
Birinci turda sandıklara sahip çıkan lubunyaların, ikinci turda görev alacaklara söylemek istedikleri, tavsiyeleri var!
Bu içerik, ÜniKuir medya gönüllüleri Ayşe, Eylül ve Büşra tarafından hazırlandı.
Türkiye’nin son aylardaki gündemi, haber akışındaki hıza yetişmenin her geçen gün güçleştiği cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri oldu. ÜniKuir olarak bu süreçte siyasi partilerin seçim beyannamelerini inceledik, Meclis’teki LGBTİ+ gündemini değerlendirdik, Cumhurbaşkanı adaylarının seçim karnelerini çıkardık. Gerçekleşen her krizde olduğu gibi, gündemden doğrudan zarar gören LGBTİ+’lar için seçimlere giden süreç, ayrıştırıcı politikalara ve fobik söylemlere karşı direnmekle geçen mücadeleye dönüştü. İktidar tarafından sistematik olarak hedef gösterilen LGBTİ+’ların, sandıkları korumak için gönüllü olduklarında da kimliklerine yönelik şiddetle karşılaşmaları gecikmedi.
Kuir tarihyazımının önemini açıkça gösterdiği gündeme ithafen hatırlatmakta fayda görüyoruz: Yaşadıklarımızın tarihin tozlu sayfalarında kaybolmasına izin vermemekten bahsetmek isterdik ancak biliyoruz ki yaşananlar o sayfalarda kendine yer dahi edinemiyor. Birileri, bir yerlerde türlü ayrımcılığa maruz kalıyor ve bu öznesiz müphemlikler günün sonunda bilinmezliğe karışıyor. Tam da bu noktada, fısıltı gazetesinin ötesine geçerek, tek bir kişinin bile sesini çoğaltmak, o tozlu sayfalara bir çentik atmak daha mühim hale geliyor.
Biz de ÜniKuir gönüllüleri olarak bu seslere kulak vererek 14 Mayıs’ı, sandık kurulunda görev alan ve müşahitlik yapan LGBTİ+’lardan dinledik. Hem baharların gelmesi için çabalarken birbirimizden güç alarak yola devam etmek hem de tarihe bir çentik daha atmak için deneyimlerini aktardık. İkinci turda sandıkları korumak için görev başına geçecek lubunyalara verdikleri tavsiyeleri de es geçmedik!
Lubunyaların deneyimlerini okumadan önce sandığa giderken yanına almayı unutmaman gerekenlerin derlendiği listeye göz atmayı unutma!
“Gökkuşaklı askımı takmaktan korktum…”
İktidarın baskısının kendini açıkça gösterdiği sandıklarda görev yapan LGBTİ+’lar, göz hapsine alınarak fobik söylemlere maruz bırakıldıklarını ve yalnızca görünüşleriyle bile tepki çektiklerini dille getiriyor:
“İktidarın sandıkta baskı kurarak oyları değiştirme delüzyonu en çok lubunyaları etkiliyor. Renkli saçlarımız, uzun tırnaklarımız, punk-twink ekseninde değişen tarzımızla alıktırmalarımız özellikle iktidar yanlısı olan erkeklerin egosunu tehdit ediyor. Tehdit altında hisseden her iktidar yanlısının gözleri, oy verirken bizleri takip ediyor, hatta sandık başında bizlere yönlendirmeler yapılabiliyor veya hangi partili olduğumuza dair sorular sorulabiliyor.” – Melis
“Giyim kuşamımla kimliğimi alıktırıyordum ama yine de gökkuşaklı askımı takmaktan korktum. Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozetini takarak gitmiştim, gören seçmenlerin ‘Biz oy atacağız, bunlar başımıza gelecek!’ diye düşünmesinden, halktan bir tepki gelmesinden çekindim. Malum son aylarda iktidar LGBTİ+’ları dilinden düşürmediği için sistematik bir nefret var (...) Oy sayım zamanından önce AKP’li sandık müşahitleri ve avukatlar, resmi bir görevli olmama rağmen ‘Sen kimdensin, neden buradasın?’ diye sorularla sıkıştırdılar. Alaycı bir dille giyimimle dalga geçildi, peşimde sürekli bir avukat dolandı.” – Kaan
