
2023 ODTÜ Onur Yürüyüşü davasında öğrenciler polis şiddetini ve hak ihlallerini anlattı, avukatlar beraat istedi. Duruşma 1 Nisan 2026'ya ertelendi.
İki yıl aradan sonra açılan 2023 ODTÜ Onur Yürüyüşü davasının ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmada yargılanan öğrenciler savunmalarını yaparken, avukatlar suçlamaların hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek beraat talep etti. Mahkeme, davanın 1 Nisan 2025 saat 13.30’a ertelenmesine karar verdi.
Kimlik tespitlerinin ardından hâkim, sanıklara yöneltilen suçlamanın “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak, ihtara rağmen kendiliğinden dağılmamak” olduğunu belirtti. Öğrencilerin savunmaları ise, kampüste yaşananların bu suçlamayla örtüşmediğini ortaya koydu.
Duruşmada bazı öğrenciler, 2023 ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne bilerek ve isteyerek katılmak üzere kampüste bulunduklarını, bunun barışçıl protesto ve ifade özgürlüğü kapsamında anayasal bir hak olduğunu ifade etti. Öğrenciler, Onur Yürüyüşü’nün her yıl düzenlenen meşru bir eylem olduğunu ve LGBTİ+’ların eşitlik ve özgürlük taleplerini görünür kılmak için alanda olduklarını belirtti.
Bazı öğrenciler ise eyleme katılmak istemelerine rağmen kampüsün sabahın erken saatlerinden itibaren polis tarafından ablukaya alındığını, toplanma alanlarına erişimin engellendiğini ve eylemin fiilen yapılamaz hâle getirildiğini anlattı. Öğrenciler, eylem başlamadan önce dahi kampüs genelinde yoğun polis varlığı bulunduğunu ve herhangi bir ihtar yapılmadığını söyledi.
Savunmalarda, eyleme katılan, katılmak isteyen ya da eylemle ilgisi olmayan öğrencilerin; otobüs duraklarında, taksi beklerken ya da kampüs içinde dağınık hâlde bulunurken gözaltına alındıkları aktarıldı. Öğrenciler, ters kelepçe, darp, yere yatırma, biber gazı ve kötü muameleye maruz kaldıklarını anlattı.
Duruşmada ODTÜ Medya Topluluğu adına alanda bulunan bir öğrenci ise, basın ve gazetecilik faaliyeti yürütmek amacıyla kampüste bulunduğunu, polisin öğrencilere yönelik orantısız müdahalesini belgelemek istediği için hedef alındığını ifade etti. Öğrenci, görüntü almasının engellendiğini ve yaşananların basın özgürlüğü ihlali olduğunu belirtti.
Avukatlar savunmalarında, barışçıl protesto hakkının izin şartına bağlı olmadığını, eyleme bilerek katılmanın suç teşkil etmediğini ve iddianamede yer alan “ihtar” ile “dağılmama” unsurlarının somut biçimde oluşmadığını vurguladı. Onur Yürüyüşleri’ne ilişkin çok sayıda emsal beraat kararı bulunduğu hatırlatıldı.
Savunmalarda ayrıca, rektörlüğün yıllardır e-posta yoluyla Onur Yürüyüşlerini yasaklamaya çalıştığı, bu yasakların ise mahkemeler tarafından defalarca iptal edildiği belirtildi. Avukatlar, bu dosyada yargılanması gerekenlerin öğrenciler değil, orantısız güç kullanan kolluk görevlileri olduğunu ifade etti.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.