
“Benim dışımda başka LGBTİ+’lar da asistan öğrencilik yapıyordu hatta personeller arasında da LGBTİ+’lar mevcuttu.”
Üniversite tercih dönemi bitti ancak Lubunya Tercih Yapıyor serisi büyümek istiyor. Farklı şehirlerden farklı üniversitelerden lubunyalar seriyi katkılarıyla geliştirmek istedi, bu yüzden kısa süreliğine seriye devam edeceğiz! Çünkü bu serinin, tercih dönemindeki lubunyalara destek olmasını istediğimiz kadar yerleştirmelerle birlikte yeni bir şehre ya da kampüse ayak basacak lubunyalar için bilgilendirici bir not olarak kalmasını da arzu etmiştik. Umarız ki yıllarca genç lubunyalar için hep birlikte bu hafızayı canlı tutabiliriz.
Daha önce de hatırlattığımız gibi: Bu seri, tek bir lubunyanın belirli bir dönem içindeki deneyimini kapsıyor. Üniversitenin farklı kampüslerin, farklı bölümlerinden hatta aynı dersi alan lubunyaların tecrübe ettiklerinin dahi birbirinin aksi olabileceğini göz önünde bulunduruyoruz. Çünkü hepimizin deneyimi biricik.
Kampüs güvenliğinden barınma sorunlarına, ders içeriklerinden burs imkanlarına, üniversite personelinin tutumlarından şehirdeki koli fırsatlarına kadar pek çok şeyden konuşmaya kısa süre devam edeceğimiz Lubunya Tercih Yapıyor serisinin otuz yedinci konuğu Beykent Üniversitesi’nden (İstanbul) Ahmet.
LTY Serisi #36: Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Şebo anlatıyor
Ahmet, Beykent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden yeni mezun. Beykent’i tercih etme fikri, daha sonra üniversitede kendisinin de üstleneceği görevi yapan bir asistan öğrenci ile karşılaşmasıyla oluşmuş. Planlarına sonradan dahil olan Beykent Üniversitesi’nin beklentilerini karşıladığı, zaman zaman aştığını dahi söylüyor Ahmet. Bölümünün yer aldığı yerleşke Ayazağa’da yeşil alanın sınırlı olmasını ise memnun olmadığı ender şeyler arasında sayıyor.
Detaylı biçimde Beykent Üniversitesi burs sistemine dair bilgiler aktaran Ahmet, üniversitede ayrıca asistan öğrencilik de yapmış. LGBTİ+ öğrenci ve çalışan olarak kampüste neredeyse hiçbir sorun yaşamadığını ifade eden Ahmet, yine de üniversitenin politikasında LGBTİ+’ların gözetilmediğini gösteren bir örnek ortaya atıyor: LGBTİ+ öğrencilerin kurmak istediği öğrenci topluluğu, siyasi oluşum bahanesiyle engelleniyormuş. Ahmet ve arkadaşları, bu yüzden resmi olmayan bir topluluk kurmaya kalkışmış ancak öğrencilerin ilgisi sınırlı olunca bir arkadaş grubuna dönüşmüşler.
Onun için Beykent’in en şaşırtıcı yanı, çeşitliliğin sorun olarak deneyimlenmemesi olmuş. Ahmet, önyargı ile başladığı üniversitesinde etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim ve özellikle sınıf gibi kimliklerin birlikte yaşamanın önünde engel olmadığını gördüğünde şaşırdığını dile getiriyor.
Ahmet’in, ortalamanın üstü diye tarif ettiği üniversitesine dair pek çok bilgilendirici aktarımlarını dinlemeye baştan başlayalım. Söz, Ahmet’te.
Senin tercih döneminden başlayalım istersen. Nasıl geçmişti?
Tercih dönemim birçok kaygı ve endişelerle doluydu. Üniversite sınavına çok iyi hazırlanmamakla beraber ailemin maddi durumu vakıf üniversitelerine yeter mi diye endişe ediyordum. Neye göre tercih etttiğime gelirsek bütün imkanlarıma göre ve en önemlisi rahatlığıma göre. Tek bir hayalim vardı o da Özyeğin Üniversitesi fakat ücretleri benim için zorlayıcıydı. Tercih fuarına katıldığımda birçok üniversite ile konuşuyor ya üsluplarını beğenmiyordum ya da imkanlarını. Umutsuzca gezinirken Beykent Üniversitesi standına yaklaştım, oradaki asistan öğrencinin ilgisi ve güleryüzlülüğü çok hoşuma gitti ve tabii üniversitenin imkanları da. Hatta daha sonra üniversitede ben de asistan öğrenci oldum ve tercih fuarında benimle ilgilenen asistan öğrenci ile aynı ofiste çalışabilme imkanı buldum. Benim için çok değerli bir deneyimdi.
