
“İnsanların kuir topluluğu yalnızca dışarıdan destekledikleri bir yapı olarak değil, kendilerine ait bir topluluk olarak görmelerine alan açın.”
Merhaba lubunya,
Bütün mümkün çareleri kesilmiş, yapayalnız, tek başına; bu ıssız, bu korkunç dünyanın ortasında kimsesiz bırakılmak istenen her lubunyanın dayanışması var.
Çatlaklardan sızan, sınırları aşan, korku duvarlarını yıkan, dolapları tarumar eden her ırktan üstün kere üstün dayanışması.
Bu hafta Baltıklar'dayız. Litvanya'da kuir hareketin dönüşümünü, geleneksel aile söylemlerini, yükselen muhafazakârlığı ve bütün bunların karşısında topluluk kurmanın ne anlama geldiğini Universiteto LGBT+ Grupe’tan Jay ile konuştuk.
Sözü Vilnius'tan yoldaşlarımıza bırakıyoruz.
Şerife: Selam Jay, öncelikle davetimizi kabul ettiğin için teşekkür ederiz. Kendinden ve örgütünden bahsederek başlamak ister misin?
Jay: Selam, ben Jay, örgütün başkanlığını yürütüyorum. Uni LGBT'nin bir parçası olmam yaklaşık iki yılı buldu. Örgüte katılma sebebim aslında bir topluluk arayışıydı. Kişisel olarak öğrencilik yıllarımda arkadaş edinmek benim için oldukça zordu ve özellikle kuir bir örgüte katılmanın bunu kolaylaştıracağını düşündüm.
Neyse ki öyle de oldu. Burada çok iyi dostluklar kurdum. Bunun yanında Uni LGBT, yereldeki sol hareket ve aktivist çevrelerle bağ kurmam için de önemli bir alan açtı.
Örgüt olarak çalışmalarımızın merkezinde üyelerimiz ve daha geniş kuir topluluğu yer alıyor; öğrenciler başta olmak üzere herkes için güvenli alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Yılda iki kez düzenlediğimiz Takas Buluşması, kış kutlamalarımız ve baharda gerçekleştirdiğimiz Kuir Neşe Festivali gibi hem üyelere yönelik hem de herkese açık etkinlikler organize ediyoruz.
Bunun yanı sıra, daha az hazırlık gerektiren ama insanların bir araya gelip tanışmasına ve bağ kurmasına olanak sağlayan küçük ölçekli buluşmalar da düzenliyoruz. Masa oyunu akşamları, piknikler ve doğa yürüyüşleri bunlardan bazıları.
Elbette Litvanya'daki kuir hakları savunuculuğunda da faaliyet gösteriyoruz ancak bu konuda ülkedeki bazı diğer kuir örgütler kadar görünür ya da aktif olduğumuzu söyleyemem. En az faaliyet yürüttüğümüz alan ise eğitim çalışmaları. Aslında 3-4 yıl önce bu konuda daha fazla çalışma yapılıyordu ama o zamanlar farklı bir yönetim vardı.
Şerife: Jay, Litvanya'daki kuir hareketin ve Pride’ın tarihine baktığında, mücadeleyi dönüştüren temel kırılma noktaları sence nelerdi? Bu süreçte sence sokakla, devletle ve toplumla kurduğunuz ilişki nasıl değişti?
Jay: Litvanya özelinde belirli dönüm noktalarından ya da keskin kırılmalardan söz etmek zor. Çünkü bugüne kadar yaşanan değişimlerin büyük bölümü yavaş ve kademeli bir şekilde gerçekleşti.
Bana kalırsa, kuir haklarının daha güçlü biçimde güvence altına alındığı ülkelerle kurulan ilişkiler, Litvanya toplumunun kuirlere daha açık hale gelmesinde önemli bir rol oynadı. Bir anlamda kültürel etkileşim yoluyla, özellikle ekonomik ve siyasal açıdan daha güçlü Avrupa Birliği ülkelerinin toplumsal normları Litvanya üzerinde de etkili oldu.