“Hem trans kimliğimden hem de Yeşil Sol Parti’nin müşahidi olmamdan dolayı, üç görevli eksiği olmasına rağmen sandık başkanı kurula girme talebimi kabul etmedi. (…) Kolluk kuvvetiyle de sorun yaşadık, sokak aktivisti olmamız nedeniyle bizi tanıyorlardı ve tehditkâr bir şekilde silahlarıyla sandığın önünde duruyorlardı. Defalarca kez kolluğa müdahale edilmesi için çabaladım, en sonunda avukat desteğiyle çıkartabildik. Okulun üst katında diğer lubunya arkadaşım müşahit olarak görevliydi, okuldaki lubunyalar yalnızca bizdik ve kolluğa itiraz edilen iki sandık da sadece bizimkilerdi.” – İlay
“Ya demokrasinin yeniden inşa edileceği bir süreç ya da hepimizin üstüne çökecek kâbus…”
LGBTİ+’ların toplumun en dış halkasında, gözden ilk çıkarılan kesimlerden olduğunu ifade eden Mahir ve seçimin en çok kadınlar ile LGBTİ+’ları etkileyeceğine işaret eden Berfin, sandıklarda görev almanın önemini vurguluyor:
“O gece sahada MHP’li ve AKP’li müşahitler sandıkların başında tartışma çıkartıp fiziksel şiddete varacak şekilde bizleri tehdit ettiler. Birçok arkadaşım tüm gece bu tehditlere rağmen sandıkların başında bekledi. Bu noktada bizlerin katılımı oldukça önemli, yalnız kalmamak can güvenliğimizi etkiliyor. Özellikle biz lubunyalar bu tehditlerin birincil hedefindeydik, zaten nefretleri hayatın her yerinde bizlere yöneliyor, bunu sandık başında da yaptılar. Ancak bizler tüm bunlara rağmen sahayı terk etmedik çünkü biliyoruz ki bu seçim en çok LGBTİ+’ları ve kadınları etkileyecek, yaşamlarımızı tehdit edecek.” – Berfin
“Siyasi görüşünüz hangi yönde olursa olsun, bu seçimler özellikle de olan bizler için oldukça önemli. İkinci tur için hepimizin inisiyatif alması ve sandık müşahidi olması çok mühim. Ben 14 Mayıs sabahı fobik şiddetten korkarak gittim ama orada dayanışma kuracağım birileri oldu. Korkularımız hepimizin korkusu ve anlaşılır ama gelecekteki senaryo iki yoldan oluşuyor. Ya hepimizin katılımının sağlanacağı ve demokrasinin yeniden inşa edileceği bir süreç ya da hepimizin üstüne çökecek kâbus ve daha da çok olmakla beraber bir o kadar zorlu bir mücadele olacak. Bu yüzden sandıklara, oylara sahip çıkalım.” – Mahir
“Bizleri eğlenmeye gelen bir avuç çocuk gibi görüyorlar…”
Görev aldıkları okullarda kimliklerinden dolayı yaş baskısına maruz kalan özneler, LGBTİ+’ların alandaki varlığının sandıkları koruma hususundaki etkilerini anlatıyor:
“Usulsüz şekilde oy kullanan birçok kişiye müsaade ettiler. Buna karşı çıktığımda hem yaşımdan hem de kimliğimden ötürü ciddiye alınmadım, ‘abicilik’le sürekli sesimiz bastırıldı. Bir noktada okulun avukatını çağırmak zorunda kaldık ve bunun üzerine kabul etmek zorunda kaldılar (...) Müşahit olma sürecinde de müşahitlik boyunca da partilerin lubunyaları arka plana attığını, küçümsediğini gördüm. Lubunyaların potansiyelini görmezden geliyorlar, bizleri oraya eğlenmeye gelen bir avuç çocuk gibi gördükleri için yaptığımız çalışmaları ciddiye almıyorlar. Fakat ciddiye almadıkları insanlar sayesinde oylara sahip çıkıldı.” – İlay
