
ÜniKuir Derneği, BM Barışçıl Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Özel Raportörü’nün açtığı katkı çağrısına yazılı görüş sundu.
Türkiye’de LGBTİ+ öğrenciler ve gençler için eşit, özgür ve güvenli üniversiteler hedefiyle çalışan ÜniKuir; BM Barışçıl Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Özel Raportörü’nün “Gençlik Aktivizmi Raporu: Z Kuşağı Aktivizmi ve Sivil Alanın Geleceği” başlıklı tematik raporu katkısında, kampüslerde genç LGBTİ+ aktivizminin deneyimlerini, karşılaştığı engelleri ve ihtiyaç duyduğu koruma mekanizmalarını aktardı.
ÜniKuir, katkısında Türkiye’de genç LGBTİ+ aktivizminin çoğu zaman esnek, yaratıcı ve merkezi olmayan biçimlerde örgütlendiğini vurguladı. LGBTİ+ öğrenciler yalnızca resmi kulüpler aracılığıyla değil; dayanışma ağları, çevrimiçi topluluklar, informel kolektifler ve kampanya grupları üzerinden de bir araya geliyor.
Bununla birlikte, LGBTİ+ öğrenci kulüplerinin üniversiteler tarafından tanınmamasının yalnızca idari bir ret olmadığı belirtildi:
“Resmi tanınma olmadan öğrenciler; diğer öğrenci kulüplerinin erişebildiği üniversite mekânlarından, toplantı odalarından, iletişim kanallarından, bütçelerden, etkinlik takvimlerinden ve kurumsal koruma mekanizmalarından dışlanmaktadır.”
Bu durum, LGBTİ+ öğrencileri kampüs yaşamına eşit katılımın dışına itiyor ve örgütlenme hakkını güvencesiz ve cezalandırılabilir bir faaliyete dönüştürüyor.
Katkıda, Türkiye’de LGBTİ+ gençlerin karşılaştığı engellerin yalnızca polis şiddetiyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Kulüp başvurularının reddedilmesi, etkinliklerin iptal edilmesi, “LGBTİ+”, “queer” ya da “Pride” ifadelerinin sansürlenmesi, disiplin soruşturmaları, özel güvenlik müdahaleleri ve polis ablukaları kampüslerde örgütlenme özgürlüğünü doğrudan etkiliyor.
ÜniKuir, barışçıl eylemlere katılan öğrencilerin yalnızca gözaltı ve yargılama riskiyle değil; burs ve öğrenim kredisi kesintisi, yurttan çıkarılma, kampüs erişiminin engellenmesi ve disiplin soruşturmalarıyla da karşı karşıya bırakıldığını belirtti.
Katkıda, bu uygulamaların eğitim ve barınma hakkını doğrudan ihlal ettiği vurgulandı. Ayrıca yetişkin öğrencilerin gözaltı sonrası ailelerinin aranmasının LGBTİ+ gençler açısından yaşamsal, ruhsal ve ekonomik riskler yarattığı kaydedildi.
ÜniKuir, dijital platformların genç LGBTİ+ aktivizmi için yaşamsal önemde olduğunu belirtti. Öğrenciler sosyal medya, çevrimiçi dayanışma ağları ve dijital araçlar aracılığıyla hem örgütleniyor hem de hak ihlallerini görünür kılıyor. Ancak bu alandaki erişim engellemelerinin, zorbalık deneyimlerinin ve nefret kampanyalarının LGBTİ+ gençlerin dijital örgütlenmesini hedef aldığı belirtildi.
Katkıda, LGBTİ+ gençlerin homojen bir grup olmadığına özellikle dikkat çekildi. Trans, non-binary, Kürt, mülteci ve göçmen, engelli ve nöroçeşitli, küçük şehirlerde okuyan, düşük gelirli ya da kamu yurtlarına ve burslara bağımlı LGBTİ+ öğrencilerin daha ağır risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.
ÜniKuir, özellikle mülteci LGBTİ+ gençler için bir protestoya katılmanın idari gözetim, Geri Gönderme Merkezine sevk ve sınır dışı riski doğurabileceğini; engelli ve nöroçeşitli LGBTİ+ gençler için ise protesto ortamlarının fiziksel, duyusal ve psikolojik açıdan erişilemez hale gelebildiğini vurguladı.
ÜniKuir, Özel Raportör’e sunduğu önerilerde devletlere, üniversitelere, donörlere, uluslararası örgütlere ve teknoloji şirketlerine çağrıda bulundu.
Katkıda; informel ve gençlik öncülüğündeki örgütlenmelerin meşru kabul edilmesi, LGBTİ+ öğrencilerin kampüslerde ayrımcılığa uğramadan bir araya gelmesinin güvence altına alınması, barışçıl etkinliklere yönelik yasakların sona erdirilmesi ve disiplin soruşturmalarının baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiği vurgulandı.
ÜniKuir ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını, kolluk ve özel güvenlik şiddetinin bağımsız biçimde soruşturulmasını, zorla açılmaya yol açan aile bilgilendirme uygulamalarına son verilmesini ve trans, göçmen, engelli, nöroçeşitli ve düşük gelirli LGBTİ+ gençler için erişilebilir koruma mekanizmaları oluşturulmasını talep etti.
Donörlere ise gençlik öncülüğündeki hareketlerin düşük bürokrasiye sahip esnek fonlar, mikro hibeler, hukuki destek, dijital güvenlik desteği ve güvenli mekânlarla desteklenmesi çağrısı yapıldı.
ÜniKuir, genç LGBTİ+ aktivizminin sürdürülebilirliğinin yalnızca kurumsal devamlılıkla değil; gençlerin özerkliğine, diline, mizahına, yaratıcılığına ve politik tahayyülüne saygı duyan destek mekanizmalarıyla mümkün olduğunu vurguladı.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.