitesi’nin hafızasının ve gündelik yaşamının parçası olduğunu vurguladı:
“Neyse ki bu okulda hiç çekinmeden adını söyleyebildiğimiz okulun asıl sahipleri: Sütlaç Mert, Leyla ve nicesi...
Bizden çok önce buradaydılar, biz gittikten sonra da burada olacaklar. Galatasaray Üniversitesi’ni ve burada geçirdiğimiz yılları onlarsız düşünemeyiz. Kampüs düzenine aykırı bulundukları gerekçesiyle onların beslenme ve barınma hakkı engellenemez.
Arkadaşlarım ve hocalarım, her şey için teşekkür ederim. Dilerim ki diplomanız ömrünüzün sonuna kadar cebinizde kalır.”
Konuşma, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin sahneden kurduğu sözün yalnızca bireysel bir başarı anlatısıyla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda kampüslerde ve ülkede yaşanan hak ihlallerine karşı politik bir hafıza alanına dönüştüğünü hatırlattı.
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.