
Gerçekten, Türkiye’de üniversite öğrencisi olmak ne demek?
Üniversite sınavı hazırlığına döktüğümüz ter ve harcadığımız para bir şey. Asıl mesele ise kampüse gelince başlıyor.
Barınma Krizi
Üniversitelerde öğrenci sayısına göre yurt yok. Olan yurtlar ise öğrencilerin rahatlığı ve güvenliği için değil, iktidarın maşası ve cemaatlerin cebine daha fazla para girmesi için şekillendirilmiş adeta. Ekonomik krizin faturası, tabii ki genç ve yoksul üniversite öğrencilerine kesiliyor. Yurt yoksa, şartları iyi değilse, okula uzaksa, e bir araba edinelim de şehirde güzel bir daireye taşınalım. Olur mu?
Çoğumuz için imkansız elbette. KYK bursu veya kredisiyle KYK yurdunu ödedikten sonra kalan parayla hayatta kalmak halihazırda imkansızken kaldığımız yurdu beğenmemek büyük bir lüks oluyor.
Küçücük KYK yurt odalarına 6 kişi sığmaya çalışırken bırakalım ders çalışmayı, temiz havanın bile girebileceği bir yer yok. Diyelim ki sığdık, başımızdaki çatı, yanımızdaki pencere, altımızdaki yatak, güvendiğimiz duvar sağlam mı? Fırtınada çatılar uçuyor, yağmurda odalarımıza su basıyor; pandemi, deprem veya restorasyon sebebiyle uzaklaştıktan sonra geri geldiğimizde odamızda bizi kurcalanmış eşyalarımız, alt üst edilmiş dolaplarımız ve telefon numaraları yazılmış bazalarımız bekliyor. Peki ya asansörlerin düşme riski!
Bu da yetmiyorsa, yaz okulu için kaldığınız odaya iktidar her an el koyabilir (bkz. NATO Zirvesi için öğrencilere boşaltma emri verilen Beşevler Kız Öğrenci Yurdu) ve hatta Bilkent Üniversitesi’nde olduğu gibi kampüsü size kapatıp, derslerinizi uzaktan eğitime çevrilebilir. Yaz okulunuz varsa, ya da kıyafetlerinizi dolaplarınıza kilitleyerek eşyalarınızın güvenli olduğunu düşünmek istiyorsanız, maalesef bunlar mümkün değil. Nitekim yurdunuz, ülkede başka yer yokmuş gibi, polislere ayrılabilir.
Su, Yemek, Asansör
27 Eylül 2024’te yurdundan ayrıldıktan sonra kaybolan ve 13 Ekim günü cesedi bulunan Rojin Kabaiş’i hatırlayın. Ölümü hala aydınlatılmadı. Üniversiteye gelene kadar üstesinden geldiğimiz tüm eşitsizlikler sonrası, bir anda devletin sorumsuzluğunun bedelini canımızla ödeyebiliyoruz. Zeren Ertaş, KYK'ya ait Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda bindiği asansörün emniyet düzeneğinin iptal edilmesi ve bunun devletin “gözünden kaçması” sonucu öldürülmüştü.
Zeren’den sonra Türkiye’nin dört bir tarafında protestolar başlamış, öğrenciler KYK yurtlarının; KYK yurtları çıkmadığında ise mecbur kaldığımız cemaat ve özel yurtlarının koşullarını gündeme getirmişti. Özel yurtları da KYK bursu veya kredisi ile karşılamak mümkün değildi. Öğrenciler ne ile karşı karşıya kaldıklarını net biçimde biliyordu: yurt yoksa eğitim yok.
Lubunya Öğrenciler Yurtların Neresinde?
Burdayız. Ama yurt yönetimine ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na göre yokuz tabii. Yurtların güvensizliği, kadın ve LGBTİQA+ öğrencilerin maruz bırakıldığı sistematik taciz ve silinme ile katlanıyor. Yurda girdiğimiz saati, kiminle girdiğimizi, hangi kıyafetle girip çıktığımızı denetleyen yurt yönetimleri, erkeklerin ellerini kollarını sallayarak girmesine göz yumuyor. “Ahlak” ve “değer” diye tutturan iktidar, yurt yönetimlerinin ve öğrencilerin başta trans+’lar olmak üzere LGBTİQA+ öğrencilere uyguladığı şiddeti görmezden geliyor.
Evet başımızda ne zaman uçacağı belli olmasa da bir çatı var; ne zaman düşeceğini bilmediğimiz bir asansörü kullanabiliyoruz, ve evet ısınmasa da bize herhalde kalp krizi geçirmeyecek kadar soğuk olmayan (öyle mi gerçekten?) bir banyomuz var. Diyelim ki yurdu bir afet sebebiyle terk etmek zorunda bırakılmadık, diyelim ki asansör düştüğünde ölmedik, diyelim ki sıcak su yok diye kalp krizinden hayatımızı kaybetmedik; bizi erkeklerin, akranlarmızın ve yurt yönetiminin tacizinden ve zorbalığından kim koruyacak? Rojin Kabaiş’e ne oldu?
Lubunya öğrenciler evet, yurtlarda kalabiliyor. Ta ki birileri bizi istemediğine karar verene dek.
Dört Üniversite, Dört Ölüm
Haziran’ın ilk haftasında 24 saat arayla 4 üniversite öğrencisi hayatlarını kaybetti.
İzmir, Kırklareli, Burdur ve Edirne’den dört benzer haber geldi.
İzmir ve Kırklareli’nde 4 öğrenci odasında ölü bulundu. Burdur’a bir öğrenci kaldığı KYK yurdunda 6. kattan düşüp öldü. Edirne’de bir öğrenci kaldığı apartmanın 7. katından atlayarak intihar etti.
Yurtlar, sınıflar, yemekhaneler veya kampüsler ne kadar güvenli? Bu güvenlik sorunu ÖGB veya kameralar ile çözülebilir mi?
Üniversitelerin mediko hizmeti ne kadar nitelikli ve kapsayıcı?
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme ve Cinsel Tacizi Önleme Birimlerine öğrenciler erişebiliyor mu?
Üniversiteden sonra bizi ne bekliyor sorusuna Türkiye işsizlik dışında bir yanıt verebiliyor mu?
Öğrenciler yas tutmak istemiyor.
Öğrenciler, kadın ve LGBTİQA+ genç üniversiteliler için üstü kapalı yayımlanan “Üzgünüz” mesajlarını görmeyi istemiyor.
Öğrenciler; nitelikli, sürdürülebilir, erişilebilir ve güvenli bir eğitim hayatı istiyor.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.