
Kapatmakla bitmeyen Queer Deer, EE çimlerinde vegan piknikle "Direnişimiz devam ediyor!" mesajı verdi. Forum yaparak mücadele stratejilerini belirledi
Hacettepe Üniversitesi'nin mahkeme kararına rağmen yeniden kapattığı Kuir Araştırmaları Topluluğu (Queer Deer), Instagram hesabından yaptığı çağrıyla tercih dönemindeki öğrencileri EE çimlerine davet etti. "YARIN EE ÇİMLERİNDE SAAT 16.00'DA VEGAN PİKNİKTEYİZ! Vegan mamiklerini al da gel yap da gel aşkım ?" duyurusuyla başlayan etkinlik, baskıya boyun eğmeme mesajı verdi.
Gullümle Direniş: "Her gün olduğu gibi yine bugün"
Hacettepe Üniversitesi, mahkeme kararıyla resmi statüsünü geri alan Queer Deer'ı 2 Temmuz'da yeniden kapattı. Kapatma kararı, topluluk üyelerinin Nisan ayında kampüste düzenlenen "Aile Yılı" sempozyumunu protesto etmelerinin ardından alındı. Topluluk, stant açmak için kampüse geldiğinde kapatıldıklarını öğrenmişti.
Bugün (28.07.2025) öğleden sonra EE çimlerinde toplanan Hacettepeli lubunyalar ve dostları, oyunlar ve sohbetle geçen piknikte "kapatmakla bitmeyiz" demek için bir araya geldi. Topluluk, hiçbir baskıya geçit vermeden etkinliklerini gerçekleştirmenin mümkün olduğunu ve etkinlik gerçekleştiren aktif bir kulüp olduklarını yineledi.
Pikniğin ardından okunan basın açıklamasında, ikinci kapatma kararına rağmen mücadelelerini sürdürecekleri vurgulandı. Topluluk, her gün olduğu gibi yine bugün de günlük yaşamlarına ve kampüste var olmaya devam edeceklerini ilan etti.
"Hacettepe'den Gitmeyiz!"
Basın açıklaması, "KAPATMAKLA BİTMEYİZ HACETTEPE'DEN GİTMEYİZ!" sözleriyle son buldu. Bu çıkış, üniversite yönetiminin "Aile Yılı" bahanesiyle LGBTİ+ öğrencileri kampüsten silme çabasına karşı lubunyaların baskılarla yok edilemeyeceğinin, her daim kampüslerde var olacağının ifadesiydi. Açıklamanın ardından topluluk, kapatılmalarına karşı yürütecekleri süreç hakkında fikir üretmek için forumla günlerine devam etti.
Forumun ardından lubunyalar, hukuksuz kapatma kararının kendilerinden aldığı stant hakkını geri ilan etti. Topluluk tanıtım standının bulunacağı yerde, kampüsteki ağaçlara gökkuşağı bayrağı asarak varlıklarını yeniden ilan ettiler. Topluluk kampüsü terk etmemekte ısrarcı ve ısrarcı olmaya devam edecek.

Tercih döneminde düzenlenen etkinlik, hem yeni öğrencilere "burada bir topluluk var" mesajı veriyor hem de kapatma kararlarına rağmen kampüsteki varlıklarını görünür kılıyor.
"Vegan mamiği" çağrısından "aşkım" diyişine kadar, topluluk samimi diliyle hem direniş hem de dayanışma çağrısı yapıyor. Bu tavır, bürokratik baskılara karşı yaşamı ve sevgiyi öne çıkaran lubunya siyasetinin somut halidir.
Resmi Statü Yok, Kampüs Varlığı Var
Queer Deer'ın vegan pikniği, resmi statünün olmamasının kampüsteki varlığını sona erdirmediğini gösteriyor. 10 yıllık mücadele tecrübesiyle, topluluk her türlü yasağa ve kapatmaya rağmen örgütlenmeye devam ediyor.
Bu yaklaşım, iktidarın "LGBTİ+ propagandası" yasaklarına karşı güçlü bir cevap niteliğinde. Piknik, bildiri, direniş... Queer Deer, kampüsteki lubunya varlığının hiçbir kararla silinmeyeceğini kanıtlıyor.
#KapatmaklaBitmeyiz kampanyasıyla süren mücadele, sadece bir topluluk meselesi olmaktan çıkıp kampüs özgürlüğü ve LGBTİ+ hakları mücadelesinin sembolü haline geliyor.
Direniş devam ediyor…
Basın açıklamasının yaşatıldığı anlarını buraya tıklayarak izleyebilir aşağıdan da tüm metni okuyup yaygınlaştırabilirsin.