Bunun yanında, Litvanyalıların diğer AB ülkelerine seyahat ederek kuirlerin daha görünür, daha saygın ve daha güvende yaşayabildiğini görmeleri de kuir varoluşunu sıradanlaştıran ve normalleştiren bir etki yarattı. Bu açıdan bakıldığında, Litvanya'nın 2004 yılında Avrupa Birliği'ne katılması LGBTİ+ hakları açısından da önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.
Şöyle bir bakınca, uluslararası iş birliğine ve göçe en sert şekilde karşı çıkan kesimlerin çoğu zaman aynı zamanda en homofobik ve transfobik tutumları sergileyen gruplar olması dikkat çekici.
Şerife: Son yıllarda dünyanın birçok yerinde “geleneksel aile”, “çocukları koruma” ve “toplumsal cinsiyet karşıtlığı” söylemlerinin giderek daha görünür hale geldiğini görüyoruz. Peki bu süreç Litvanya'da nasıl ilerliyor?
Jay: Litvanya sağında geleneksel aile vurgusu oldukça güçlü. Son yıllarda bu sözde “geleneksel aileyi” savunmak adına birçok yürüyüş düzenlendi. Hatta parlamentoda, geleneksel aile tanımının anayasal güvence altına alınmasına yönelik çeşitli girişimler de oldu. Muhtemelen eşcinsel çiftlerin yasal birlikteliklerinin tanınmasının, evlilik hakkını bir kenara bırakalım, neden bu kadar zor ilerlediğini de kısmen bu durum açıklıyor.
Konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan insanlar, kuir ilişkileri çoğu zaman fetişleştiriyor ve onları doğaları gereği müstehcen ya da cinsel açıdan sapkın ilişkiler olarak görüyor. Bu nedenle birçok Litvanyalı, çocukların eşcinseller hakkında bilgi edinmesine dahi karşı çıkabiliyor çocukların kuir ebeveynler tarafından yetiştirilmesi fikri ise çok daha büyük bir tepki görüyor. Bu tür görüşler özellikle küçük ve merkeze uzak yerleşimlerde yaşayanlar ile yaşlı kuşaklar arasında daha yaygın. Gençlerin ise daha ılımlı bir tutum sergilediğini söyleyebiliriz. İnternetin etkisi ve Sovyet döneminin otoriter toplumsallaşma süreçlerinden daha uzak büyümüş olmaları bunda rol oynuyor olabilir.
“Toplumsal cinsiyet” karşıtı söylem ise Litvanya'da aslında çok baskın bir gündem değil. Transların sahip olduğu haklar zaten oldukça sınırlı. Mevcut haklar, hormon tedavisine erişim, isim ve cinsiyet uyumlama gibi, kâğıt üzerinde var olsa da bu süreçlerin nasıl işlediğine yakından bakıldığında ciddi ayrımcılık ve önyargılar bizi selamlayıveriyor. Bu nedenle bu alanda elde edilmiş haklara yönelik büyük bir toplumsal tartışma da yaşanmıyor.
Bugünlerde ülkedeki temel siyasi gündem daha çok ulusal güvenlik meseleleri etrafında şekilleniyor. Bu yüzden “toplumsal cinsiyet ideolojisi” söylemi kamuoyunda çok geniş bir yer bulamıyor.
Şerife: Rusya'nın bölgedeki etkisi ve Ukrayna'daki savaş sonrasında LGBTİ+ hareketinin gündeminde bir değişim yaşandı mı? Güvenlik politikaları, militarizasyon ve milliyetçilik tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde kuir hareket kendine nasıl bir alan açıyor?
Jay: Aslında meselenin düğümlendiği noktalardan birisi de bu. Bugün Litvanya'daki siyasi tartışmaların içinde kuir hareketin kendisine geniş bir yer bulabildiğini söylemek zor. Örneğin son seçimlerde LGBTİ+ haklarını açık biçimde savunan parti parlamentoya giremedi. Hâlihazırda iktidarda bulunan partiler ise kuir meseleler konusunda büyük ölçüde sessiz kalmayı tercih ediyor.
Bununla birlikte, Rusya'nın bölgedeki etkisine karşı çıkan bazı kesimler, Litvanya'nın kuirlere yönelik yaklaşımının Rusya'yla aynı olmaması gerektiğini daha açık biçimde dile getirmeye başladı. Nitekim Rusya yanlısı görüşlere sahip olanların önemli bir kısmı aynı zamanda en homofobik ve transfobik tutumları sergileyen kesimler arasında yer alıyor.
