
Buraya Bakarlar’ın kadrajının üçüncü odağı: “Bifobi ve Biseksüel Kimlik: Sosyal Kabul ve Psikolojik Etkiler”
Biseksüellik, bireylerin cinsel yönelimlerinin hemcinslerine ve karşı cinse yönelik olmasıyla tanımlanır ve heteroseksüel ya da eşcinsel bireylerin deneyimlerinden farklı, kendine özgü bir sosyal bağlam sunar. Ancak bu kimlik, tarihsel ve kültürel bağlamlarda çeşitli önyargıların, özellikle de bifobi adı verilen bir ayrımcılık türünün hedefi olmuştur. Bifobi, genellikle biseksüelliğin bir kimlik değil, geçici veya kararsız bir durum olduğu inancından kaynaklanır. Örneğin, biseksüeller sıkça "kararsız" veya "gerçek yönelimlerini reddeden" bireyler olarak etiketlenir (MacDonald, 1981). Bifobi, farklı topluluklar içinde görülebilir ve biseksüellerin kimliklerini görünür kılmalarını zorlaştırır (Galupo, 2006).
Mulick ve Wright’ın (2008) çalışması, biseksüellere yönelik önyargının yalnızca heteroseksüel topluluklarla sınırlı olmadığını, eşcinsel topluluklarında da benzer bir ayrımcılıkla karşılaşıldığını ortaya koyuyor. Biseksüel bireyler, sıklıkla “kararsız” veya “geçiş sürecinde” olarak etiketlenir, bu da kimliklerini açıklamayı zorlaştırır ve toplumsal kabul görmekte güçlük yaşamalarına yol açar. Hem heteroseksüel hem de eşcinsel bireyler, biseksüellik kimliğini "gerçek" bir yönelim olarak kabul etmeyebilir, bu da bifobiyi besleyen temel faktörlerden biridir. Bu durum, biseksüel bireylerin hem kimliklerini kabul etme hem de toplumda kendilerini ifade etme süreçlerini olumsuz etkiler. Çalışma, bu önyargıları aşmak ve biseksüellerin daha fazla kabul görmesini sağlamak için toplumsal farkındalık yaratılmasının ve eğitim programlarının önemine dikkat çekiyor.
Biseksüel bireylerin zihinsel sağlıklarını etkileyen faktörler, genellikle toplumsal ayrımcılık ve kimlik belirsizliği gibi unsurlarla şekillenir. Ross ve arkadaşlarının (2009) yaptığı bir araştırma, biseksüel bireylerin ruhsal sağlıklarını olumsuz etkileyen başlıca etmenlerin hem heteroseksüel hem de eşcinsel topluluklardan gelen ayrımcılık ve içselleştirilmiş bifobi olduğunu ortaya koymuştur. Biseksüel bireyler, çoğu zaman kendilerini kimliklerini tam anlamıyla ifade edemedikleri ve dışlanmış hissettikleri bir durumda bulurlar. Bu, içsel çatışmaların yanı sıra toplumsal kabul ve sosyal destek eksikliğini de beraberinde getirir. Araştırma, aynı zamanda, biseksüel bireylerin zihinsel sağlıklarını iyileştirmek için güçlü sosyal bağların ve toplumsal aidiyetin önemini vurgulamaktadır. Ancak, toplulukların bazen biseksüel kimlikleri tam olarak kabul etmemesi, yalnızlık ve izolasyon duygularına yol açabilir.
González Robles ve arkadaşlarının (2024) çalışması, biseksüel bireylerin sosyal ve psikolojik zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun hem heteroseksüel hem de kuir topluluklarından kaynaklanan ayrımcılıklarla ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Biseksüel bireylerin karşılaştığı zorluklar, diğer kuir bireylerle kıyaslandığında daha karmaşıktır. Biseksüellerin sosyal destek ağları oluşturmakta daha fazla zorlandıkları, daha yüksek depresyon oranlarına sahip oldukları ve kimliklerini açıklamakta çekinceli davrandıkları belirtilmektedir. Bu bireylerin hem heteroseksüel hem de kuir topluluklarından gelen ayrımcılığa maruz kalması, "çifte ayrımcılık" olarak tanımlanmıştır. Bu durum, biseksüellerin kendilerini ifade etme süreçlerini olumsuz etkileyerek sosyal izolasyona yol açmaktadır (González Robles et al., 2024). Araştırmada, bifobi ile homofobi, içselleştirilmiş homofobi ve cinsiyetçilik gibi diğer ayrımcılık türleri arasında güçlü bir ilişki olduğu belirtilmiştir. Bifobi, yalnızca heteroseksüel bireylerle sınırlı kalmayıp kuir topluluğundaki monoseksüel bireyler (lezbiyen ve geyler) arasında da yaygın bir önyargı olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, monoseksist varsayımlar (yalnızca heteroseksüel veya eşcinsel kimliklerin geçerli olduğuna dair algı) bifobiyi besleyen temel faktörlerden biri olarak tanımlanmıştır (González Robles et al., 2024).
Bifobi, yalnızca bireysel düzeyde değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de etkili bir ayrımcılık türüdür. Biseksüellerin hem heteroseksüel hem de eşcinsel topluluklarda yeterince kabul görmemesi, onların sosyal destek sistemlerini kısıtlayabilir. Ayrıca, bu durum, biseksüellerin yalnızlık hissetme oranlarını artırabilir ve kimliklerini ifade etme süreçlerini zorlaştırabilir (Herek, 2002). Biseksüellerin sosyal bağlamlarda maruz kaldıkları ayrımcılık, yalnızca bireylerin arkadaşlıklarını değil, aynı zamanda toplumsal kabul ve destek görme biçimlerini de etkiler. Bifobi, bu bağlamda, hem bireysel hem de yapısal düzeyde ele alınması gereken bir sorundur.
