
Şiddet kuir ilişkilerde de var, hatta bazı açılardan daha görünmez ve daha karmaşık biçimlerde ortaya çıkıyor.
İlişki içi şiddet (Intimate Partner Violence - IPV) denince birçok kişinin aklına cisheteroseksüel ilişkiler geliyor: erkek fail, kadın mağdur gibi oldukça dar bir çerçeve. Ama son yıllarda yapılan çalışmalar bize çok net bir şey söylüyor: şiddet kuir ilişkilerde de var, hatta bazı açılardan daha görünmez ve daha karmaşık biçimlerde ortaya çıkıyor (Kar vd., 2022; Whitfield vd., 2018). Aslında sorun sadece “var mı yok mu?” değil. Asıl mesele şu: kuir ilişkilerdeki şiddet çoğu zaman görülmüyor, adlandırılmıyor ve destek mekanizmaları tarafından tanınmıyor.
Araştırmalar LGBTQI+’ların ilişki içi şiddete en az heteroseksüeller kadar maruz kaldığını, bazı gruplarda ise bunun daha yüksek olduğunu gösteriyor. Özellikle biseksüeller, trans+lar ve genç lubunyalar daha yüksek risk altında (Corey vd., 2023; Whitfield vd., 2018). Trans+larla yapılan çalışmalar, şiddetin sadece bireysel değil aynı zamanda yapısal olduğunu da gösteriyor. Yani IPV kuir topluluklarda “istisna” değil, oldukça yaygın ama çoğu zaman görünmez bir gerçeklik.
“Kim korunmaya değer?”
Kuirlerin ilişki içi şiddet deneyimlerini konuşurken çoğu zaman gözden kaçan en önemli meselelerden biri barınma ve güvenli alanlara erişim. Şiddete maruz kalan biri için bir ilişkiyi terk etmek çoğu zaman yalnızca duygusal bir karar değil; aynı zamanda “gidecek güvenli bir yer var mı?” sorusuyla doğrudan ilgili. Ancak mevcut sığınak sistemleri büyük ölçüde cisheteroseksüel kadınların deneyimleri üzerinden tasarlanmış durumda. Bu nedenle birçok kuir ve özellikle non-binary ve trans+lar için sığınaklar her zaman erişilebilir ya da güvenli alanlar olmayabiliyor. Bazıları yanlış cinsiyetlendirilme, doğumda atanan cinsiyetlerine göre yerleştirilme, kabul edilmeme ya da sığınak içinde ayrımcılığa uğrama riskiyle karşılaşıyor. Bu da yardım arama sürecini zorlaştırmakla kalmıyor, kimi zaman kişinin maruz kaldığı şiddetin başka bir biçimde yeniden üretilmesine neden oluyor. Üstelik lubunyalar için barınma güvencesizliği çoğu zaman zaten daha yüksek. Aile reddi, ekonomik dışlanma, iş hayatında ayrımcılık ve sosyal destek ağlarının sınırlı olması, şiddet içeren bir ilişkiden ayrılmayı çok daha zor hale getirebiliyor. Yani mesele sadece bir partnerden uzaklaşmak değil; aynı zamanda dışarıda kişinin gerçekten güvende olabileceği bir alanın olup olmaması. Bu yüzden lubunyalar için kapsayıcı sığınakların eksikliği, yalnızca hizmet sunumundaki bir boşluk değil; kimin “korunmaya değer” görüldüğünü belirleyen yapısal bir eşitsizlik meselesi. Şiddete karşı kurulan güvenlik mekanizmaları bazı hayatları merkez alıp diğerlerini dışarıda bıraktığında, koruma sistemleri herkes için koruyucu olmaktan çıkıyor. Kuir ilişki içi şiddetle mücadeleyi gerçekten ciddiye almak istiyorsak, yalnızca şiddeti tanımak yetmez; kuirlerin güvenle sığınabileceği, ayrımcılığa uğramadan destek alabileceği alanları da inşa etmek gerekir.