Beykent Üniversitesi’nden ne umuyordun? Beklentini karşıladı mı?
Beykent Üniversitesine gitmeden önce çok detaylı araştırma yapmıştım; imkanlar, verdiği hizmetler, akademik kadro ve ortamı açısından ve hepsini tahmin ettiğim gibi buldum yani beklentilerimi karşıladı ve bazen beklentilerimi aştığı zamanlar da oldu.
Üniversitene dair memnun olduğun ve olmadığın şeyleri biraz daha açalım mı?
Beykent Üniversitesi’nde memnum olduğum şeyler verdiği imkanlar, çoğu şeyin ücretsiz olması, rahat ortamı. Üniversiteleri de ülkeleri ayırdığımız gibi üç kategoride ayırsaydık Beykent Üniversitesi bu kategorilerden “gelişmekte olan”a girerdi. Bu yüzden de hızlı ve olumlu gelişmeler oldukça da beni mutlu ediyordu açıkçası ve bazen çok heyecanlanmama da sebep oluyordu.
Sunduğu kampüs ortamı yerleşkesine göre değişiyor. Ayazağa, Beylikdüzü, Hadımköy ve Taksim yerleşkeleri mevcut. Ben Ayazağa yerleşkesinde okudum ve bina büyük olsa da yeşil alanı çok küçüktü fakat çok fazla etkinlik oluyordu Ayazağa yerleşkesinde. Yerleşkelerde en son Ayazağa’da Güzel Sanatlar Fakültesi, Mimarlık-Mühendislik Fakültesi ve İletişim Fakültesi vardı. Beylikdüzü yerleşkesi daha çok sağlık yerleşkesi diyebilirim sağlık bölümleri ve önlisans sağlık bölümleri var. Bir de Fen-Edebiyat Fakültesi ve Beykent’in Hastanesi de yine bu yerleşkede, devasa bir yapı fakat yeşil alanı yok. Hadımköy Yerleşkesi en yeni yerleşke ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi benden sonra bu yerleşkeye taşınmıştı, bunun yanı sıra diğer önlisans programları da burada. Büyük bir yapı ve bolca yeşilliği mevcut fakat İstanbul’un göbeğinde oturan biri için bayağı uzak kalıyor. Taksim Yerleşkesi, İstiklal Caddesi’nin hemen arkasında Sıraselviler Caddesi’nde ve bir bina sadece. Burada Hukuk Fakültesi ve Yüksek Lisans var. Memnun olmadığım konulara gelirsek de kendi yerleşkemdeki yeşil alanın yeterli gelmiyor oluşuydu.
Aldığın eğitim hakkında neler söylersin?
Aldığım eğitim gayet iyiydi, ortalamanın biraz üstü diyebilirim. Müfredatına ortanın biraz üstü diyebilirim. Akademik kadroya çok iyi diyebilirim. Hocaların ulaşılabilirliği genel olarak iyi, bazen yetersiz kaldığı yerler oluyordu elbette. Kütüphane ve kaynaklara erişimi çok çok iyi buluyorum açıkçası çünkü benim dönemimde kütüphane 7/24 açıktı ve E-Kütüphane de çoğu ihtiyacımı karşılıyordu. Erasmus imkanları güzeldi ama pandemiye denk geldiği için deneyimleyemedim maalesef. Bir de asistan öğrenci olarak çalışma fırsatı buldum ve çalışma ortamı güzeldi ve rahattı.
Nerede kalıyordun, barınma ihtiyacını nasıl karşıladın?
Barınma ihtiyacımı aile evinde kalarak giderdim fakat asistan öğrenci olarak çalışırken yaz döneminde yoğun çalışma temposu sebebi ile yurtta kalmamıza izin veriliyordu. Yurt deneyimim kısa süreli de olsa oldu. Yurt güzeldi, hepimiz orada kaldığımız için arkadaş ortamımla beraber akşamları eğlenceli vakit geçirmek çok güzeldi fakat pek benlik değil yani aile evimi tercih ederim.