“Özellikle iktidar kesimi, telefon bırakılmasını hatırlatmama, bir seçmen veya müşahit bir şikayeti dile getirdiğinde bunu tutanağa işlememe, tutanak defterini güncel tutmama, yaşlı kişilerin müdahalesiz ve gizli oy kullanma hakkını savunmama gibi usulsüzlükleri normal algılayıp üstüne bunları meşrulaştırmaya çalışıyor. Bunun karşısında yasaları hatırlatan ve bu usulsüzlükleri tutanaklara işleyen lubun müşahitlerin ve sandık görevlilerinin üstünde yaşçılık ve vicdansızlık söylemleri ile tahakküm kurulmaya çalışılıyor. (...) Başka bir sandıkta ise müşahitlerin oy verme sırasında sandık alanında olmayacağını söyleyerek beni uzaklaştırmak isteyen sandık başkanına dair tutanak tutmak istediğimi belirttiğimde -müşahitler oy verme işleminde de, sayımında da sandık etrafında olabilir, 135 no’lu genelgenin 19. Maddesi- sandık görevlileri de bana “deneyimsiz” ve “çok genç” olduğumu söyleyerek tutanağımı tutmayı reddetmişti.” – Melis
“Kendinizi öyle iyi eğitin ki, AKP’li avukatlar peşinizden ayrılmasın!”
Sandık görevlilerine tanınan haklara sahip çıkmanın önemine dikkat çeken LGBTİ+’lar, özneler olarak sandıkları korumanın süregelen düzeni değiştirdiğini belirtiyor:
“Müşahitleri özellikle sorun eden kimi erkek sandık başkanları, lubun müşahitleri ‘takmadıklarını’ bazen üstü kapalı bir şekilde, bizlerle hiç göz göze gelmeyerek veya biz orada değilmişiz gibi davranarak gösterme çabasına girebiliyorlar (…) İktidar tarafından sandıklarda görevlenen veya müşahit olarak giden kişilerin görevlerine dair hiçbir yasaya ve etiğe hakim olmaması da işin cabası; iktidar, sandıkta görev yapmaya dair kişilere bir bilgilendirme yapmadan sandıklarda bulunarak kendisini garantiye almaya çalışıyor ancak bu delüzyonu da işini bilen, kolunda gerekli yasaların çıktısını taşıyan lubunyalarca bozuluyor.” – Melis
“İşi bilenler sadece lubunyalardı, geri kalanlar kendi aralarındaki örgütlülüğe, birbirlerini kollayacaklarına güvenerek gelmişlerdi. Bizleri göz hapsine alarak sindirmeye çalıştılar (…) Her iki tarafın avukatı da kendi partisinin çıkarına yönelik hareket ediyor ve insanlar avukatlara müdahale etmeye çekiniyor. Müşahit olarak itiraz etme, tutanak tutturma hakkınız var. Sandık görevlilerinden, avukatlardan korkmayın, onlar ne kadar yetkiliyse siz de o kadar yetkilisiniz, hatta onlara karşı çıkma imkânınız var. Kendinizi öyle iyi eğitin ki, AKP’li avukatlar peşinizden ayrılmasın!” – Kaan
İyi ilişkiler geliştirmek
İzot: Gün içinde diğer muhalefet müşahitleriyle iyi ilişkiler kurmak her şeyden daha önemli çünkü sayım sırasında çok kişi kalmadığında parti ya da dernek için tutanak almak gerektiğinde kendinizi başka sandıklar arası koştururken bulabiliyorsunuz. Burada da iş bölümü çok verimli oluyor.