Kuir ilişkilerde şiddet nasıl yaşanıyor, ve neden riskli?
Kuir ilişkilerde şiddet, heteroseksüel ilişkilerle benzer biçimlerde olabilir: fiziksel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet. Ama buna ek olarak kuir ilişkilere özgü bazı kontrol mekanizmaları da var. En kritik örneklerden biri: “ifşa etme” tehdidi. Bir partner, diğerini ailesine, işine ya da çevresine açıklamakla tehdit ederek kontrol sağlayabiliyor. Özellikle homofobik veya transfobik ortamlarda bu tehdit çok güçlü bir baskı aracına dönüşüyor (Kar vd., 2022). Buna ek olarak, dijital şiddet de önemli bir alan haline gelmiş durumda. Örneğin rıza dışı pornografi paylaşımı ya da çevrimiçi takip ve taciz gibi davranışlar, ilişkilerde ciddi bir kontrol ve korku mekanizması yaratabiliyor (Eaton vd., 2021). Bir diğer önemli nokta da şu: Kuir ilişkilerde şiddet çoğu zaman “karşılıklı kavga” gibi yanlış yorumlanabiliyor. Bu da özellikle destek sistemlerinin olayı ciddiye almamasına yol açıyor (Kim & Schmuhl, 2021). Ama burada şiddeti sadece tekil davranışlar olarak değil, daha geniş bir güç ilişkisi olarak düşünmek gerekiyor. IPV, yalnızca “olan bir şey” değil; aynı zamanda hangi ilişkilerin güvenli, hangi hayatların korunabilir ve hangi kimliklerin meşru sayıldığını belirleyen bir güç rejimi. Kuir ilişkilerde bu rejim daha da karmaşık çünkü güç sadece fiziksel üstünlükten değil; kimliğin açıklığı, sosyal kabul ve hukuki korunabilirlik üzerinden de kuruluyor.
Kuir ilişkilerde şiddeti sadece bireysel davranışlar üzerinden anlamak yeterli değil. Asıl mesele yapısal faktörler. Bu risk faktörleri yalnızca bireysel kırılganlıklar değil, aynı zamanda kuir yaşamları çevreleyen yapısal şiddetin ilişki içine taşınma biçimleri olarak da okunabilir. Örneğin:
- Azınlık stresi: Sürekli ayrımcılığa maruz kalmak, içselleştirilmiş homofobi/transfobi ve sosyal baskı, kişilerin hem psikolojik hem de ilişkisel olarak daha kırılgan olmasına yol açıyor (Porsch vd., 2023).
- Açılma (coming out) baskısı: Partnerin seni ifşa etme tehdidi, kuir ilişkilerde çok güçlü bir kontrol aracı. Bu durum özellikle kişinin açık olmadığı ortamlarda büyük bir baskı yaratıyor (Kar vd., 2022).
- Sosyal izolasyon: Aile reddi, arkadaş çevresinden dışlanma gibi durumlar kuirleri partnerlerine daha bağımlı hale getirebiliyor (Harden vd., 2021). Bu da şiddet içeren ilişkilerden çıkmayı zorlaştırıyor.
- Kesişimsellik: Biseksüeller sıklıkla hem heteroseksüel hem de kuir topluluklarda dışlanabiliyor. Trans+lar ise hem toplumsal hem de kurumsal şiddetle daha yoğun karşılaşıyor (Corey vd., 2023; Whitfield vd., 2018).
Dahası, IPV’nin etkileri sadece ilişki içinde kalmıyor. Çok daha geniş bir yaşam alanını etkiliyor.
● Depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu (Denyssehn & Evans, 2022)
● Fiziksel yaralanmalar ve sağlık sorunları
● Evsizlik ve ekonomik güvencesizlik (Klein vd., 2021)
● Dijital şiddet sonrası kalıcı psikolojik etkiler (Eaton vd., 2021)
Özellikle trans+lar sağlık sistemlerinde ayrımcılığa uğradığı için yardım alma süreçleri daha da zorlaşıyor (Huster vd., 2025).