Burslara erişim imkanın oldu mu? Eğer çalışman gerektiyse iş bulman zor muydu, LGBTİ+ bir öğrenci olarak deneyimlerin nasıldı?
Benim zamanımda %75 indirimli kontenjanı açılmıştı ve ona girdim. YÖK, tam burslu hariç diğerlerine indirim demeyi uygun görüyordu en son. Buna ek olarak peşin ödemelerde %5 indirim yapıyordu bundan faydalandım ve bölüm birincisi olana %50 ek indirim yapılıyordu. Fakat bölüm birincisi tam burslu ise bir sonraki ücretli okuyana geçiyordu hak ve ilk iki kişi tam bursluydu o yüzden bölüm üçüncüsü olan bana geçmişti bu hak.
Bölüm birincisi bursu bir senelik uygulanıyor, diğer sene tekrar bölüm birincisi olursanız faydalanabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra sporcu bursu, kardeş indirimi yani aynı üniversitene iki kardeş okuyorsa iki kardeşe de %10 indirim veriliyordu ve bize her sene fiyat artışı kotası sözü verilmişti %5’i geçmeyecek diye daha sonra %10 olmuştu ve şimdi hala var mı bilmiyorum. Bir de yeni bir indirim getirmişler mezun referansınız varsa indirim sağlıyorlardı ve tabii klasik ilk 5’e yazarsanız da indirim veriyor. Fakat ben yine de zevkine asistan öğrenci olarak çalıştım. İşim ve eğitimim aynı binadaydı ve aşırı rahattı. Ders sırasında derse gidiyor sonra bitiminde ofise iniyordum. LGBTİ+ olmanız da karşınıza engel olarak çıkmıyor yani benim dışımda başka LGBTİ+’lar da asistan öğrencilik yapıyordu, başka departmanlarda da vardı ve hatta personeller arasında da LGBTİ+’lar mevcuttu. Personeller size olumsuz davranmıyor çünkü yasak. Sadece bir tane yaşça biraz büyük bir personel vardı iki üç defa sözlü olarak taciz etmişti ve onu da direkt kendi müdürüme bildirdim. Müdürüm de büyük bir ciddiyetle hemen olaya el etıp çözmüştü ve bir daha olumsuz bir durumla karşılaşmadım.
Özellikle bir LGBTİ+ öğrenci olarak kampüs deneyimini de konuşmak isteriz. Öncelikle kampüse adım atmadan önce bu mesele üzerine okula dair beklentilerin neydi?
Tek beklentim rahat olmaktı ve ondan çok daha fazlasını buldum. Beykent’te öğrenciler arasında söylenen bir söz vardır okulun yarısını LGBTİ+’lar diğer yarısını da ülkücüler oluşturuyor diye. Ülkücüler evet çoktu fakat bu sizin özgür yaşamanıza engel değil çünkü okulun inanılmaz katı kuralları var. Herkes kendi grubunda kendi halinde ve hatta karma gruplar bile var.
Ayrıca Beykent, siyasi organı olan hiçbir kulübe izin vermiyor yani herhangi bir partinin kulübü de olamaz yani ülkücü kulübü falan yok. Fakat bunun bir diğer olumsuz yanı LGBTİ+ kulübüne de izin vermemesi çünkü bunun da siyasi bir organ olduğu tezinden yola çıkarak izin verilmiyor. Arkadaşımın fikri ile biz bir gayri resmi LGBTİ+ kulübü kurmak istedik ama az kişi toplayabildik ve arkadaş grubu oldu.
Bir LGBTİ+ olarak kampüste, derste, yemekhanede, kantinde, tuvalette deneyimlerin nelerdi?
Hazırlık ile beraber 5 yıllık bir deneyimim oldu ve sadece iki olumsuz olayım var birincisi hazırlıktayken 3. ayımda yaşadım ve kuralları bilmiyorum diye homofobik kişinin yanına kar kaldı. Kuralları bilseydim şikayet ederdim ve ceza alırdı... Diğeri de çalışırken yaşça büyük bir personelin 2-3 defa sözlü tacizi fakat müdürüm hemen olaya el atarak durumu çözmüştü. Bütün alanlarda olumsuz bir deneyimim olmadı çünkü herkes kendi halinde. Fakat trans biri için durum nasıl olur bilmiyorum çünkü okulda çok az trans özne biliyorum, rahattılar onlar da ama tuvalet konusunda bir sorun yaşamışlar mıdır bilmiyorum.