M.D.: Normal şartlarda müşahitler hiçbir şeye karışmaz ve dokunmaz ancak ben sandık kurulu başkanı ve memur üyeleriyle iyi anlaştığım için sandık kurulu başkanı molaya çıktığında veya yoğunluk olduğunda benden kimlik kontrolüne yardımcı olmamı istedi. Oy sayımı sırasında zarfların ve oy pusulalarının ayrılmasına yardımcı oldum ve en sonunda ıslak imzalı tutanak kopyaladım, bunu anlatmamın sebebi sandık kuruluyla iyi geçinmenin ne kadar önemli olduğunu söylemek. (…) mümkünse en azından bir arkadaşınızla aynı okulda görev alın, gerekirse birbirinizin yerine bakabilirsiniz ve bir durum olduğunda yardımlaşmanız kolaylaşır, size destek olurlar.
Sahip olduğun hakları öğrenmek
Berfin: Alana girdiğimde ilk gördüğüm örgütsüz bir kalabalıktı, yani öncesinde kimsenin kimseyi tanımadığı ve alanda ne yapacağını bilmeyen insanlardı. Birçoğumuz müşahitlik nedir, yetkimiz nedir, nelere şerh düşebiliriz, hangi noktada tutanak tutabiliriz bilmiyorduk. Ben kendi müşahidi olduğum siyasi partiden eğitim almıştım ama herkes için aynı durum geçerli değildi. Eğitim almamış arkadaşlara internette paylaşılan videoları izlemelerini tavsiye ederim.
Melis: Sandık alanında ve çevresinde herhangi bir siyasi partiyi içeren konuşmalar, propagandalar yapılamaz, görünüşümüz üzerinden bizlere hangisini tuttuğumuz sorulamaz veya üzerimizden buna dair tahmin yürütülemez. Yapılabilecek herhangi bir yönlendirme; gerek sandık görevlileri, müşahitler veya başka seçmenler tarafından gelsin, yasal değildir ve kendimizi yakın bulduğumuz parti görevlilerine, okul sorumlusuna veya başka bir müşahide, gerekirse de bulunduğumuz şehrin barosunu arayarak avukatlara bu durumu bildirmeye hakkımız var.
Temel ihtiyaçlarını gözetmek
İlay: En büyük sorunlardan biri, vegan yemeklerin olmamasıydı. Lubunyaların kendi siyasi partilerine vegan yemek konusunda baskı yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Yeşil Sol Parti özelinde aktarmam gerekirse, vegan yemek eksikliği konusunda parti içi mekanizmalarla iletişime geçtiğimizde özür dilenerek özeleştiri verildi ve bir sonraki turda daha dikkatli olunacağı söylendi.
İzot: Sandık kurulu ve müşahitler farklı siyasi geleneklerden geldikleri için bu büyütülen nefret ortamında gerginlik daha da artabiliyor ama bu nefrete karşı yemek bir gerginlik dindirici olarak devreye giriyor. Bir tartışma bittikten sonra tekrar alevlenecek gibiyken “Börek yemek isteyen var mı?” çıkışı herkesi yumuşatabiliyor. Ya da sabah erkenden geldiğinizde sayım sonrası bir şeyler ikram etmek sıcak ilişkiler başlatabiliyor.
Erkek egemen bir alanda dirayetli kalmak
Berfin: Bizlerin varlığı sandık başında gerçek bir kazanıma yol açıyor. Resmi sandık görevlilerinin çoğunun malum partilerden olduğunu biliyoruz, ne kanun ne yönetmelik tanıyor bu insanlar. Bizlerin varlığı onlara objektif ve hukuka uygun bir sayım olması gerektiğini hatırlatıyor hatta dayatıyor. Dayatıyor diyorum çünkü hukuksuzlukta o kadar direniyorlar ki, bizlerin ısrarı dayatmaya dönüşüyor. Ve evet diyoruz, bu insanlara demokrasi dayatmak gerekli.
Alarmlar Sabah Saatlerine!
Kaan: Damgalanmamış oy pusulaları ve zarflar olması ihtimaline karşı sabah 06:30’da müşahitlik yapacağım okula gittim. Birinci turda yaşanan usulsüzlüklere tekrar şahit olmamak adına temkinli olmakta fayda var.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.