Peki yardım mekanizmaları?
Belki de en kritik mesele bu. Birçok kuir, şiddeti yaşasa bile yardım aramıyor. Çünkü polis ve kurumlara güven düşük ve ayrımcılık korkusu yüksek. Belisle vd. (2024) çalışması, LGBTQI+’ların yardım arama süreçlerinde sıklıkla ciddiye alınmadıklarını, biyolojik cinsiyetleri ile çağrıldıklarını veya suçlanabildiklerini gösteriyor. Birçok destek sistemi hala heteroseksüel kadın merkezli tasarlandığı için kuir deneyimler görünmez kalıyor. Yardım arama süreçlerinin zorlaşması sadece erişim eksikliğiyle sınırlı da değil. Aynı zamanda kurumların bizzat cisheteronormatif bir çerçeveye dayanmalarıyla ilgili. Polis, sağlık sistemi ve sosyal hizmetler çoğu zaman IPV’yi cisheteroseksüel kadınlık üzerinden tanımlar. Bu da kuir deneyimlerin ya yanlış anlaşılmasına ya da hiç görünmemesine yol açar. Dolayısıyla kurumsal sistemler yalnızca yetersiz değil, aynı zamanda belirli bedenleri ve ilişkileri “standart” kabul ederek diğerlerini dışarıda bırakan normatif yapılar olarak da çalışır.
Bu bağlamda en büyük sorunlardan biri şu: politikalar hala kuir ilişkileri yeterince tanımıyor. Birçok ülkede IPV politikaları heteroseksüel ilişkiler üzerinden tasarlanmış durumda. Bu da LGBTQI+’ları otomatik olarak sistemin dışında bırakıyor (Blackburn vd., 2024). Ayrıca bazı ülkelerde yasal tanınma olmadığı için koruma mekanizmalarına erişim bile mümkün değil (Huster vd., 2025; Liao vd., 2026). Literatür oldukça büyümüş olsa da ciddi boşluklar var:
● Global South çalışmaları hala az
● Non-binary deneyimler yeterince incelenmiyor
● Uzun dönemli (longitudinal) araştırmalar eksik
● Biseksüel ve trans deneyimler çoğu zaman tek başlık altında eritiliyor
● Kesişimsellik yeterince metodolojik olarak işlenmiyor (Kim & Schmuhl, 2021)
Ödev: Görünmeyeni görünür kılmak
IPV’yi kuir bağlamda anlamak aynı zamanda “güvenlik” kavramının kimin için ve hangi koşullarda üretildiğini sorgulamayı da gerektirir. Güvenlik çoğu zaman evrensel bir hak gibi sunulsa da aslında politik olarak dağıtılan bir “ayrıcalık”tır. Lubunyalar için güvenlik sadece fiziksel zarar görmemek değil; ifşa edilmemek, sosyal dışlanmaya maruz kalmamak ve kurumsal şiddetten korunmak anlamına gelir. Bu nedenle IPV deneyimi, bireysel ilişkilerle sınırlı değil, daha geniş bir norm ve tanınma rejimi içinde şekillenir.
Kuir ilişkilerde şiddet hakkında konuşmak kolay değil. Çünkü çoğu zaman ya bunun kuir topluluklara zarar vereceği düşünülüyor ya da zaten yeterince görünmezleştirilmiş hayatlarımızın bir de bu yönünün açığa çıkmasının bizi daha kırılgan hale getireceğinden korkuluyor. Ama bugün literatür ve yaşanan deneyimler bize açıkça gösteriyor ki kuir ilişkilerde şiddet ne istisnai ne de görmezden gelinebilecek kadar küçük bir mesele. Üstelik bu şiddet, yalnızca kişiler arası dinamiklerden değil; kuir varoluşları güvencesiz bırakan cisheteronormatif, politik, toplumsal yapılardan, kurumsal dışlanmadan ve destek mekanizmalarının yetersizliğinden besleniyor. Bu yüzden meseleye yalnızca bireysel hikayeler üzerinden değil, daha geniş bir sosyopolitik bağlam içinde bakmak gerekiyor. Kuir ilişkiler daha az şiddetli değil, sadece daha az görülüyor. Bu yüzden mesele sadece “şiddeti azaltmak” değil, aynı zamanda onu tanıyacak sistemleri kurmak.