Ayazağa Yerleşkesi’nde her katta iki kadınlar iki erkekler olmak üzere 4 tane tuvalet bulunuyordu ve okulda keyfime göre tuvaletler seçmiştim. En çok kullandığım tuvalet Ek-2 binada 1. katta erkekler tuvaleti. Neredeyse kimse olmazdı ve camdan ağaç hışırtıları, Ayazağa deresinin sesi, kuş sesleri, çimen kokusuyla birlikte tuvalette vakit geçirmeyi severdim.
Senin deneyimlerin içinde özne olarak kampüsün, okulun veya yaşadığın şehrin olumlu yönleri neler?
İstanbul’da çok imkan var ve bu şehri seviyorum. Okulumda en sevdiğim şey zorbalığa maruz kaldığınızda hemen olaya ciddiyet ile el atılması. Örneğin asistan öğrenciyken sorunumu dile getirdiğimde “Alttan al, görmezden gel” de denilebilirdi fakat ciddiyetle beni dinleyip, sorunumu çözdüler. Bir diğer olumlu yanı ayrılığın ve ırkçılığın da az olması yani çok karma gruplar var ve iyi arkadaşlar. Maddi durumunuz, ırkınız, cinsiyetiniz, cinsel yöneliminiz gibi şeyler gündeme gelmiyor ve karma arkadaş grupları kolaylıkla kurulabiliyor. İlk senelerimde çok şaşırmıştım çünkü çok fazla önyargılarım vardı. Mesela zenginlerin bursluları ezdiği gibi… Fakat tam tersi olduğunu görünce çok şaşırmıştım. Burslu bireylere hayranlık duyuluyordu.
Hocaların LGBTİ+ öğrencilere ve LGBTİ+ gündemlere yaklaşımları nasıldı?
Belki de bölümüm Uluslararası İlişkiler olduğu için olabilir bilmiyorum fakat bütün bölüm hocalarım destekçiydi. Hatta bu konuda çok duygulandığım bir hikayemi paylaşmak istiyorum. Son senemde tez konusu olarak LGBTİ+ üzerine bir konu seçmeyi aşırı istemiştim fakat devlet üniversitesindeki bir arkadaşım yüksek lisansta önüne çıkar seni zorlar falan dediği için korkmuştum.
Bir gün konu seçme toplantısında sınıftayız, bu durumu bölüm başkanıma açtım ve onun fikrini istedim. Bana öyle olursa ne olur diye sordu, ben de üzülürdüm falan dedim. Bana üzülmemem gerektiğini, öyle bir durumda tek yapmam gereken şeyin ceketimi alıp çıkmak olması gerektiğini ve böyle diyen, yüksek lisansta önüne engel çıkartan bir üniversitenin yeterince gelişmemiş olduğunun kanıtı olduğunu, bana bir şey katamayacağını belirtti. Hatta motivasyon konuşması olarak da belli mi olur belki bir gün LGBTİ+ uzmanı olursun halkı bilgilendirir ve bir nebze de olsa homofobiyi azaltırsın demişti. Benim için tarif edilmez bir yeri var bu anının. LGBTİ+ üzerine bir tez çalışması yaptım ve 92,5 puan ortalamam oldu. Ayrıca daha sonradan öğrendim ki LGBTİ+ üzerine tez hazırlayan tek kişi ben olmamışım.
Diğer öğrencilerin hakkında ne söylersin?
Tabii ki de fobik öğrenciler var fakat bana neredeyse hiç denk gelmedi 3 ya da 4 kişi denk geldi. Kimse kimsenin özel hayatı, yaşam biçimi ile ilgilenmiyordu çok. Ayrıca biri sizi rahatsız ediyorsa bu suçtu ve şikayet edince gereken yapılıyordu.
Okul personelleri peki?
Okul personellerine daha katı kurallar vardı. LGBTİ+ personeller de mevcuttu ve açıkça yaşıyorlardı. Büyük hassasiyet gösteriyorlar. LGBTİ+ olmanız da okulda çalışmanıza engel olmuyor.
Üniversite yönetiminin LGBTİ+’lara yönelik tutumları, politikaları nasıldı?