Basın ve kamuoyuna, 2 Temmuz 2025 tarihli Öğrenci Etkinlik Komisyonu kararı doğrultusunda, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Kuir Araştırmaları Topluluğumuzun oy çokluğu ile kapatıldığını, biz stant açma başvurumuzu yapıp kabul aldıktan hemen sonra STANDIMIZIN BAŞINA GELDİĞİMİZDE öğrendik. Normalde topluluk kapatılma kararları toplu bir biçimde Eylül ayında yapılırken sırf stant açacağımızı söylediğimiz için stanttan hemen önceki gün mesai saatleri dışında ıslak imza ile kapatılmamıza karar verilmiş. Biz bir topluluk olarak standımıza ulaştığımızda SKSDB tarafından yüz yüze kapatıldığımız haberi verildi. Yapılan müzakerelere rağmen stanttan uzaklaştırıldık ve dayanışma amaçlı diğer topluluk stantlarına bıraktığımız stickerlar, ÖGB tarafından apar topar toplanıldı. İktidarın hazırladığı yasa tasarısında ve HÜDA PAR’ın sunduğu tekliflerde yer alan “gey ve lezbiyenliğe özendirme” maddesinin, henüz yasalara girmemiş olmasına rağmen bu kapatma kararında fiilen uygulandığını görüyoruz. Tıpkı trans bireylerin hormona erişimine getirilen kısıtlamalarda olduğu gibi, yasal süreçler beklenmeden hak kısıtlamaları hayata geçiriliyor. Herhangi bir hukuki dayanağı olmayan bu kararda, yalnızca “milli ve dini değerlere aykırı olmakla” suçlanmamız, açıkça ideolojik ve ayrımcı bir tutumun göstergesidir. Bu gerekçeler, anayasal haklarımızı yok sayan, hukukun değil baskının uygulandığı bir sürecin parçasıdır. Hacettepe Üniversitesi'nde yıllardır faaliyet gösteren ve akademik üretimden dayanışma ilişkilerine, toplumsal cinsiyet eşitliği temelli etkinliklerden öğrenci haklarına kadar birçok alanda katkı sunan topluluğumuzun kapatılma gerekçeleri, ne üniversitenin anayasal yükümlülükleriyle ne de demokratik, özgür ve katılımcı bir üniversite idealine uygundur. Okulumuzda düzenlenen “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu” sırasında okulumuzdaki kadın düşmanlığına ve fobikliğe karşı tüm sıra arkadaşlarımızla bir araya gelmemiz toplumun sosyal uyumuna aykırı hareketler olarak nitelendirilmektedir. Henüz açılan soruşturmalardan bir sonuç gelmemişken yöneltilen suçlar bir soruşturma süreci yok sayılarak topluluğumuzun kapatılması yönündeki kararda etkili olmuştur. Komisyon karar tutanağında belirtilen gerekçeler; akademik özgürlük, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı gibi en temel anayasal haklarla çelişmektedir. Topluluğumuz, başta LGBTİ+ öğrenciler olmak üzere hak temelli çalışmalar yürütmekte, üniversitenin çoğulculuğuna katkı sağlamaktadır. Kararın alındığı toplantıya dair tutanakta yer alan bazı ifadeler, açıkça önyargılı ve ayrımcı bir perspektifle yazılmış olup; topluluğumuzun varoluşunu ve faaliyetlerini kriminalize etme niyetindedir. Bir öğrenci topluluğunun, yalnızca yürüttüğü çalışmalar veya savunduğu eşitlikçi değerler nedeniyle kapatılması, yalnızca Kuir Araştırmaları Topluluğu'na değil, tüm üniversite öğrencilerine yönelik bir sindirme girişimidir. Bugün Kuir Araştırmaları Topluluğu’na yapılan bu müdahale, üniversitelerdeki tüm özerk öğrenci oluşumlarını tehdit etmektedir. Varoluşumuzu kriminalize etmeye, lgbtiq+ örgütlenmelerini yasaklamaya çalışmanıza izin vermeyeceğiz. Bundan önce defalarca kez olduğu gibi bu sistemin baskılarının karşısında eşitliği ve özgürlüğü savunanlar kazanacak. Hacettepe Üniversitesi yönetimini bu karardan bir an önce geri dönmeye çağırıyoruz. Ayrıca tüm öğrencileri, öğrenci topluluklarını, akademisyenleri ve kamuoyunu; bu açıkça ayrımcı ve baskıcı karara karşı dayanışmaya davet ediyoruz. Ellerimizde gökkuşağı ufukta eşit bir hayat var. Ne sansürleriniz ne ayrımcı yasalarınız ne baskılarınız ne de hukuksuz kapatmalarınız varoluş mücadelemizi yıldırmaya yetmeyecek. KAPATMAKLA BİTMEYİZ HACETTEPE’DEN GİTMEYİZ! |
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.