McCormack ve arkadaşlarının (2014) çalışması, biseksüel erkeklerin farklı jenerasyonlardaki açılma (coming out) deneyimlerini analiz ederek, bu süreçte karşılaştıkları damgalanmayı ve zorlukları ele alıyor. Biseksüel erkekler, hem heteroseksüel hem de kuir bireyler tarafından sıklıkla "kararsız" veya "geçiş sürecinde" olarak algılanmakta ve bu nedenle marjinalize edilmektedir. Araştırma, homofobinin azalmasının ve cinsiyet rollerindeki dönüşümlerin bu algıyı nasıl değiştirdiğini incelemiştir. Bulgular, genç jenerasyonun kültürel homofobinin azalması sayesinde daha olumlu bir sosyal ortamda açılma deneyimleri yaşadığını göstermektedir. Özellikle büyük şehirlerde, biseksüel erkeklerin daha fazla kabul gördüğü belirtilmiştir. Ancak, bifobinin hâlâ yaygın olduğu ve bu durumun biseksüellerin kimliklerini açıklama süreçlerini zorlaştırdığı vurgulanmaktadır. Çalışma, biseksüellerin "stratejik açılma" yaklaşımını benimseyerek, ne zaman ve kime açılacaklarını dikkatle seçtiklerini ortaya koymaktadır.
Monro ve arkadaşlarının (2017) çalışması, biseksüelliğin 1970-2015 yılları arasında İngiltere ve ABD’deki sosyal bilimler literatüründe genellikle göz ardı edildiğini ortaya koymaktadır. Heteroseksist varsayımlar, gey ve lezbiyen kimliklere odaklanılması ve kuir teorinin biseksüelliği yeterince ele almaması, bu görünmezliğin temel nedenleri arasında yer alır. Biseksüelliğin kimlik politikaları içinde marjinalize edilmesi veya epistemolojik olarak görmezden gelinmesi, "epistemik şiddet" olarak tanımlanmıştır. Literatür taramaları, lezbiyen ve gey çalışmalarının sıklıkla vurgulandığını, ancak biseksüellik referanslarının büyük ölçüde eksik olduğunu göstermektedir. Bu durum, kimi eserlerde bilinçli bir ihmalden ziyade farkındalık eksikliğine bağlansa da, biseksüelliğin göz ardı edilmesinin kimlik politikalarının gelişimini sınırladığı savunulmaktadır.
Sonuç olarak, biseksüellik, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelimle ilgili daha geniş sosyal yapıları sorgulayan önemli bir kimlik ve deneyim alanıdır. Biseksüel bireyler, hem heteroseksüel hem de kuir topluluklarında karşılaştıkları ayrımcılık ve önyargılar nedeniyle sosyal ve psikolojik zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Bifobi, yalnızca bireysel önyargı değil, aynı zamanda yapısal bir ayrımcılık türüdür ve biseksüellerin kimliklerini ifade etme süreçlerini zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda, toplumsal farkındalık yaratılması ve sosyal politikaların güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Biseksüellerin deneyimlerinin daha iyi anlaşılması, onların toplumsal kabul ve destek görmelerini sağlayacak adımların atılmasını gerektirir. Hem akademik literatürün hem de sosyal politikaların bu alanda daha kapsamlı çalışmalar yaparak biseksüelliği görünür kılması, bu bireylerin psikolojik ve sosyal iyilik halleri üzerinde olumlu etkiler yaratacaktır.
Referanslar
Galupo, M. P. (2006). Sexism, heterosexism, and biphobia: The framing of bisexual women’s friendships. Journal of Bisexuality, 6(3), 35-45. https://doi.org/10.1177/0265407509345651
González Robles, A., Roca, P., Sánchez-Fuentes, M. del M., Jiménez-Pérez, Y., & Ondé, D. (2024). Exploring biphobia among heterosexuals and LGBTQ+ individuals in Spain: Psychometric properties of the Biphobia Scale in a Spanish sample. Journal of Bisexuality, 24(2), 185–209. https://doi.org/10.1080/15299716.2024.2309393
Herek, G. M. (2002). Heterosexuals’ attitudes toward bisexual men and women in the United States. The Journal of Sex Research, 39(4), 264-274. https://doi.org/10.1080/00224490209552150
MacDonald, A. P. (1981). Bisexuality: Some comments on research and theory.
McCormack, M., Anderson, E., & Adams, A. (2014). Cohort effect on the coming out experiences of bisexual men. Sociology, 48(6), 1207–1223. https://doi.org/10.1177/0038038513518851
Monro, S., Hines, S., & Osborne, A. (2017). Is bisexuality invisible? A review of sexualities scholarship 1970–2015. The Sociological Review, 65(4), 663–681. https://doi.org/10.1177/0038026117695488
Mulick, P. S., & Wright, L. W., Jr. (2008). Examining the existence of biphobia in the heterosexual and homosexual populations. Journal of Bisexuality, 2(4), 45–64. https://doi.org/10.1300/J159v02n04_03
Ross, L. E., Dobinson, C., & Eady, A. (2009). Perceived determinants of mental health for bisexual people: A qualitative study. Journal of Bisexuality, 10(4), 383-403. https://doi.org/10.2105/AJPH.2008.156307
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.