İlgilisi için kaynaklar
*Merhaba lubunya! Şimdiye kadar yazılarımda kullandığım ve meraklısına bıraktığım kaynaklar, ve aklına takılanlar için bana yazabilirsin! → ezel@unikuir.org
Belisle, L. A., Reed, S., Clark, E. R., & Pinchevsky, G. M. (2024). Diverse Intimate Partner Violence Survivors’ Experiences Seeking Help from the Police: A Qualitative Research Synthesis. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/15248380241270083
Blackburn, A. M., Katz, B. W., Oesterle, D. W., & Orchowski, L. M. (2024). Preventing sexual violence in sexual orientation and gender diverse communities: A call to action. European Journal of Psychotraumatology, 15(1). https://doi.org/10.1080/20008066.2023.2297544
Corey, J., Duggan, M., & Travers, Á. (2023). Risk and Protective Factors for Intimate Partner Violence Against Bisexual Victims: A Systematic Scoping Review. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177_15248380221084749
Eaton, A. A., Noori, S., Bonomi, A., Stephens, D. P., & Gillum, T. L. (2021). Nonconsensual Porn as a Form of Intimate Partner Violence: Using the Power and Control Wheel to Understand Nonconsensual Porn Perpetration in Intimate Relationships. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/1524838020906533
Harden, J., McAllister, P., Spencer, C. M., & Stith, S. M. (2021). The Dark Side of the Rainbow: Queer Women’s Experiences of Intimate Partner Violence. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/1524838020933869
Huster, S., Xavier Hall, C. D., Signorelli, M. C., & Evans, D. P. (2025). Intimate Partner Violence Among LGBTQ+ Adults in Latin America and the Caribbean: A Systematic Review and Meta-Analysis. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/15248380241311874
Kar, A., Das, N., Broadway-Horner, M., & Kumar, P. (2022). Intimate Partner Violence in Same-Sex Relationships: Are We Aware of the Implications? Journal of Psychosexual Health. https://doi.org/10.1177/26318318221134268
Kim, C., & Schmuhl, M. (2021). Assessment of Research on Intimate Partner Violence (IPV) Among Sexual Minorities in the United States. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/1524838019881732
Klein, L. B., Chesworth, B. R., Howland-Myers, J. R., Rizo, C. F., & Macy, R. J. (2021). Housing Interventions for Intimate Partner Violence Survivors: A Systematic Review. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/1524838019836284
Liao, J., Bailey, J. V., Mercer, C. H., & Witney, T. (2026). Gender-based violence experienced by transgender people in China: A scoping review. International Journal of STD & AIDS. https://doi.org/10.1177/09564624251405966
Porsch, L. M., Xu, M., Veldhuis, C. B., Bochicchio, L. A., Zollweg, S. S., & Hughes, T. L. (2023). Intimate Partner Violence Among Sexual Minority Women: A Scoping Review. Trauma, Violence, & Abuse. https://doi.org/10.1177/15248380221122815
Whitfield, D. L., S Coulter, R. W., Langenderfer-Magruder, L., & Jacobson, D. (2018). Experiences of Intimate Partner Violence Among Lesbian, Gay, Bisexual, and Transgender College Students: The Intersection of Gender, Race, and Sexual Orientation. Journal of Interpersonal Violence, 36(11-12), NP6040. https://doi.org/10.1177/0886260518812071