İlginç bir şekilde Litvanya siyasetinde geniş toplumsal taban bulabilmiş, bariz şekilde faşist bir parti yok. Ancak parlamentoda aşırı sağ görüşleri savunan bazı milletvekilleri var ve bunların önemli bir bölümü Rusya'ya karşı daha sempatik bir tutum sergiliyor.
Kuir hareket açısından bakıldığında ise farklı kültürlerden, etnik kökenlerden ve yaşam deneyimlerinden gelen insanlara açık olmak hala temel değerlerden biri. Çeşitliliği ve birlikte yaşamayı savunuyoruz. Eşyanın tabiatı gereği, ırkçı ve üstünlükçü ideolojiler LGBTİ+ hareketiyle doğal bir karşıtlık içinde konumlanıyor. Kuir topluluğa yönelik düşmanlığın bir kısmı da tam olarak buradan besleniyor.
Şerife: 2026 Pride için Litvanya’da belirlediğiniz özel bir tema ya da politik çerçeve var mı? Varsa, bu temayı seçmenizin temel motivasyonu neydi?
Jay: Ne yazık ki Vilnius'taki Pride’ı biz organize etmiyoruz. Bu görev uzun yıllardır şehir yönetimiyle yaptığı anlaşma kapsamında gey birliği LGL'ye ait.
Açık konuşmak gerekirse, LGL'yi çok olumlu değerlendirmiyoruz. Örgüt oldukça muhafazakâr bir çizgide konumlanıyor ve kurucularından biri de Siyonist görüşleriyle biliniyor. Pride’ları mümkün mertebe “apolitik” tutmaya çalışıyorlar bunun tam olarak ne anlama geldiği tartışılır elbette. Ancak genel yaklaşım, yürüyüşü politik taleplerin öne çıktığı bir alandan ziyade büyük bir kutlama ve eğlence etkinliğine dönüştürmek yönünde.
Son iki yılda yürüyüş içerisinde, Trans Autonomija (Trans Blok) tarafından örgütlenen bir antifaşist blok yer alıyordu. Ancak yakın zamanda ortaya çıkan bir tartışma sonrasında bu durum değişti. LGL'nin, İsrail'e silah tedarik eden bir şirketle çalıştığının ortaya çıkması üzerine TA, bu yılki yürüyüşe katılmayacağını açıkladı.
Bu nedenle bu yılki yürüyüşün politik çerçevesi ya da teması hakkında konuşmak bizim açımızdan çok mümkün değil çünkü organizasyon sürecinin bir parçası değiliz ve yürüyüşün siyasi yönelimine dair çeşitli eleştirilerimiz bulunuyor.
Şerife: Türkiye’deki kuirlere ve burada mücadele eden aktivistlere iletmek istediğin bir mesaj var mı?
Jay: Dayanışma ve topluluk duygusu her zaman baskıya karşı elimizdeki en etkili araçlardan biri oldu. Sesinizin diğer kuirlere ve müttefiklerinize ulaşmasını sağlayın. İnsanların kuir topluluğu yalnızca dışarıdan destekledikleri bir yapı olarak değil, kendilerine ait bir topluluk olarak görmelerine alan açın.
En kötü ihtimalle bu, tek tek kuirlerin hayatlarını daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha mutlu kılacaktır. En iyi ihtimalle ise kültürel ve politik dönüşümler yaratabilecek kadar güçlü, kalabalık ve örgütlü bir topluluğun oluşmasının önünü açacaktır.
Böylesi bir topluluk inşa etmek ve onu ayakta tutmak günümüzde çeşitli nedenlerle giderek zorlaşıyor. Ancak ne olursa olsun bir biçimde insanlar birbirine ihtiyaç duyuyor ve duyacak. Nihayetinde herkesin bir topluluğa, dayanışma ağına ve aidiyet hissine ihtiyacı var. Bu yüzden bu ihtiyacı görmezden gelme lüksümüz yok.
Türkiye'deki tüm kuirlere ve mücadeleyi sürdüren herkese Litvanya’dan dayanışma ve sevgilerimizi gönderiyoruz.
Çerez Politikası
Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.