Herhangi bir politika yok. Tutumları herkese özgür alan tanımak oluyor. Sadece tek engel bir kulüp kuramamanız. Onun sebebi de okul yönetiminin LGBTİ+ oluşumları bir siyasi organ diye düşünmesi ve okulda siyasi organlara izin verilmemesi.
Okuldaki LGBTİ+ öğrenci topluluğu olmayan diğer öğrenci topluluklarını nasıl değerlendirirsin? Bu topluluklar lubunyalar için güvenli mi sence?
Pek bir bilgim yok fakat bir arkadaşım LGBTİ+ ve aynı zamanda bir kulüpte kulüp başkanı. Belli başlı birkaç kulüp dışında kulüplerde sorun yaşancağını düşünmüyorum ki o belli başlı kulüplerin de adını görür görmez ben burada sorun yaşarım denilebileceğini düşünüyorum.
Aşağıda, tetikleyici olabilecek ifadeler bulunuyor: Cinsel saldırı
Kampüsün neler sunduğundan bahsettik, biraz da şehirden bahsedelim. Nasıl bir şehir sence İstanbul?
Herkes İstanbul’u az çok bilir diye düşünüyorum. İmkanları çok fazla kozmopolit ve çok karmaşık bir şehir. Beşiktaş, Beylikdüzü, Kadıköy, Beyoğlu’nun bazı kısımları benim güvende hissettiğim yerler. Koli imkanları çoktu ve sevgili bulma imkanları da çok. Kolileşen biriyseniz benim gibi çok rastgele davranmayın, iyi araştırın. Bir keresinde rastgele takıldığım dönemde mafyadan birine denk gelmiştim ve beni takıntı yapmıştı. İki sene ortalıklarda görünmedim korkuma.
Bir kolimde de korunmak şarttı ama zorla korunmadı. Bir de işi bittikten sonra yakın bir zamanda bel soğukluğu geçirdiğini söylemişti fakat korunmadan yapmak için bu bilgiyi benden saklamıştı. Şartlarınız nelerse onlarda ısrarcı olun esnetmeyin. Artık 4 aylık bir sevgilim var, düzenli ilişkimde mutluyum ve aktivist biri olduğu için beni de derneklerin ortamlarına soktu. LGBTİ+ dernekleri ile yakın olunmasını da tavsiye ederim. Size güven verir ve sorunlarınız çoğu zaman daha rahat düzelir. Ayrıca yeni güvenilir sevgililer, koliler ve arkadaşlar bulabilirsiniz.
Bir lubunya olarak, sana bir kampüs yaratma imkanı verilse nasıl bir yer yapardın orayı?
Üniversitede bu konuyu çok düşünürdüm ve en ideal üniversite fikrim şöyle: Üniversitem adada olsa ve herkese ücretsiz veya ucuz kiralık evler verilse… Kendisi adeta küçük bir şehir olsa ve iş imkanları bol olsa. Sadece öğrencilerin oluşturduğu bir bölge ve herkes, herkesin halinden anlıyor ve tabii ayrımcılık, fobiler ve ırkçılık da olmasın asla isterdim. Hatta kendi belediye başkanımızı bile seçebilsek o kadar büyük bir üniversite olsa ama çok güvenli bir üniversite.
Beykent Üniversitesi’ni tercih etmeyi düşünenlere söylemek istediğin bir şey var mı?
Kısa özet geçmem gerekirse fiyat performans üniversitesi. İş bulma imkanı yüksek ama tabii adı duyulmuş bir üniversite kadar da değil. Kendinizi çokça geliştirebileceğiniz, çok fazla etkinliğin ve sertifika programının düzenlendiği, öğrenci dekanlığının çok aktif çalıştığı ve güvenli bir ortam sunan bir üniversite.
Çoğu hizmetinden yararlandım ve sadece okul kayıt, kayıt yenileme parası, yol parası, yemek parası hariç başka para çıkmadı cebimden. Gayri resmi etkinlikleri de oluyor fakat onlar ücretli oluyor ve çoğu zaman pahalı geliyordu bana. Her döneme sertifika programı da sıkıştırmıştım. Rahat ve ortalama bir üniversite arayanlar için ideal bence. Can kurtaran gibi görüyorum, çok iyi adı duyulmuş üniversiteler gibi değil elbette ama en azından kendinizi geliştirip, işsiz kalma dertlerini de çok olmaz. Üniversiteye genel olarak ortadan biraz daha iyi derdim.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.