
Kampüsten Uzakta #7 - Gece ve Ekin anlatıyor
“Şimdi parçalandık ve güçsüzmüşüz gibi; ama tekrar bir araya geleceğimiz günleri iple çekiyorum”
Gece ve Ekin, uzaktan eğitim kararı ile aile evine dönmek zorunda kalan LGBTİ+ üniversitelilerden ikisi. İki öğrenci de lisans eğitimlerinin ilk yılında. Gece, Ankara Üniversitesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı’nda, Ekin ise İstanbul Üniversitesi’nde Biyoloji okuyor. İki öğrenci de deneyimledikleri koşulların psikolojilerine etkileri konusunda kaygılı:
Gece: Bu kararın bana en büyük etkisi özgürlüğümün kısıtlanması ve mental sağlığımı kötü anlamda etkilemesiyle oldu. Daha ilk senem ve yıllardır çabaladığım özgürlüğe kavuşmuş; tam anlamıyla kendim, biricik bir özne olmaya başlamıştım. Okulumun LGBTİ+ topluluğuna katılmış ve arkadaşlar ediniyordum. Ailem homofobik ve benim ne yönelimim ne kimliğim hakkında bir bilgileri var. 3 yıllık bir ilişki içindeyim ve kendisiyle görüşeceğimi söylerken bile geriliyorum.
Benim en azından genele göre daha açık bir ailem var fakat çevremdeki diğer LGBTİ+’lar için açıkçası gerilmiş durumdayım. Kimisinin ailesiyle arası çok kötü kimisinin kalacak tek yeri yurtlarıydı.
Ekin: Yarıyıl tatilinde aile evine döndükten sonra uzaktan eğitim kararıyla evde kalmaya devam ettim. Normalde kalmam gerekenden uzun bir süre burada olduğum için mutsuzum çünkü üniversitenin daha ilk yılında uzaktan eğitim görmek, bana pandemi dönemini ve üniversite sınavına hazırlandığım zamanları hatırlattı. Bu zamanlar oldukça stresliydi o yüzden bu deneyimi tekrar yaşamak oldukça can sıkıcı.
Öğrenciler uzaktan eğitimin kalitesinin yanı sıra yüz yüze eğitimin getirdiği sosyalliğin öğrencilerin yaşamına kattıklarına vurgu yapıyor:
Ekin: Benim bölümümde laboratuvar dersleri çok önemli ve bu eğitimi alamamak çok büyük bir eksiklik çünkü bu dönem temelimizi oturtmamızda fazlaca önem taşıyor.
Gece: Uzaktan eğitimle eğitim niteliği diye bir şeyin olduğunu düşünmüyorum. Sınıf ve kampüs ortamı, derslere odaklanma ve dersleri tam anlamıyla anlama açısından çok büyük etkenler. Bazı günler derslere gelmek istemediğinde bile arkadaşlarınla olmak ve seni rahat hissettiren bir ortamda olmak için gidiyorsun.
Ekin: Kampüs, şehirdeki ve üniversitedeki ilk yılımda sosyalleşebilmem ve gelecek yıllar için yeni arkadaşlıklar kurmada önceliğimdi; ancak uzaktan eğitim kararıyla bundan uzak kaldım.
Uzaktan eğitimin LGBTİ+ öğrencilerin omzuna yüklediği zorluktan bahsederken öğrenciler, aile evini "güvenli alandan uzak" olarak tanımlıyor:
Gece: Bütün arkadaşlarımdan uzak kaldım ve eski yaşantıma dönmüş gibi hissediyorum, bu da beni büyük bir umutsuzluğa sürüklüyor. Bir LGBTİ+ olarak beni en çok etkileyen şey topluluğumdan ve güvenli alanlarımdan uzaklaşmak zorunda kalmam. Uzaktan eğitim olduğu anda benim güvenli alanımda kalacak sebebim kalmadı ve ne yazık ki tekrardan kendimi güvenliğim için kısıtladığım alana geri döndüm. Mental sağlığımın bu derece etkileniyor olması açıkçası, derslere odaklanmamı çok zorlaştırıyor.
Ekin: Öncelikle trans deneyimli biri olarak çevresinde fazla LGBTİ+ olan biri değilim. Bu dönemi daha çok üniversiteye ve şehre adapte olmaya çalışarak geçirdim. Birkaç LGBTİ+ topluluğa katılsam da anksiyete sebebiyle hiçbir buluşma veya etkinliğe gidemedim. Bu dönem tam da kendimi sosyalleşmeye hazırlamışken aile evinde tıkılı kalmak hevesimi kaçırdı. Ayrıca aile evinde akrabalar tarafından yanlış cinsiyetlendirmeye uğramak ve sürekli olarak atanmış ismimi duymak benim için inanılmaz rahatsız edici bir hale gelmeye başladı.”
“Kampüsten Uzakta” lubunyalar ne yaşıyor?
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.